Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu

Dramaturji, oyun kuramı ve tiyatro kuramı anlamına gelir. Goffman, insan ilişkilerini ve etkileşimlerini bir oyun, tiyatro gibi ele alır. Bireylerin etkileşime girdiklerinde başkaları tarafından kabul edilecek olan benlik sergilemektedirler. Yani başkaları karşısında neler yapıp neler yapmadığı başkaları tarafından denetlenmektedir. İnsanlar diğerleri tarafından nasıl görüldükleri konusunda hassastır ve kişilerin onlara karşı tepkilerini şekillendirmek için izlenim yönteminin çeşitli biçimlerini kullanırlar. Onların izlenimlerini yönetmekteyiz. Toplumda yaşayan aktörlerin sahnede rol yapması beklenir, sahneler değiştikçe rollerimiz de değişecek dönüşecek. Sahneye göre maske çıkarıp takmaktayız.

Vitrin Bölgesi ve Sahne Arkası

Goffman’a göre iki sahnemiz var biri “vitrin bölgesi” diğeri de “sahne arkası” dır. Vitrin bölgesi ya da sahne önü performansın sahnelendiği bölümdür. Arka bölge ya da sahne arkası ise bizi role ve ön sahneye hazırlayan seyircinin bizi görmediği bizim hakkımızda herhangi bir fikri olmadığı bir nebze kendi kendimize kaldığımız yerdir. Bu iki kavram birbiriyle bağlantılı kavramlar bir o kadar da birbirinden ayrıdır. Ön bölge ve arka bölge birbirinden ayrı olduğunu söylemiştik şu şekilde örneğin eyleyen arka bölgede yalnız kaldığında sergilediği davranış ile sahne önünde sergilediği davranış ile çokta bir ilgisi yok. Kişi başkasıyla etkileşime geçtiğinde sürekli ortaya koyduğu performansını gözden geçirir. Arka bölgede ise seyirciye kapalı olduğu için gayri resmi bir ortam vardır. Ön bölge ise daha çok resmi bir hava hakimdir. Kısacası eyleyenin arka bölgede daha rahat oturması, giyinmesi, konuşması, eylemde bulunmasıdır.                                                                                    Ön bölge ise bu davranışlardan yoksundur. Örneğin bir erkek ortamında daha küfürlü, açık seçik konuşmaların olduğu ve davranışların sergilendiği kısacası “laubali” performansların sahnelendiği bir ortama kadın girdiğinde daha resmi nerde nasıl davranacağını ve konuşmasını bilen eyleyenlere dönüşmektedir. Kurumlardan ya da ünlü restoranlardan örnek verecek olursak. Huzur evlerinde yaşlı bireylerin aileleri onları ziyarete geldiklerinde performansın sergilendiği bölge olan ön bölgenin daha gösterişli ve bakımlı aynı şekilde hasta bakıcıların da daha güler yüzlü olduğu görülür ve zaten seyirci dediğimiz ailelerin beklentisi de budur. Fakat arka bölgede ise bazen hiçte böyle ön bölgede sergilenen davranışlar sergilenmez. O gülen yüzlü eyleyenler yerine daha sert ve tahammülsüz eyleyenler ortaya çıkar. Kurumlarda izleyicilerin beklemediği konduramadığı davranışlar sergilenmektedir.

günlük yaşamda benliğin sorunu  Ünlü restoranlar da ise ön bölge fazla iyi ve gösterişliyken arka bölgede ise standartlara uymayan bir potansiyel sergilenmektedir. Vitrin bölgesinden arka bölgeye geçişlerin seyircinin üyelerine kapalı olmasını ya da gizli tutulmasını beklemek doğaldır. Çünkü bazen arka bölge ve ön bölgenin birbiriyle uyumsuzluklarıyla rastlamaktayız. Restoranların arka bölgesinde hiç ummadığımız pis bir ortamın olması kısacası ön bölgede gösterilen o titizliği arka bölgede göremiyoruz. Hizmet sektöründe çoğu zaman seyirciyi arka bölgeden uzak tutmaktadır. Böyle yerlerde denetimin eksikliğini de görmekteyiz bazen denetlerken bile oyuncuların ya da eyleyenin seyirciyi resmen kandırdığına şahit olmaktayız. Seyircini denetlemesiyle sanki arka bölgeyi mükemmelmiş gibi göstermesi ya da normal çalıştığından ekstra çalıştığını görmekteyiz. Kısacası yapılan bu davranış her sektörde rastlanmaktadır. Örneğin hizmet sektöründe işçilerden beklenen sadece belli bir sürede üretim yapmaları değil, ayrıca gerektiğinde gayet sıkı çalışmakta oldukları izlenimini vermeye hazır olmalarıdır.

Yani normal zamanda çalıştıklarından daha fazlasını çalışırlar. Buna da “göstermelik iş” denir. Bir başka örnek verecek olursak bazı kurumlara gittiğimizde iş görüşmesinde kendimizi ön sahneye ayarlarız ve ön sahnede sergilediğimiz performansta kendimizi mükemmel bir şekilde seyirciye taktim ederiz bir nevi pazarlarız. Fakat arka planda hiçte sergilediğimiz kişilikte olmayabiliriz. Ya da şirketteki kurucular ön sahneye görsel nitelikte işe alırken, “iyi bir izlenim bırakan” insanları vitrin bölgesine yerleştirir. Arka bölgeye ise göze pek hoş görünmeyen işçiler seyirciden gizlenmesi beklenir.

okur

Yazar: Saadet B.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.