En Zenginler

Açıklanan son verilere göre Tesla ve SpaceX şirketlerinin ünlü sahibi Elon Musk dünyanın en zenginleri listesinde zirvede yer almaktadır. Güney Afrika kökenli girişimci Ocak 2020’de 30 milyar dolarlık servete sahipti. Bir yıl içinde servetini katlamasının ve dünyanın en zengini olmasında ne saklı?.

Tesla Musk’ın servetinde ve gelişmesinde en çok rol oynayan şirket konumundadır. Musk’ın servetindeki yükselişe en büyük katkıyı, elektrikli ve otonom araç teknolojisi üzerine çalışan şirketi Tesla’nın verdiği görülüyor.

Tesla dışında Elon Musk’ın uzay yolculuğu yapmak için 2002 yılında kurduğu SpaceX şirketi de servetinin artmasında çok etkili oldu. Mars’ı kolonileştirmek için kurulan SpaceX yıllar içinde bu isteğine her geçen yıl daha fazla yaklaştı. 9 Aralık 2010’da bir uzay aracı olan Dragon’u uzaya fırlatan, yörüngeye oturtan ve bu uzay aracını başarılı bir şekilde dünyaya geri getiren ilk özel sektör şirket olarak tarihe geçti.

SpaceX, 30 Mayıs 2020’de ise uzaya gönderdiği Crew Dragon ile bu anlamda insanlı bir görev gerçekleştiren ilk özel şirket oldu. SpaceX, Elon Musk’ın dünya çapındaki popülaritesini en çok artıran şirketlerden biri olurken, bunun en büyük sebepleri arasında ABD’li milyarderin dünyadan Mars’a yapılacak yolculuklar hakkında yaptığı açıklamalar geliyor. Musk, geçen yıl Twitter’dan gelen bir soru üzerine Mars’a yolculuğun 500 bin dolardan daha ucuz bir şekilde yapılabileceğini söylemesinin ardından bütün dünyada ilgiyi üzerine çekmişti. 

2.Jeff Bezos:

Dünyanın en zenginleri listesinde ikinci sırada yer alan ve 190 Milyar dolarlık kişisel serveti olan Amazon’un sahibi nasıl zengin oldu? Gelin bu duruma birlikte göz atalım.

 Eğitim süreci son derece başarılı geçen Bezos, üniversiteyi bitirdikten sonra Fitel firmasında 11. Eleman olarak iş hayatına başladı. Kendini göstermesi sonucu bir yıl gibi kısa bir süre içinde müdür yardımcılığına terfi etti. Müdür yardımcısı olmakla kalmayıp şirketin New York ve Londra ofislerinde çalışan 12 programcı ve analisti yönetiyor, tasarım, programlama ve test aşamalarını denetleme görevlerini de yapıyordu. D.E Shaw şirketi için yaptığı araştırma neticesinde, şirketin kitap satış sitesi kurmasını önerdi ancak şirket bu öneriyi kabul etmedi. Bu kararını sonucunda belki de tüm hayatını değiştirecek bir iş kurmaya kalkıştı ve Amazon.com’u kurdu. Kitap satmak için Amazon’u kurdu ve ilk gün sadece 6 kitap satabildi. İşleri büyüyen Bezos müşteriyi memnun etmek için zararına kitap satmaya devam etti. Çünkü müşteri memnuniyeti her şeyden daha önemliydi. 2000 yılına geldiğinde Jeff Bezos’un öngörüsü 74 ila 114 milyon dolar arası işlem hacmine sahip olacağını yönündeydi. Ama düşündüğü gibi olmadı ve 2000 yılında Amazon’un işlem hacmi tam 1.6 milyar dolarlık satış yaptı. Yıllar geçtikte işleri daha da büyüyen Bezos dünyanın en zenginleri arasındaki yerini korumaktadır.

3.BİLL GATES

Bill Gates… Microsoft’un kurucu her yıl dünyanın en zenginleri arasındaki yerini korumayı başarıyor ve günden güne gücüne güç katıyor.

