Gelecek ya da Bugün…

Ben Bengisu, her öğrenci gibi gelecek için bugünümü feda eden bir öğrenciyim. Odam da kitap ve testler dışında başka bir dağınıklığı olmayan bir genç… Her günümü gerçekten her günümü o saniye başı ismi geçen ”Gelecek” için feda ediyorum. Testler, sınavlar, kitaplar, notlar… Şu an yazdıklarım bir klasik Türk genci isyanı değil, sadece bir sorgulama. O uğruna feda ettiğim yıllarım gelecek senaryosunda bir pişmanlık olacak mı sadece bunu düşünüyorum. ”Hukuk fakültesi okuyacağım!” dediğim o gururlu haykırış bir gün aptal bir alaycı gülümseme ile sonuçlanacak mı? Kesinlik var mı ben o herkesin burnunu soktuğu gelecekte mutlu olacağımın? O belirsiz gelecek için bugün zevk aldığım dansımdan, şarkımdan, çevremden, kafemden vaz geçmeli miyim? Sırf 10 yıl sonraki ben için tekrarlanmayacak lise yıllarımdan vaz geçmeli miyim? Ki zaten her feda ettiğim birer saniye şu anki saniyelerimin bir geleceği değil mi?.. 

Her gün benim gibi yüzlerce binlerce öğrenci bu kaygıda. Bizler temeli iyi olmayan koskocaman bir gökdelen inşa eden işçiler gibiyiz. Temelinin iyi olmadığını biliyoruz fakat baskı yüzünden devam etmek zorundayız. Her gün kan ter içinde tırmanıyoruz en üste varıp rahatlayalım diye. Geçen bu zorlu günler sonunda varıyoruz en üst kata. Fakat bu sefer de yeni bir kat yapmamız isteniyor bizden sonra gelenler için. Başlıyoruz işe tekrar çalışıyoruz tekrar tekrar… Bu süreçte de temel iyi olmadığı için her an düşme kaygısı devreye giriyor. Ölene kadar bize verile bu bedende keder içinde durmadan çalışıyoruz. Hep o rahatlayacağımız gelecek için… Şimdi söyleyin bana ben her saniyemi bu gelecek için feda mı etmeliyim?

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.