GECENİN SESSİZLİĞİ

    Bazen sadece sessiz olmak istersin.

Kendinle baş başa kalmak, düşüncelere dalmak, beynini düşüncelerle doldurmak istersin. Bunu da en iyi gecenin o zifiri karanlık, gözlerin kapalıymışçasına, gözlerini hiçbir şey görmediğin o zifiri karanlığa dikerek yaparsın. O gecenin sessizliğinde kafanda hangi soru işaretleri varsa onu gidermeye çalışırsın ama bunu bir türlü başaramazsın, kafandaki sorular gecenin sessizliğinden daha da beterdir. Kafandaki sorular beyninin içinde cevabını ararken sen karmakarışık, çıldırmış bir hal alırsın, beynin hiç susmazken sen sadece kafandaki soruları dindirmek yerine gecenin sessizliğini tercih edersin. O kadar zordur ki kafandaki sorulara yanıt bulmak sadece sessizlik istersin. Peki sessizlik nedir? Sadece konuşmamak mıdır? Sadece susmak mıdır? Sessizlik konuşmamakla birlikte kafanın içindeki türlü türlü düşünceleri de sonlandırmaktır. Gerçekten kafamızın içindeki düşünceleri de sonlandırabilseydik tam sessizliğe ulaşabilir miydik? Bu sadece bir ihtimal… Sessizlik zor bir kavramdır. Kolay bir tanım ve cevaplarla açıklayamayız. Gecenin sessizliğinde bile bu soruları kendimize sorsak düşünmememiz gerekir, bu yanıtları ararken de sessizliğin kolay bir kavram olmadığını anlarız. 

                      Bazen düşünceler ve sessizlik hayatımızdaki en büyük düşmanlarımız    olabiliyorlar.

okur

Yazar: Buse Beyhan

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.