in

günlük1

selamlar…

insan bazen gerçekten yazıp rahatlamak ister, anlatacak kimseniz yoksa en azından yazmak istersiniz. bunu daha önceleri söylemiş olsaydım yapma be insan zaten doğası gereği yalnızdır içsel olarak tektir, yanında doğuranı yani annesi bile olsa tektir. bencildir. diye düşünürdüm. öyle değilmiş… insan tek olmamalıymış, tek olunca düşünür düşünür bocalar, etrafını gördükçe üzülür ve hayıflanırmış. çok kötü dönemlerden geçince özellikle insanlar ne yapıyor diye merak ederdim. çünkü ben, ben olarak hiç yaşamadım ki, ben olarak asıl dünyada yaşamak çok zor, bunu başaran insanlar gladyatör olmalılar. küçükken herkesin kendi evreni var sanırdım. öyle değilmiş… yalnızca benim kendi evrenim varmış -başım sıkışınca kaçtığım, üzülünce ağlamak istemeyip o evrene girip başka bir karakter olunca ki bu karakter hep en olur. en başarılı, en güçlü, en güzel- en yakışıklı, en espiritüel en entelektüel.- çünkü gerçek dünyada bunlar olmak çok zor. hele ki yapabileceğinizi bilip yapamadığınzda, zayıf görüldüğünüzden ve ya gerçekten zayıf olduğunuzdan…

şimdi buradayım.. bir amaç için değil. gerçek olmayan biri için kalemle kağıtla bir kişi olarak günlük tutmak pek de doğru olmayacağı için. her gün burada yazmaya çalışacağım. çünkü artık gerçek olmalıyım. herkes gibi yaşamalıyım. üzülünce farklı bir karaktere girmek yerine, bunu yaşamalıyım çünkü artık arkadaşı olmadığı için kendi kendine evcilik oynayan çocuk değilim. kendi oyunumu kendim yazamayacak kadar büyüdüm.. önüme sınavlar çıkıyor. bu sınavlarda başarısız olunca ben olduğumu hissetmiyorum, çünkü insan başarılı olmalıdır. başarılı olmayınca insan evren kayması yaşar. bakın evren kayması diyorum bu sorunu yaşayan biri daha görmeniz pek muhtemel bir şey değil takdir edersinz ki. bu bir sorun mu emin de değilim o da ayrı gerçi. bundan kurtulmak istemiyorum çünkü, baya haz verici..

bu evrenden bahsetmek istemiyorum ama yazıyı olur da denk gelip okumak isteyen biri olursa ki varlık amacından şüphe ederim. bir günlük okumak pek etik bir davranış değil bilirsiniz ki ama ben gerçek biri değilim dolayısıyla ahlaki muhakame yaşamayın lütfen bunu size ben sunuyorum. şüphe ederim dedim çünkü bu kadar boş vaktiniz bence olmamalı şayet hepimiz robotik canlılarız bilirsiniz ki. konuya gelmek istiyorum. gelmemek için bir hayli çabaladım ama gelmekten başka çarem yok. aslına bakarsanız size bir şeyler anlatmak zorunda değilim neden bu çabaya girdim bilmiyorum bu bir günlük ve kişinin kendisini yazıya dökmesidir. en azından bu benim tanımım.

şimdi kaçma zamanı, bir miktar daha gerçeklikten kaçma hakkı buluyorum kendimde. henüz şartlar toy biri için yaşanılabilir değil.

(yazım hataları varsa -ki vardır eminim- özür dilerim kendim.)

…I want to recommend a song- time to say goodbye~ international string trio…

rahatladım, teşekkür ederim gerçek kendim.

23.34, 38, 41

yirmi beş august salı.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın
  1. evet kendi kendime kendim olmayarak yorum yapacağım. oldukça fazla yazım hatası yapmışsın bir kere cümleye büyük harfle başlanır. bende küçük harfle yazıyorum ama benim yazım hatası yapmamalıyım diye bir endişem yok. yazına eksi bir vereceğim çünkü beğenmedim. sen o evrenden kurtulmak istediğini sanıyorsun en azından olmaması gerektiğini düşünüyorsun, farklıyım o zaman hatalıyım kafasında olmadığını biliyorum yine de. yanılıyorsun küçük dostum. sana uzaklardan yazmıyorum sana senin içinden yazıyorum. sen böyle mutlusun sen bununla sensin. bunu kendin için bir engel ve ya duvar olarak gördüğün zamanlarda daha gerçekçi davranabilir. o evrende kendini geliştirebilirsin. yıllardır bu konuyu -seni anlayacak, anlamasını umduğun diyelim en azından- insanlara anlatıyorsun, bu insanlar çok sevdiğin belki kafalarına güvendiğin insanlar oluyor. hak veriyorum fakat seni senden başka kimse anlayamaz, anlamayacak. sana senden bir not. olup da olmadığını düşündüğün kafanda bir buğu olduğunu sandığın şeyler aslında sensin. bunu hisset önce. bu şeyleri anlatırken hala kafanda sabah izlediğin dizi var, yarın onun devamı izleyeceksin, o yüzden şimdi düşünmenin ne manası var ki? ha içerinin karmaşasından iyidir diyorsun. haklısın yine. arkada da az önce bir blogtan çaldığın beğenmene rağmen eksilediğin kadıncağızın önerdiği parça var onu da buraya kopyala bence güzel şarkı. DANCE OF LİLİES çocuklar ALEX EBERT’ten. saygılar, esenlikler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.