Gerçekler

Ben mi değiştim bu kadar sen mi?

Böyle değildik biz biliyorum.

Gülüşlerim  karışırdı gülüşlerine saatlerce,

ben o zamanları özlüyorum.

Bir bana mı uğradı dertler,

yoksa seni teğet mi geçtiler?

Biz aynı biz değil miyiz,

en başından bu muydu gerçekler?

Görmek istemediklerine kör kesiliyormuş insan,

duymuyormuş etrafında olsa da anlatmaya çabalayan.

Kendi bildiğini değil de kalbinin bildiğinin peşine düşüyormuş,

öyle olmayacağını bildiği halde öyle olsun istiyormuş.

Sen bu değildin, değiştin mi

ben miyim göremeyen?

Ya da hep böyle miydin,

bu muydu gerçekler?

Ellerinde kelepçeler takılı değil,

özgürsün.

Şu an pişman olmak için geç değil,

ardında ölümün.

Bir beyaz köpek gördüm,

ama yine de kördüm,

olsun istediğimden yanaydı hep gönlüm,

şimdi nasıl pişman olmayayım?

Ben değiştim sanmıştım,

gülüşlerimin ardına saklanmazdım.

Aslında sadece yalnızmışım,

ne kadar istemesem de aynı kalmışım.

Ama sen bu değildin, değiştin mi,

ben miyim göremeyen?

Ya da hep böyle miydin,

bu mu gerçekler?

Ne kadar konuşmak istesem de,

 bir his engel oluyor.

Anlatsam da değişmeyeceğini bildiğimden,

aslında hiç uğraşmıyor.

Keşke dönebilsek şimdi başa,

ya hiç karşılaşmasaydık,

ya da çocuk kalsaydık.

Gerek kalmazdı bu kadar yaşa.

Bunca derde bunca tasaya,

gerek kalmazdı bunca yalana.

Keşke hiç  karşılaşmasaydık ,

ya da hep çocuk kalsaydık,

belki de bunca yara almazdık.

Ama ben biliyorum,

sen bu değilsin.

Değişmedin hiç, değiştirildin.

Ben biliyorum,

aynısın hâlâ,

çünkü hâlâ aynı gülüyorsun o fotoğrafta.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.