Gates zengin bir ailede büyümüş ve üniversiteyi üçüncü sınıfta bırakarak çocukluk arkadaşı olduğu ve birlikte çalışmalar yaptığı en yakın arkadaşı Paul Allen ile beraber kendilerine bir hedef koydular. Bu hedefleri, kişisel bilgisayarların her ofise ve hatta her eve girmesi ve herkes tarafından rahatça kullanılabilmesiydi. O dönem Bill ve Paul, evlerinin yakınlarındaki bir şirketin bilgisayarını ücretsiz olarak kullanabilmek için yazılım hatalarını buluyorlardı. Bu iş, onların bilgisayarlar konusunda çok daha uzmanlaşmasına yardımcı oldu. Bu sayede 1972 yılında ilk şirketleri olan Traf-O-Data’yı kurmuş oldular. Birkaç sene sonra ise Gates, TRW ismi verilen bir silah şirketinde staj gördü. Bilgisayar merakı sayesinde çok yüksek bir puanla Harvard Üniversitesi’ne kabul edilen Gates, üniversitede okuduğu süreçte derslere gitmek yerine poker ve video oyunları ile tüm vaktini geçirmeye başlamıştı. Ancak bu durum en yakın arkadaşı Paul’ün ona bir makale göstermesiyle değişti. Dünyanın  ilk mikrobilgisayarı olan Altair 8800’ün anlatıldığı bu makaleden, iki arkadaş oldukça etkilendiler. Bunun üzerine Meksika’daki üretici olan MITS ile iletişime geçerek Altair için uygun bir program olan BASIC’e sahip olduklarını belirttiler. Üreticiler bu program ile ilgilenerek denemek istediler ama iki arkadaşın elinde herhangi bir program bulunmuyordu. Bu durum Gates’in okula dönmesine neden oldu ve iki arkadaş Harvard laboratuvarında programı yaratmak üzere çalışmaya başladı. Ellerinde Altair’den bulunmadığı için yaptıkları yazılımın bu bilgisayarda çalışabileceğini de bilmiyorlardı. Fakat bir şekilde şansları yaver gitti ve vadettikleri gibi program çalıştı. Bu da Gates’in Harvard’ı tamamen bırakmasına ve Meksika’ya gitmesine vesile oldu. Gates’in Meksika’ya yerleşmesinden kısa bir süre sonra MITS şirketi kapandı. Ancak bu süreçte Allen ve Gates, Altair için geliştirdikleri BASIC yazılımını şirkete satabilmek için çoktan Microsoft adını verdikleri bir şirket kurmuşlardı. Hayır işlerine daha fazla zaman ayırabilmek için Mart 2020’de Microsoft şirketindeki başkanlığından istifa eden Bill Gates, bugün dünyanın en zengin insanları arasında yer alıyor.

4.Bernard Arnault

Listenin dördüncü sırasında Fransız milyarder Bernard Arnault yer alıyor. Zengin bir aileden gelen Arnault, babasının iş adamı olmasından dolayı küçük yaşlarda ticarete atılmış ve kısa sürede ticari zekasını kullanarak yükselişe geçmiştir. Liseden sonra ünlü École Polytechnique adlı üniversitede mühendislik okudu, mezuniyetinin hemen ardından da babasının inşaat şirketine girdi. Uzun uğraşlar sonucu babasını ikna etmiş ve şirketi geliştirmek için emlak işine yönelmiştir. Düşündüğü gibi olmuş ve şirket emlak işinde beklediğinden fazla gelişim kaydetmiştir. Emlak işindeki bu gelişmeden sonra birçok şirket satın almaya ve etkisini diğer alanlara yaymaya başladı. 1979’da ise babasının yerini alarak şirketin yönetim kurulu başkanlığına geldi. 1981’de Fransa’da sosyalistler iktidara gelince işler kendisi için pek de iyi gitmedi, bu sebeple Arnault ve ailesi ABD’ye taşınmak zorunda kaldı. Arnault, burada da keskin ticari zekasını kullanarak girişimlerde bulundu ve Florida eyaletinin Palm Beach şehrinde lüks siteler inşa etti, yani emlak işinin resmen ABD ayağını kurmuş oldu. 1987’de Louis Vitton ile Moët Hennessy birleşince yeni şirketin adı LVMH oldu. Arnault bu yeni şirketin hisselerine milyonlarca dolar yatırdı ve LVMH’nin ilk hissedarı oldu. Bernard Arnault’un lüks ürünler satan dev şirketler grubu LVMH’yi devralması onun adına gerçekten muazzam bir başarıydı. Bazı ünlü ve başarılı markaları da şirket bünyesine katarak tüm dünyada birçok moda firmasına örnek oldu. Açıklanan son verilere göre 114 milyar dolarlık kişisel mirası bulunmaktadır.

