Hastalıkları kabullenme süreci

Doğuştan,Sonradan;

Doğuştan, sonradan, küçük yaşlarda, ileri yaşlarda her türlü, her çeşit hastalık kendine göre zorlukları vardır, Doğuştan olan kalıtsal tedavisi olmayan hastalıklar da kabullenmek kolay oluyor diyebilirim, her yan etkisi olsa da, küçük yaşlarda tedavisi mümkün olan hastalıkları kabullenmek de kolay oluyor, ne kadar zor süreci aşaması olsa da.
Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar farklı bir zor olabiliyor, tedavisi mümkün olan hastalıklar ayrı zor olabiliyor. Her şeyin zorluğu var.
Ama! Sonradan hastalıklara yakalayanlar, ileri ki yaşlarda kabullenmek çok, çok, çok zor olabiliyor, ama iki seçenek var ya kabullenip kolaylaştırmak ya da kabullenmeyip zorlaştırmak.
Kendi hastalığım(tüberoskleroz) bu alanda uzmanları olan çok nadir var, tedavisi mümkün olmayan bir hastalık, şems-i tebrizi, ne demiş;
Alıntı;

“Hastalıklar vardır ki tedavisi mümkün değildir. Hekimin böyle bir hastayla boşuna uğraşması cehalet olur.” Hastalıklar da vardır ki, derman ve tedavi kabul eder. Onu ihmal etmek de merhametsizlik olur.

Üstadımızın değindiği konu gibi tedavisi mümkün olmayan hastalıkla uğraşması cehalet olur. Diyor kelime anahtarı olarak anlatacağım kısa ve anlamlı, merhametsiz doktorların kurbanı oldum, ilk doktorum hastalığım ile tanıştığım ilk tanısını koyan doktor vardı tabii! Ben hatırlamıyorum ama annemin anlattığı kadar aktarıyorum o doktorun ellerinden öperim daha sonrada egoist doktorların ellerine düştük, tabii! Doksandört yılından bahsediyoruz, bu kadar dijital yok, teknoloji gelişmemiş, biz de bilgi fakiriyiz bilmiyoruz, uzmanlar da anlatmaktan aciz, dar bilgi ile bu yolculukta süründükte süründük.
İkinci bir doktor var ilk 2020 böbrek tedavimde yan etkisini gördüğüm zaman memleketim de ki, acil pratisyen hekim vardı işini severek yaptığı beden dilinden anlaşılıyor. O doktor dedi ki; sen neden epilepsi ilaçları kullanıyorsun, bu durumda ki hastalıkların bağışıklıkla ilgili ilaçları var dedi. İşte o zaman gerçekle yüzleştim araştırdım varmış, dünyam başıma yıkıldı bir saniye durdu dünya. İşte bu doktorun da ellerinden öperim. Çok teşekkür ederim farkındalık sağladı için, ondan sonrada bıraktım yan etkilerini çoğunlukla gördüm hatta böbrek rahatsızlığı olan içmesin diyordu kağıdında. Bıraktım , sonra Nöroimmünoloji dalında bir doktor buldum, şikayetlerimi anlattım, yan etkisini gördüm, iyi yapmışsın dedi. Doktor, bende doktor kontrolü ile bıraktım. Artık herhangi bir ilaç kullanmıyorum. 26 yıllık yaşamımda ilaçlara veda ettim.
O an anladım yanlış ilaçlar kullandığımı,içim çok acıdı yaşanmadan çaresine bakmak isterdim, yani çaresi olmayan bir hastalığa neden ağır ilaçlar verirsiniz,bilinçsiz neden davranırsınız, hastaları neden mağdur edersiniz. Değiştiremiyorum ama içimde her zaman ukde olarak kalmaya devam edecek ve sürecek ömür boyu. Burada ki tek konu, cehaletin kurbanı olduk.
Şimdi ise, elden geldiğince bağışıklığı kuvvetlendirmek için polen kullanıyorum, ve inanır mısınız, bu epilepsi ilaçları, ağır ilaçları bıraktıktan sonra vücudum zihinsel ve fiziksel olarak arındı kendine geldi. Değerlerim, normalleşti, vücudum kendine geldi.
Hastalık ve ilaçları kötülemek değil, maksadım doğru hastalıklara, yanlış tedavi uygulaması sorunum. Ve çok iyi alanında olan uzmanları tercih edin. Değindim konu determinizm’ i doğru, bilinçli kullanmak ve hareket etmek..
Şimdi aldığım tattığım manevi gıda ile yolumda ilerlemeye devam ediyorum, mevlananın sözü geldi aklıma.
Hamdım, piştim, yandım.(mevlana)
Kendi kendime şöyle motive ediyorum, Allah imtihanı kötülere vermez, ve kötülere dert vermez, ve Allah sorumlulukları ile bu dünyaya geliyoruz Allah bunun için yaratmıştır bizi, derdinden ders çıkarırsan, öğrenirseniz pişersiniz, hata yoktur, geçirdiğimiz dönemler var, dönüşüm yapabileceğimiz süreçler vardır. Ve ekliyorum; kendilerini ifade edemeyen şifa bekleyen hastalar var, en azından kendini elden geldiğince ifade edebiliyorsun, zihinsel ve fiziksel olarak aktif etmeye çalışıyorsun, çabalıyorsun, çözümsel davranıyorsun bu en büyük bir girişim ve eylem diyorum, kendini geliştirmeyi, okumayı, araştırmayı, yazmayı, öğrenmeyi seviyorsun ve bu yolda yürüyorsun büyük bir değişim ve dönüşüm diyorum kendi kendinin koçluğunu yapıyorsun, yardım ediyorsun, üretiyorsun, çareler arıyorsun. Bu seni daha özel kılıyor. Kul kuldan beklemesin, yeter ki tanrıdan doğru istesin, ve daima tanrıyı an, ancak böyle iyileşebilirsin.

Ancak Allahı Anmakla mutluluğu tadabilirsin.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.