Haberin var mı¿

Her şarkının ve her saatin sana çıktığı, nereye gidersem gideyim seni yürüdüğüm farklı bir hayata başladım sanki. Dünyayı salladığında gece, gözlerini açtığında gündüzün başladığı…

Güldüğünde cennetin kuşlarını duyuyorum sanki ve sen, o kuşlar çıkmasın diye ağzını elinle kapatıyorsun ya, dünya senin kadar güzel bir tablo olamayacağını anlıyor. Ağladığındaysa çöllere yağmur oluyorsun, haberin var mı¿

Seni görmeseydim bilir miydim acaba yüreğimin yerini… Gördüğüm anda ruhumdaki yaralara merhem olan sen; ölen gençliğimin mükafatı olarak mı gelmiştin¿… .

Güzel olan her şeyin tohumu sende saklıymış meğer: ruhumun yaraları, papatya bahçesine döndü seninle birlikte. Seni sevmenin sayısız güzelliğiyle geçiyor günlerim. Öyle bir seviyorum ki; ‘seni seviyorum’ cümlesine derin bir anlam verdin sen ve öyle güzel bakıyorsun ki, bunu kanıtlarcasına, ispatlarcasına bu gerçeği. Sesini seviyorum; önce mest eden sonra aşka davet eden; kimi zaman büyülü kimi zaman korkusuz. Gözlerini seviyorum: bu dünyaya cesaretle bakan; hayal edince başka dünyalara açılan, düşüncelere dalınca gökyüzüne ulaşan…

  Ne varlığım ne de gönlümün derdi sana olan sevdamdan kıymetli değil. Seni, hiçbir dünya telaşıyla değişemem ben. Gönlümün ağırlığını sana üstün tutamam. Hem derdim hem dermanımsın. Dertlendikçe yaşadığımı hissettiğim derman buldukça iyileştiğimsin. Seni sevmemin sebebini bilmiyorum ya da o kadar çok sebep var ki saymaya yeltenemiyorum, nedensiz bağlandım ben. Belki sevmeyenler bana kusurlarını anlatacak ama bilmiyorlar ki ben her kusuruna büyüleniyorum.

Güzelliğini,bir bir kartpostal gibi taşıyorum kalbimde.Belki görmeyeceksin ama hep böyle kal, kal ki aydınlansın yeryüzü güzelliğinle.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.