in ,

Güçlü Görünen İnsanların Daha Az Duygusal Sanılması

Güçlü Görünen İnsanların Daha Az Duygusal Sanılması

Güçlü görünmeye çalışan insanların daha az duygusallıkla itham edildiği anlara, itham eden insanlara şahit oldum. Hiçbir insanın ne düşündüğünün ne hissettiğinin tam olarak bilinemeyeceğini bilmeyen, dışardan görünen ile iç dünyalar arasındaki farkları bilmeden yargılamalarda bulunan insanlara maruz kaldım.

Öyle ki, aslında evrenin en bilinmeyenidir insan denen canlı, en çok merak uyandıranıdır en çok merak edilmesi gerekendir. İnsan insanı anlamıyor, anlamak istemiyor, bazen çabalasa da anlamlandıramıyor. Bilinmeyenler hakkında hükümler vermek en kolayıdır her zaman ve çoğu insan da bunu yapıyor. Temelde insan insanı bilmiyor. Aslında insan kendini bilmiyor, kendini tanımıyor. Sanırım insanın kendini tanıması diğer insanları tanımasından daha zor. İnsan kendini tanımayı başardıktan sonra, dünyası daha güzel bir hal alabilir belki. Sorgulayan bir zihni taşımak çok zor, sanırım insanların neden sorgulamayacak kadar tembel zihinlere sahip olduklarını daha iyi anlıyorum.

Güçlü Görünen İnsanların Daha Az Duygusal Sanılması

Sürekli düşünen bir zihnin faydaları çok olsa da zamanla hata yaptırıyor. Düşünemediğin şeyler için suçlanıyorsun ve suçluluk düşüncesine kapılıyorsun. Sürekli düşünen bir insanı düşünemediği şeyler için suçlamak ne kadar adil? Hataların için kendini suçlarken insan olduğunu unutuyorsun, diğer insanlardan daha mantıklı olman ve onlardan daha fazla düşünüyor olman senin de bir insan olduğun gerçeğini değiştirmez.

Unutma, sende bir insansın. Sürekli işleyen bir zihin seni robot yapmaz ve en az diğer insanlar kadar hata yapma lüksünü elinden alamaz.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.