5.Mark Zuckerberg

Herkesin yakından tanıdığı ve ismini sık sık duyduğu bir isim, Mark Zuckerberg… Facebook’un kurucusu olan Zuckerberg sahip olduğu 104 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zenginleri arasındaki yerini korumaktadır. Dünyaca ünlü bir site kuran kişinin bilgisayara ilgisinin olmaması imkansızdır normal olarak. Henüz 10 yaşındayken insanların bilgisayar programlayıcıları ve kullanıcılar olarak ikiye ayrıldığını fark eden Mark, Intel 486 mikroişlemcili ilk bilgisayarına sahip oldu. 12 yaşındayken bu dili kullanarak “ZuckNet” isimli mesajlaşma uygulamasını kurmuştur. Lise yıllarında ise Mark, MP3 çalma listeleri için Synapse isimli bir “media player” geliştirmişti. Yapay zeka olarak programladığı bu uygulama kullanıcıların şarkı tercihlerini analiz edebiliyor, herhangi bir kullanıcının dinlemek isteyebileceği şarkılara dair “tahmin”lerde bulunabiliyor ve bu tahminlere dayalı çalma listeleri oluşturabiliyordu. Synapse uygulamasını Microsoft satın almak istemiş fakat Zuckerberg bu teklifi kibarca reddetmiştir. 2002 yılında Zuckerberg, Phillips Exeter’den mezun olduktan sonra Harvard Üniversitesi’ne girdi. Henüz Ivy League’deki ikinci yılındayken yazılımcı olarak kampüs içerisinde yaygın bir ün kazandı. Bu dönemde CourseMatch isimli bir program yazdı, program sayesinde öğrenciler diğer kullanıcıların ders listeleri üzerinden kendi ders konularını seçebiliyordu. FaceMash olayı ile ismini iyice duyuran Zuckerberg 4 Şubat 2004 tarihinde Facebook.com olarak bilinen TheFacebook.com alan adını satın aldı. Fakat, bu alan adıyla sadece Harvard içerisinde faaliyet gösteriyordu. Çok geçmeden, Facebook eğitim alanının dışına çıkarak gittikçe daha fazla popülerleşmeye başladı. Mark Zuckerberg site için yatırımcı aramaya başlamıştı. İlk yatırımlar Silikon Vadisinde herkesçe tanınan ve PayPal’in kurucularından biri olan Peter Thiel’den alındı. Peter Thiel platforma 500 bin dolar aktardı, ki bu Facebook’un bir an önce gerçekleştirmesi gereken hedefleri için yeterli bir miktardı. Proje hızlı şekilde ilerlemeye devam etti. Zuckerberg, Facebook halka açıldıktan sonra şirketin 503.6 milyonluk hissesini aldı.

6.Warren Buffet

Ticari zekasıyla birçok insana yol gösteren ve ilham olan Amerikalı iş adamı ve yatırımcı Buffet 87.6 milyar dolarlık servetiyle listemizin altıncı sırasında yer almktadır.

