HANGİ DİZİDE AŞK; SİLAHI YENEBİLİYOR Kİ?

Yine aşk, silaha yenik düştü.

Böyle dedim Facebook’da Aşk-ı Memnu finali için yazılmış yorumların altına. Birden onlarca beğeni gelmeye başladı bu sözüm için. Beğen bölümüne tıklayan tıklayana. Meğer ne kadar da hasret kalmışız dizilerde aşkın, silahı yenmesine. Bir dizide de aşkın galip geldiğini görmeye, silahın ve kanın görünmediği sahneler izlemeye ne kadar da hasretmişiz.

Neden böyle olduk? Bizler çocukluğunda siyah-beyaz ekranların, tek kanalı televizyonunu izleyerek büyümüş bir nesiliz. Bize daha çocukluktan aile birliği, dostluk, sevgi, yardımlaşma, merhamet kavramları öğretilen diziler, çizgi filmler izletilirdi. O zamanların en kötü dizisi Dallas’da bile J.R. diye kötü karakter olarak bildiğimiz Larry Hagman’in oynadığı o sahtekar, bencil, kötü insan bile eline silahı alıp birkaç adamı öldürmemişti. Sevenlere karşı gelip de tuzaklar hazırlamazdı. Sadece para için ona buna hileler, oyunlar düzenlerdi. Bu kadar öfke, nefret, kin, intikam dolu değildik seksenli yıllarda.

Uğurlugiller, Kuruntu Ailesi, bizimkiler, Kantarlar gibi aile dizileri vardı. Nikahsız birliktelikler, alıp başını gitmeler, asi tavırlar, adam dövmeler, okullarda çeteleşmeler, daha okul sıralarında başlayan yatak sahneleri ile süslenmiş diziler yoktu dizilerde. O zamanlar daha bir mutluyduk. Uyumlu, sakin, sabırlı, çalışkan, dürüst insanlardık sanki.

Çizgi filmler ders verici olurdu.  Eğitir, öğretirdi.  Sanatı sevdirir, çocuk koroları, faydalı spor aktiviteleri olan yarışmalarla çocuklar sağlıklı yarınlar için yararlı alanlara yöneltilirdi. Keçiören belediyesinin yeşil alanlarda düzenlediği, şimdiki survivor ya da fear faktor’lerin sevimli, zararsız versiyonu olan su dolu alanlardaki yarışmaları nasıl da zevkle izlerdik haftasonlarında.

Şimdi kaç kişi hatırlıyor o programları acaba? Peki ya günümüz dizileri, kaç sene sonra nasıl hatırlanacak? Akıllarda kalacak mı? Belki eski usta kalemlerden çıkmış, unutulmaz eserlerin yazarlarına ait dizileri hatırlarız. Aşk-ı Memnu (dizi bitti ama kelimelerinin anlamını bilen halen çok az kişi var. Halen memnun aşk şeklinde anlayanları bile var. Aşk-ı Memnu ‘yasak aşk’ demekti. Keşke bilmeyenlere dizi başında alt yazı ile duyuru yapılıp, bilgi verilseymiş. Bizim araştırmadan, doğrusunu anlamadan konuşan, yazan halkımıza yararlı bir bilgi olabilirdi) 

Akıllardan çıkmayanların hep aşk’lı, sevgiye yer vermiş diziler olduğunu ne zaman fark edecek acaba yapımcı arkadaşlar? Kurtlar Vadisi’nden başka hangi silahlı diziyi hatırlıyorsunuz? Çok eskilerde izlediğiniz kanlı-vahşet sahneleri dolu, insanların öldürüldüğü hangi dizi kaldı seneler öncesinden hafızanızda? Hatırda kalan diziler unutulmaz aşkların olduğu diziler değilmiş gibi niye şu gergin, sıkıntılı, yokluk ve acı içinde geçen günleri yaşadığımız dönemlerde silahlı, vurdulu kırdılı, insanları saldırgan olmaya yönelten diziler ve filmler çekiliyor ki? Neden sevgi ile uzatılan, yardımlaşmaların yer aldığı, bilgi ve kültür içerikli diziler, programlar, filmler çekilmiyor bugünlerde?

Zaten sıkıntılı ve sinirli insanlara dönüşmüşken neden ekranlar aracılığıyla eli silahlı-bıçaklı insanlara, kavgacı, zararcı, bencil, saldırgan bireylere dönüştürülüyoruz?

Aşkı her yerde öldürüp, yok eder olduk. Sırf aşktan, sevgiden bahsediyorum diye kitaplarımı yayınlamayan yayınevleri olduğu sürece daha nice aşklar silahlara yenik düşer dizilerde. Aşkı yaşatacak yayıncı-yapımcı bulunduğunda sevgi ve insanca güzel duygular yine günışığına çıkacaktır. Şimdilik karanlık, kuytu köşelere hapsediyoruz onları, silah zoruyla, kanla, kavgayla, ölümle…

Dilerim bir gün aşk, silahı yener.

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.