Gökyüzünde Kayıp Yıldız Olmak

Son zamanlarda garip hissediyorum. Tıpkı bir hayalet gibi. Hissetmek yerine daha da fazla hissizleşiyormuş gibi. Neden bir cisimden farksız hissediyorum kendimi? Bazı şeylerin farkındayım. Bu dünyanın ne kadar çirkin bir yüzü olduğunu görüyorum çünkü. İnsanlara ne zaman değer vermeyi öğreneceğiz merak ediyorum. 

Bugün biraz eğitim hayatımdan bahsedeceğim size.

Her zaman sorunlu bir eğitim hayatım oldu. Sorunlu dediysem düşük notlar alıp ortalığı birbirine katan bir öğrenci gelmesin aklınıza. Aksine fazlasıyla suskun ve itaatkar bir öğrenci gelsin. İlkokulda fazlasıyla gözü yukarılarda bir çocuk olarak büyüdüm. O yaştaki bir çocuk ne bilebilir ki hayat konusunda, ne anlatırsan neyden bahsedersen onu öğreniyor işte. Başarılı bir ilkokul ve ortaokul zamanı geçirdim. Hani şu okulun gözde çocukları vardır ya, hani şu annelerinin altın günlerinde başarılarını anlatmaya doyamadığı o çocuklar. İşte o çocuklardan biriydim ben de. Böyle söylediğimde kulağınıza hoş gelebilir tabi. O zaman ki çocuğa gidip sorsaydım ağlaya ağlaya ben ne yapıyorum böyle derdi inanın. O gözde çocuk olmayı hiç sevemedim ben. Saatlerce odada kapalı kalıp ders çalışmayı, başarısız olunca işitilen hakaretleri duymayı hiç istemedim.

Şu an bir çok kişinin , başarılı olmak için bunlara mecbursun, bunlar başarının bir parçası diyeceğine eminim ama ilkokuldan bahsediyorum. Ağlaya ağlaya acaba ben salak mıyım neden herkes yapabiliyorda ben yapamıyorum diye çarpım tablosu ezberlediğimi hatırlıyorum. Kendimden defalarca nefret ettiğimi, başarısız olursam ölümle aynı şeymiş gibi hissettiğimi de hatırlıyorum. Bir çocuğun karşılaşabileceği en iğrenç duygu bu. Herkesin imrenerek baktığı bir yaşantım vardı inanın. Okumuş, bilgili insanlar arasında büyüdüm, yüksek ideallerle yetiştim, derslerimde başarılıydım. Daha fazlasını istesem bencillik olurdu değil mi? Kimse ruhumun çürürüdüğünü hissedemedi. Bir robot gibi yaşadığımı, duygulardan yoksun olduğumu fark etmedi. Hırçın, sinirli, doyumsuz bir çocuktum hiç bir zaman inkar edemem. Kimse sebebini merak etmedi. 

İlk baş kaldırışım lisede oldu. Durup böyle mi yaşamak istiyorsun gerçekten dediğimde kendime , hayır cevabını aldım. Asıl karışıklık ordan sonra başladı zaten. Bir şeylerin farkında olmak. O zaman gerçekten cehennemi yaşadım, E tamam ailemin istediği yolda ilerlemek istemiyorum, o zaman kendime bir yol çizmem gerekli değil mi? Kendini tanımayan bir insan nasıl bir yol çizsin? Asıl o zaman ağaçtan düşmüş rüzgarda savrulan bir yapraktım. Farklı şeyler istiyordum farklı şeylerle ilgilenmek. Dil öğrenmek o ülkeleri gezmek istiyordum. Diziler, filmler izleyerek başkalarının yaşantılarına şahit olmak, kitap okumak istiyordum. Belki bir piyanist bir astronot olmak istiyordum. Kafamı gömdüğüm kitaplardan kafamı kaldırıp yıldızları seyretmek istiyordum. Kafamın bir köşesinde şu oldu hep, nasıl yaşayacaksın ki, belli bir yaşa geldiğinde paraya ihtiyacın olacak, sevdiğin şeyleri yaparken, koşarken hayallerinin peşinde aç kalacaksın. Böyle böyle hayallerim ve gelecek kaygım arasında ezildim. Sıkışılan yer insanın kendi ruhuysa nereye kaçarsa kaçsın, her yer yine hapis olur. Kendimden kaçamadım. Hayallerim olsun isterdim. Mutlu olmayı çok isterdim herkes gibi. Keşke birazcık kendimi tanıma fırsatım olsaydı.

Bunu yazıyorum çünkü çocukları başarılı olsun diye onları dünyadan soyutlayan aileler vardır belki. Durup ne yapıyorum ben çocuğuma desinler diye yazıyorum. O ortaokuldaki benin içinde çocuk kahkaları kesildiğinde nasıl kurtaracağımı asla bulamadım. Ortaokuldaki o başarılı çocuk var ya, ne yapacağını bilmediği, hayallerini bulamadığı için hayatını mahvetti. Hâlâ mahvetmeye devam ediyor. Üniversite sınavına üçüncü kez hazırlanıyorum. Ne yapmak istediğimi bilmediğim için, hedeflerimin peşinden koşamadığım için, zorla çalışma masasına otutturulup ağlaya ağlaya ders çalıştığım için. Lütfen çocuklarınızın farkında olun. Yüksek maaşlı meslekler ruhumuzun doygunluğu için yeterli değil. Önce mutluluk. Emin olun hayalleri olan bir çocuk zaten başarılı oluyor. 

Gökyüzüne kafanızı kaldırıp baktınız mı bilmiyorum ama her gün bir yıldız kayboluyor. Şimdi fark etmezsek gecelerimiz yıldız ışığından mahrum kalacak. Karanlıkta kalacağız.

Rapor Et

okur

Yazar: Sena

İlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları