Güz gülleri

Karanlıktayım ne yana dönsem ne yana gitsem ruhumdaki yaralar. Sevmeye ve sevilmeye ihtiyacım var ama geç kaldım sanki sevmek için…

Baharı görmeyen sevdam baharı görmeden mi bitecek bilemiyorum.Baharı yaşamak istersin de sonbaharın ağaçları geçmişin kökleriyle sevdanın ayaklarına yapışır ya, öyle işte benimkisi…

Kalbim unutmuş aşkın sesini ve ben geç kaldım beni çağıran sevda rüzgarına…Sevmek kelimesi sığmamış kalbime ve şimdi esen yelin yolunda yalnız güz gülleri kaldı.

Benimkisi mevsimi geçmeyen bir sevda döngüsü… Mevsimler değişti belki ama gönlümün mevsimi hiç değişmedi. Hani görmek istersin baharı, yaşamak istersin dolu dizgin de yaşayamazsın ya öyle…

Her biten sevgimin ardından açan güller, ölen bir aşkın baharıydı. Cananı kaybettikten sonra doğan aşkımı yaşayamamış bir kalp sancısı… Her ayrılık güzün habercisi, bunu en iyi ben bilirim. Kimi sevsem geç kalıyorum, yetişemiyorum gidenin ardından. Mutluluğa ne zaman koşacak olsam, takılıyor ayaklarım, yetişemiyorum… İki kişilik bir yalnızlık benimkisi… Ruhumdaki sisi dağıtamıyor hiçbir sevda güneşi… Kimi sevsem kayboluyor belirsizliğin içinde,  kime bağlansam intihar süsü oluyor.

Belki de ben sevmeyi bilmiyorumdur.

Her defasında çok sevip mutlu olacağımızın hayalini kuruyorum.

Ama okula başlayan bir çocuğun alfabeyi öğrenmesi gibi bir acemilik var üzerimde… Sonra yine dökülüyor yüreğime sonbahar yaprakları. Neden aşkın en keskin tarafına maruz kalıyor kalbim her sevişinde! Sarılamadan, geçirdiğim her gün tek mevsim yaşıyorum. Üşütüyor beni…Bir daha yaz görmem ben. Şimdi sonbahara ait ne varsa biriktirdim içimde. Birini seversin ama yalnızlıktır sonu. Mutluluk kabuğunun altında karanlık bekler seni…İnsan hiç sevmekten yorulur mu…yorulurmuş.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.