George Orwell – 1984

Bu kitap, yazarın geleceğe dair kötü bir senaryodur. Bu kitap distopik bir dünyada geçer ve politik bir romandır. Kitapta gelecekti zihnimizin kontrol edileceği, kişisel düşünmenin olmadığı sürekli toplum ile bir olmanın, insanların makine yerine konmasını en güzel şekilde anlatan hem ütopik hem de gerçekçi olan bir kitaptır. Kitapta konu olarak İkinci Dünya savaşından sonra Winston Smith’in sisteme karşı ayaklanmasını, karşı gelmesini ve aslında güvendiği kişinin onu tuzağın içine çekmesi ile ceza gören Winston Smith’in cezadan sonra sistemi sevmesi ve bu durumdan memnun kalmasını bir direnişin son bulmasını anlatır. Bu kitapta benzersiz, günümüzden farklı bakanlıklar var.( Sevgi bakanlığı, şiddet bakanlığı vb.) bu bakanlıklar yaptığınızı şeye göre ya size ceza veriyor ya da olumlu şekilde sonuçlanıyor. Sizi izleyen bir göz var. Nereye giderseniz ne yaparsanız sizden haberdardır. Bu dünyada ki bu zamandaki insanlar hareketlerine ve düşüncelerine dikkat etmek zorundadır. Kimse kimseye karşı sevgi besleyemez ya da kimse patronun düşüncelerine ters farklı fikirlere ve ya fikirleri söyleyemez, düşünemez yoksa cezalandırılır. Cezalandırma sistemi bizimkinden çokta farklı değil. Tek farkı ilk sizi korktuğunuz şeylerle korkutuyorlar daha sonra sizin fikrinizi değiştirmek için kendi fikirlerinin doğruluğunu kanıtlıyorlar. Eğer inanmazsanız elektrik veriyorlar. Aslında şu ankinden pek farkı yok. Çünkü şu anda insanların düşünceleri ile yönlendiriliyoruz. Her zaman başkalarının düşünceleri bizim için kendimizden daha önemli olmuştur. Kitapta asıl kahraman bir kıza (Julia) aşık olur asıl olaylar orada başlar. Kız aslında bir tuzaktır. Kitapta bahsedilen düşünce polisi aslında antika dükkanının sahibi olan Charringtandur.                O dükkanın üst katını Juliaya ya Winston ile buluşabilmesi için tuzak kurmuştur. Kıza olan ilgisinden sonra patron bunu görür fikirlerini ve düşüncelerini öğrenir ve adamı cezalandırır. Patron dediğimiz aslında BİG BROTHER yani büyük biraderdir. Yani aslında her şey bu bütün plan Winston’u tuzağa çekebilmek ve kendi istediklerini dayatabilmektir. Bu ceza sistemi ile geçmişte yapılan hatalar unutturulmuş ve gazetelerden hemen sildirilmiştir. Bu yüzden kimse geçmişteki olaylardan pek haberi yoktur.                                                                                                      *Bu tür düşünce polisi ya ad büyük birader türü kavramları George Orwell günümüze kazandırmıştır.  Aslında bu kitap 1948 de yazılmıştır ancak aşırı özgürlük yer aldığı için yayınlanamamıştır. Kitabın adı normalde “AVRUPADAKİ SON ADAM” olarak yayınlanacaktı ancak yayıncının müdahalesi ile “1984” olarak yayınlanmıştır.           Kitapta dostum dediğiniz kişi bile arkanızdan bıçaklıyor kocaman sistemin içerisinde yalnız kalıyorsunuz. Günümüzde de bize yapılan budur. Sistem bize bir şeyler dayatır bizde bunun doğru olduğuna ya inanırız ya da inandırılırız. Sonunda Winston Smith sisteme boyun eğdi. Çünkü kocaman bir sisteme tek başına karşı çıktı. Bir deftere bile satırlarca “KAHROLSUN BÜYÜK BİRADER” yazmak onun için ve halkı için büyük bir cesaretti. Bu yüzden bu kitap günümüze kadar gelmiş ve “Bütün Zamanların Kitabı” adını almış çok başarılı olmuş ve yaş fark etmeksizin okunması kolay anlaması biraz zor güzel eğitici bir romandır. 

yazar

Yazar: Beril

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.