Buffett’un hikayesi, büyükbabasının marketinden alarak daha yüksek ücrete sattığı Coca-cola şişelerinden kar elde etmesiyle başlıyor. Çocukken ticarete de atılmıştır. Hatta çocukken hisse senedi almıştır ve fiyatı yükselince de satmıştır. Bir daha ki senelerde fiyatının daha da çıktığını görünce uzun vade yatırımların daha iyi olduğunu anlamış. Onun stratejisi gerçekten de çok iyi. O her şeyi düşerken almayı tercih eder bir şeyi yükselirken alıp yüksekten satmaktansa düşükken alıp ortalama bir fiyata satmayı tercih eder. Hatta bununla ilgili bir sözü de vardır. ‘’Eğer kendinizi sürekli batan bir gemide buluyorsanız, sürekli yama yapmaya uğraşmak yerine geminizi değiştirin.’’ Bu söz iş alanında ne kadar dikkatli olunması gerektiğinin bir göstergesidir. Servetinin büyük çoğunluğunu 50 yaşından sonra kazanmış Buffett’un zenginlik formülü, oturduğu yerden kimseyi zengin etmeyecek fakat başarıları ve verdiği sinyaller; birikim ve yatırıma başlamayı sağlayacak gerekli yaşamsal ilkeleri edinebilmek için güzel bir adım olacaktır.

7.Larry Page

Teknoloji dehası olarak anılan ve Google kurucularından Larry Page 82.4 milyar dolarlık servetiyle en zenginler listesinde yedinci sırayı almaktadır. 12 yaşına geldiğinde Larry Page, adeta teknolojinin babası olan ancak ne yazık ki anlaşmazlıklarla ve borçlar içerisinde hayatını kaybeden Nikola Tesla’nın biyografisini okumaya başladı. Kitap, sonunda oldukça duygulanan Larry’e yalnızca dünyayı değiştirecek bir teknoloji yapmayı değil, aynı zamanda onları yayacak bir iş anlayışına sahip olması için de ilham vermişti. Larry Page 23 yaşındayken aniden bir rüyadan uyandı ve kendine şu soruyu sordu: Bütün interneti indirebilmek mümkün mü? Daha sonra Page internet sitelerini anahtar kelimeleri kaç kere içerdiğine göre listelemek yerine bağlantıları takip ederek sitenin önemine göre listeleyebileceği bir sistem üzerinde çalışmalara başladı. Sergey Brin’in de yardımını alan Larry, sonunda BackRub ismini verdikleri arama motorunu oluşturmayı başardı. Projenin ilk yıllarında arama motorunun ismi BackRub olarak kararlaştırılmış olsa da ikili yakın zamanda bu ismi değiştirecekti. Googol isimli matematik teriminden ilham alan ortaklar, “Dünyadaki tüm bilgiyi toplayabilme ve bunu evrensel olarak erişilebilir hale getirme” misyonlarına en uygun olan Google ismini seçtiler. 1998 yılında resmi olarak Google şirketi kuruldu ve bu şirket teknolojinin bu seviyeye gelmesiyle devasa bir firma olmuştur.

8.Steve Ballmer

Microsoft’un eski CEO’su olan Steve Ballmer 80.4 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 10 insanı arasındadır. Steve Ballmer’ın 1980’de Stanford Üniversitesi’nden ayrıldıktan sonra Microsoft’un ilk çalışanlarından biri oldu. 90’lı yılların sonunda Bill Gates şirketten ayrıldıktan sonra Microsoft’un başına geçti ve 14 yıl CEO oldu. Balmer ayrıca ünlü NBA takımı Los Angeles Clippers’ın sahibi. CEO olarak görev yaptığı süre boyunca Microsoft’un geliri 25 milyar dolardan 70 milyar dolara yükselmiştir ve %215 gelir artışı yaşanmıştır. Şirketin CEO’su olarak Microsoft’u Xbox eğlence ve cihazlar bölümü ve veri işlemleri bölümü gibi birçok yeni işletme kurmaya yönlendirmiştir. Aynı zamanda Skype’ın satın alımını denetlemiştir. Ballmer Microsoft’un CEO’su olmanın getirdiği avantajları iyi bir şekilde kullanmıştır. Ofisinin duvarına 80 inçlik bir Windows 8 tableti koydurmuştur.

9.Sergey Brin

En zenginler listemizin dokuzuncu sırasında Google kurucularından Sergey Brin vardır. 79.8 milyarlık servete sahiptir. Sergey Brin 1993-1995 yılları arasında Stanford Üniversitesi’nde doktora programına devam ederken hayatını değiştirecek kişi olan Larry Page ile tanışıyor. Başarısının ve yeteneğinin farkında olan Sergey Brin, üniversite tercihini de bu yönde yapıyor. Maryland Üniversitesi matematik ve bilgisayar bölümlerinde lisans hayatını tamamlıyor. Brin ve Page başlangıçta küçük çaplı çalışmalar yapıyor ve 1995 yılında BackRub adlı bir arama motoru geliştiriyor. BackRub analiz tekniği okul ve inceleyenler tarafından çok beğeniliyor. Fakat BackRub’ı geliştirip, çalıştırabilmek için sunucuya ihtiyaç duyuluyor. O sıralar öğrenci olan Brin ve Page sunucuyu alacak maddi gücü elinde bulundurmuyor. Sergey Brin, maddi zorlukların onu ve projesini durdurmasına izin vermiyor. Çalışmaları devam ederken Brin, kendilerine bir yatırımcı aramaya devam ediyor. Brin tüm insanlara ilham olmak adına hikayesini anlatırken her zaman büyük problemleri çözmenin daha kolay olduğunu söylüyor.

10.Larry Ellison

Listemizin son sırasında dünyaca ünlü yazılım şirketi olan Oracle’nin sahibi Larry Ellison vardır. Servetini yazılım firması olan Oracle sayesinde kazanmıştır. 1966 yılında 22 yaşına geldiğinde teknoloji endüstrisinin çıkışa geçen üssü Silikon Vadisi’nin yanı başındaki Berkeley, Kaliforniya’ya taşınma kararı hayatındaki en büyük adımlardan biri. Genç Larry Ellison yeni meskeninde Wells Fargo’dan mainframe üreticisi Amdahl’a kadar pek çok işte çalıştı ve bu sırada bilgisayar ve programlama becerilerini geliştirdi. Larry Ellison’un hayatını değiştiren dönüm noktası ise 1970’lerde CIA ile çalışan ve Oracle isminde bir veritabanı geliştirme kontratı bulunan Ampex’te çalışması oluyor.. 1977 yılında kendi şirketini kurmaya karar verdi. Ellison, ortakları ve Bob Miner ve Ed Oates ile Software Development Laboratories adı altında ilk şirketini kurdu. 2000 dolar sermayeye sahip şirketin 1200 dolarını kendi cebinden fonladı. CIA’deki projeden esinlenerek ilk yazılımlarının adını Oracle 2 koydular ancak Oracle 1 hiç var olmadı. Bir nevi Ampex ile CIA’e yaptıkları ve hiç günyüzüne çıkmayan iş başlangıç noktalarıydı. 1979 yılında şirketin ismini Codd’un makalesinde veri tabanı anlayışına verdiği isim olan bağıntısal yani Relational olarak değiştirdiler. 1982 yılına gelindiğinde ise ismi amiral gemisi ürünleri Oracle olarak güncelleyerek bu karmaşaya son verildi. Hızla büyüyen Oracle, 1986 yılında halka arz edildi ve 55 milyon dolar toplamayı başararak uluslararası bir dev olmak için ilk adımını attı. Oracle milyarlarca dolar kazanmaya başlarken firmanın kurucusu Larry Ellison da basının radarına daha çok girdi. Hatta Salesforce yönetim kurulunda da yer aldı ve Oracle üzerinden yeni girişime doğrudan rakip olacak bir ürün geliştirdi. Bunu öğrenen Benioff’un da kendisini yönetim kurulundan kovmasını sağlayarak şirketteki hisselerini korumayı başardı. Şu an 79.7 milyar dolar değeri olan Salesforce sayesinde Ellison milyonlarca dolar kazanmaya devam ediyor.

okur

Yazar: Okan-Korkut

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

3 Yorum