Gülümseyince Her Şey Değişir

Herkese yeniden merhabaa

Tekrar buradayım. Ara vermiş olmam dolup da gelmiş olmama da bir işaret sayılabilir mi? 

Bence sayılabilir. Zira içimden akıtmazsam dert olacak bir konuyu yazacağım bugün. 

Koronadan sonra hayatımızın çoğunun eve taşınmasıyla birlikte, ailemize daha fazla vakit ayırabilme, her şeyi daha net gözlemleyebilme, iç muhasebemizi daha kapsamlı yapabilme gibi bir çok fırsat geçti elimize. Tabi fırsat olarak koruyabilirsek bunları. 

Ama bunun yanında, Covid’in bizi evlere doldurması bir bunalımı da beraberinde getirdi. Zannediyorum ki çeşitli karakter hastalıklarına neden olan bir virüs daha peyda oldu; ruh emici virüsü!

 Evet evet yanlış duymadınız. Zaten herkesin zor bir süreçten geçtiği bu dönemde, olağan şartları daha da zorlaştıran bir virüs bu.

Gözlemlerim sonucunda, bu karakter virüsüne yakalananların belirtilerinden bazılarını sizinle paylaşmak isterim. Bakalım siz de bu salgına yakalanmış mısınız ? 

Her şey çok kötü ??

Bu hastamız hiçbir şeyin yolunda gitmediğinden yakınır, şikayet eder de eder, ülkenin suyu çıkmıştır onun için. ” Şuraya yazıyorum bak gör sen ülke birkaç yıla..” iddiaları vardır. Sanki bir de bir tek kendisi zarardaymış gibi iflas edeceğinden, keyifsizliğinden bahseder. Kendi derdini anlatır da anlatır, bir sizi sormaz. Sözgelimi soracak olsa da, söz gelimidir 🙂 

 Beni idare etmeli

Her şeyin en kötüsünü o yaşadığı için sürekli onu idare etmenizi, alttan almanızı bekler. Sürekli beklenti içine girerek hem kendisi hayal kırıklığına uğrar, hem de insanları darlar. 

Ben de çok hastayım 🙁

Siz bir yerinizin ağrıdığını söylemeyegörün. O zaten sizden de beterdir. Misâlen başınızın ağrıdığını onunla paylaşmış bulunun, nedenini veya sizin için ne yapılabileceğini sormaz bile. Muhtemel cevap ” benim de ağrıyor çok kötüyüm ” olacaktır. 

Peki sizce gerçekten birine değer veriyor olsak böyle mi davranırız? Yoksa bu sadece ilgi beklediğimizin mi göstergesidir?

İkimiz de ortalama zekâya sahibiz üzülme(!)

Kendisini her zaman geride hisseder, hep kendisinden ileride görür birilerini ve en yakınında olduğunuz için sizinle kıyaslar kendisini, sizinle şartlarını eşitlemeye çalışır. Aynı motivasyonsuzluğa sürükler sizi. Misâlen kendisinden daha zeki birini görürse, ”üzülme ikimiz de onun kadar olmasa da ortalama zekaya sahibiz, idare ederiz” der. Oysa siz zaten üzülmüyor, hatta kendinizi iyi hissediyorsunuzdur. Sizi siz farkında olmadan kendi özgüvensizliğine çekmeye çalışır. Ne yazık ki bundan kendisinin bile haberi olmayabilir.

Ya … olursa? 

Hayata her zaman en kötü tarafından bakarlar. Olabilecek kötü ihtimalleri düşünürken, içinde bulundukları andan keyif alamazlar. Kurarlar da kurarlar, bir süre sonra siz de kendinizi onlarla beraber umutsuzluk içinde kara kara düşünürken bulabilirsiniz.

Bu liste uzar gider zira bu salgın Covid’den de uzun süreceğe benziyor.

 Zaten benim amacım liste yapmak da değil, dikkat çekmek :

Mutluluk bir tercihtir!

Peki Ama Ne Yapmalı?

Ne istediğimize göre değişir ne yapmamız gerektiği. Bunalıma girmek istiyorsak ayrı ama, 🙂 eğer ki keyifli kalmak istiyorsak, en az koronadan sakındığımız kadar sakınmalıyız bu insanlardan. Manevi maskelerle. 

Kim olursa olsun. Bizden bir gülümsemeyi, bir tatlı kelamı esirgeyen insanlar yüzünden neden yıpranalım?  

Son olarak, kendime ve size not: Gülümse .

Çünkü;  

Gülümsediğinde güzelleşmeyen tek bir yüz görmedim

okur

Yazar: Feyza

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum