Evrenin Sonuna Yolculuk

Sadece hayal gücünüzü kullanarak uzay, zaman ve daha ötesine yolculuk yapmak ister miydiniz? Evet, doğru duydunuz, sadece hayal gücünüzü kullanarak, evrenin sonuna olağanüstü bir yolculuk.

Parkta, kumsalda ya da yatağınızın kenarındaki pencereden gökyüzüne baktığınızda, yıldızların ne olduğunu, nereden geldiğini veya üzerinde bulunduğunuz gezegenin uzay boşluğunda nasıl havada kaldığını, aşağı veya yukarı (ki uzayda belli bir düzlem ve merkez olmadığı için aşağı yukarı kavramı yoktur) neden düşmediğini hiç düşündünüz mü? Ya da ışık kaynağımız olan güneşin büyüklüğünü, ben söyleyeyim, hiç öyle tahmin ettiğiniz kadar büyük değil. Bizi bir yere çeken, gezegenleri sistematik bir şekilde süzülmesini sağlayan şey aslında kütle çekimi mi? Yoksa eğimler mi var? ‘’Eğim mi, ne eğimi?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Söylemek gerekirse ben de ilk okuduğumda şaşırmıştım. Benim en çok merak ettiğim şey ise şuydu: Evrenin bir sonu var mıydı, orayı biliyor muyduk?  Albert Einstein’ın aslında bilinenin aksine izafiyet teorisinden dolayı Nobel almadığını biliyor muydunuz?  Ya peki onlarca bilim insanının bahsettiği Kuantum Teorisi tam olarak ne?  Bu ve bunun gibi birçok konuyu Christophe Galfard  kaleme aldığı “Evren Avucunda” kitabında oldukça güzel ve basit bir şekilde izah etti. Evet, yolculuğunuzun kaptanını öğrenmiş bulunmaktayız, kemerlerinizi bağlayın ve sıkı tutunun!  Geminizin ilk rotası çok büyüğün dünyasına uğrayacaksınız, kütle çekimini öğrenecek. Koltuğunuzun kenarında bulunan camdan dışarı bakarken çok hızlı hareket ettiğinizi fark edecek ve gerçekliğimizin nasıl göründüğünü öğreneksiniz.  Buradan sonrası zorlu bir yolculuk. Gittiğiniz yolun tam tersine çok küçüğün dünyasına giriş yapacaksınız. Şuana dek uzay ve zamanın göreliliğini ve kuantum fiziğine giriş yapmış olacaksınız. Daha da küçüğün dünyasına inecek kuantum, plank duvarı ve sicim teorsiyle seyahatiniz son bulacak ya da bulacak mı?

Christophe Galfard, 1976 yılının bir gününde Paris’te doğmuştur. 2000-2006 yılları arasında Cambridge Üniversitesi’nde Stephen Hawking’in öğrencisi olarak teorik fizik doktorası yapmıştır. Hani şu sandalyede oturan özürlü(!) adam mı diye tanıdığımız ama gerçekte bir türlü ne yaptığını bilmediğimiz pek önemli şahsiyet. Galfard, çocuklara ve gençlere uzayı anlatmak ve sevdirmek için bu yaş grubuna hitap eden kitaplar kaleme almaya çalışıyor. Ayrıca uzay, fizik, kuantum gibi konular hakkında aklınızda bir soru olursa veya merak ettiğiniz bir şey varsa Google amcadan “Ask me about universe” yazıp aratırsanız, yazarımızın kendisine ait sitesini bulursunuz. Tabii sorular İngilizce ve Fransızca olmak kaydıyla, malesef  buna Türkçe yama isteğinde bulunamıyoruz.

Evrenin Sonuna Yolculuk

Ayrıca yazarımız kitabının önsözünde okuyucularına iddialı bir söz vermiş, bu kadar ağır konulardan bahsederken sadece Einstein’ın e=mc’ formülünü kullanacağını söylüyor. Sizce yapabilir mi?

Bunu öğrenmenin tek bir yolu var; okumak…

Rapor Et

okur

Yazar: Mr.Peki

Merhaba, bilgi yoldaşlığının pek değerli yolcusu, ben herkesi "peki" kelimesi ile irite eden, aslında hiç bir şeyin takıntı haline getirecek kadar önemli olmadığını insanın kendi istek ve arzularına göre yaşaması, herhangi birisinin başkasının hayatını zehir etmemesi gerektiğini yansıtan bir şahısım. Sizler gibi bende kozmosta asılı duran dünya adlı gezegen de, Türkiye coğrafyasında yaşıyorum. Her bir kitabı tuğla misali başına çarpan, büyük düşünürler gibi devrim niteliğinde yürüyüşler yapan, yemek yapmada Gordon Ramsay'i taklit eden ama tatlarının bir öğrenci damağını tatmin etmekten öteye gitmeyen mutfak aşığı ve uzay, zaman ve ötesine ulaşmayı ideal edinmiş bir sanatçıyım. Bilmem belki de kraldan çok kralcı da olabilirim. Hiç bir şeyi ayırt etmem, mesela kitaplar: buldukça astronomi, fizik ve Popular Science okuyan ve araştıran, gerekse alanıma giren;siyaset, uluslararası ilişkiler, tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve dahasını okuyan birisiyim (Pek tabii bolca roman okurum, nitelikli romanlar!). Hakeza yemeklerde de durum böyle, yemeklerden beklentim olmaz ve her yemeği beğenirim, çünkü onlardan bir beklentim yok. O yemeğin kendi dairesi içerisinde bana vereceği lezzeti önemserim, ki bana göre böyle olmalı. Sanırım yemekten çok bahsettim 😀 . Olabildiğince internette bulunamayan, bulunsa da büyük kısmının bir kirliliğe bulaşmış yazılar yazmaya çalışacağım. Bunun haricinde kendi yazı çalışmalarımı da sizlerle paylaşacağım. Hiçbir şekilde okur kaygım yok. Cemil Meriç'in dediği gibi hür tefekkürün iradesi olmak gerekiyor, ha bir de üstat demiş ki bilen bildiğini anlatmalı, o bununla mes'uldur, ancak bilen kişinin etrafındakiler yolunu kaybetmişse bilen kişi ne yapsın. Sanırım böyleydi. Emin değilim ama anlatmak istediği buydu sanırım. Neyse, tanıştığıma çok memnun oldum.

İlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları