emma chamberlain ve sadelik

Yaklaşık 3 ay önce çok popüler bir youtuber olduğunu duydum ve videolarını gördüğümde benim tarzım değil, izlemem diyerek kapattım. Ancak birkaç gün sonra videolara geri döndüm ve o günden beri hem Youtube’dan hem de yayınladığı podcastlerden Emma Chamberlain’i takip ediyorum ve her geçen gün gelen içeriğin daha da keyifli bir hale geldiğini düşünüyorum. 

Birkaç sene önce takip etmeye başlasaydım, sunulan içerikleri çok daha çocuksu ve eğlenceye dayalı bulabilir ve izlemeyebilirdim. İçeriklerinde herkesi neyin çektiğini bilmiyorum, çevremde Emma Chamberlain izleyen ya da takip eden kimse yok. O yüzden bu konu üzerine sohbet etme şansı bulup insanlara ne buluyorsunuz videolarda, neyi beğeniyorsunuz diye soramadım. Ama beni çeken şeyin en başta videolarda ve podcast bölümlerinde başlıkların kısa ve sade olması olduğunu söyleyebilirim. Influencerların yazdıkları uzun ve herşeyi açıklayan başlıklarının yerine bu kadar sade başlıkları görünce rahatladım ve videoları hemen izlemek istedim. Videolar ya evde, ya arabada ya da seyahat ettiği bir şehirde genelde bir parkta çekiliyor ve videolar saatlerce sürerek insanı bezdirmiyor, hatta biraz kısa geldi, keşke daha uzun olsaydı hissi vererek yeni gelecek videoları beklemenizi sağlıyor. 

Videolardaki diğer keyifli nokta, seçtiği eskiyi hatırlatan ya da insanı yormayan sözsüz parçalar. Hiçbir youtuberın videolarındaki şarkıları beğenip bunları aratmalıyım dememiştim. Ama Emma Chamberlain bunu da başarıyor. İçerikte sürekli makyaj yapan, sürekli bir koşturmaca içindeki bir influencerı değil, bizden gibi genelde yavaş yaşayan, yorulduğu zamanları da bol bol paylaşan, yataktan çıkmak istemediğinde de iyiymiş gibi yapmayan, yani olduğu haliyle videoda görünen bir genç kızı izliyoruz. Özellikle 7/24 yoğunluk içinde olan, olmasa da kendine sürekli bir parti, bir eğlence arayan influencer grubundan farklı birini görüyorum ve sürekli partilemeyen, yalnızlığın da keyfini çıkaran biri olarak bu tarz videoları özlediğimi farkediyorum. Belki pekçok insan da bu durumdadır. Belki birçok insan da pandemi sonrasında yalnızlığı sevdiğini farketmiş ve bu tarz videolar izlemeye yönelmiştir. Gerçekten bilmiyorum. Ama videolarındaki sadelikle, podcast bölümlerindeki samimi konuşmaları ile adından söz ettirmeye devam edeceğini düşünüyor ve umuyorum. Çünkü bizden biri gibi, daha sakin videolar çeken ve zaten koşturmaca görmekten yorulduğumuz şu günlerde bize yavaşlığı hatırlatan bu tarz içeriklere ihtiyacımız var ve olmaya da devam edecek. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.