in ,

Hayatın En Hali: Yeniden Doğuş

anka kuşu

Bir kısır döngüden kurtulma hikâyesine ayak uydurabilmek için hayattaki keşkelerden kurtulmak gerekiyor. Telefonda konuşurken ya da bir toplantıdayken bir anlığına düşünmeden, karar vermeden kısacası sindirmeden alınan karar günlerce aklını kurcalayabilir. Sürekli karşındaki kişiden nefret etme düşüncesi sarar seni. Suçlu o olmasa bile, senin bir anda düşünmeden verdiğin karar sanki suçlu karşındaki insanmış gibi düşünmene ve suçlayıcı bir tavır almana sebep olabilir.

Daha sonra o işten nasıl kurtulacağına dair planlar yapmaya hatta dualar etmeye başlarsın. Olağan durumu kurtarmak için bir kaçış yolu ararsın. Zaman geçtikçe de durumu kabullenmeye başlar ve onunla başa çıkma yolları ararsın. İçini rahatlatmaya ve bir gün bitecek durumu idare et demeye başlarsın. Her seferinde nasıl da bu duruma düşebildiğini anlamadan ya da anlamaya çalışmadan kendinden nefret eder, ya da aptal olduğunu düşünerek işin başlayacağı güne kadar kendini teselli ederek zaman doldurmaya çalışırsın. Günleri geriye doğru sayarak, tıpkı hapisteki bir mahkûm gibi saya saya biteceğini düşünür, bir daha asla diyerek tekrar yapacağın günü beklersin. Ama asla akıllanmazsın… Yazık…

anka kuşu

Şimdi de yeniden doğuşuna gelelim. Bir karar almışsındır. O karara sadık kalabilmek için günlerce çalışırsın, kendini başka insanlarla asla karşılaştırmayacağına dair sözler verirsin. Sık dişini her şey çok güzel olacak, kendin için, geleceğin için yapıyorsun diyerek sözlerinden teselli alır, içini rahatlatmaya çalışırsın. Daha sonra aklına geçen yıllar gelir ve o yıllardan da dersler çıkardığını ve geleceğin için katkı sağlayacaklarını düşünmeye başlarsın. Senin kadar çalışmamış insanlar gelir aklına. Onların hayatta şanslı olduklarını düşünür durursun. Senin o kadar emek verdiğini ama hala süründüğünü hissedersin. Kime göre peki? Sadece sana göre. Etrafındaki insanların senin için ne düşündüğünü umursamayacağını söylersin ve büyük çoğunlukla da umursamazsın. Onları görmezden gelmeye çalışırsın, ortamlarından uzaklaşırsın fakat iyice gözüne batmaya başlarlar. Tam onlara karşı bir adım atmaya karar verirsin ki hayat mı diyelim, kader mi diyelim kısmet mi bir virüs salgını başlar. Adım atamadan araya aylar girer fakat yapmadıkları işler ve görüntüleri gözünün önünden asla silinmez. Haksızlıklar senden kolay kolay kaybolmaz. Dönmek istemezsin, asla bir daha aynı şeyleri yaşamak ya da görmek istemezsin ama mecbursun, dayanmalısın…

Anka kuşu gibi küllerinden doğmaya başlarsın…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.