Elinin Hamuru ile Erkek İşine Bulaşan Kadınlar İstiyoruz!

Kadınlar yıllarca toplumsal hayatta bir takım ayrımcılıklara dışlanmalara maruz kalmıştır. Oysa ki toplumun temel taşı ailedir ve ailenin oluşmasını, çoğalma görevini sağlayan etken kadındır. İşte kadınların aslında baş tacı olması gerekirken neden geri planda bırakılmaya zorlandığı ve aslında olması gerekenin de bu olduğu düşüncesi nerden çıktı? Bu düşüncenin yayılmasının temeli nereye dayanıyor? Asıl üzerinde durulması gereken bu bence. 

 

 

Öncelikle insanlığın geçmişinde; avcılık toplayıcılık dönemine gidelim. Bu dönemde kadınlar fiziksel özellikleri gereği de etkili olmak kaydıyla geri planda kalmaya başlamıştır. Erkekler fiziksel olarak güçlü oldukları için Avcılık yapmış kadınlar toplayıcılık yaparak toplumsal hayata ilk adımını atmıştır. Henüz bu dönemde mülkiyet olmadığı için eşitsizlik oluşmamıştır. 

Kadın için toplumsal eşitsizlik aslında özel mülkiyetin oluşumuyla beraber oluşmaya başlamıştır. Daha sonra islamiyetin kabul edilmesiyle kadınların yaşam biçimi değişmiştir. 

Din toplumsal olguları belirleyen temel bir etkendir. Tabii ki de hiç bir din kadın pistir kötüdür ezin öldürün dememiştir. Fakat özellikle islamda din farklı açılardan ele alınıp kadını toplumsal hayatta geri plana attığı gerçektir. Miras konusu olsun çok eşli evlilik derken erkekler o dönemde kadını değersiz fikri ve düşüncesi olmayan sadece çocuk doğurması ve ev işleri ile uğraşması gereken konumuna getirmişlerdir. Tabi ki bu bir genelleme…

Zamanla yenilikler çağın değişimi ülkemizde yapılan inkılaplar Atatürk’ün kadınlara verdiği haklarla kadın aslında bu konumda kalmaması gerektiğini öğrenmiştir. 

Düşünün kadın değersiz olsaydı mirasta hakkı olmasa boşanma hakkı olmasa çalışma hakkı vb olmasa nasıl bir hayat mümkün olabilirdi? 

kadın gücü, we can do it

Kadınlar zamanla çalışma hayatına da atılarak bu zamanlara geldiler. Yani demem o ki kadınlar için en büyük şanstı Atatürk’ün bize verdiği haklar. Büyük bir nimetti kadın için. Kadın ki sözü evde geçmez soyadını alamaz hatta kuması ile geçinmek zorunda idi. Çarşılarda pazarlarda kadın başına erkeği olmadan dışarı çıkamazdı.

Bence bazı olgular insanlar tarafından işlerine geldiği gibi yorumlandı ve bazıları bu konularda hala kadınları evlerinde bir obje olarak görüyor.

Bakın okadar aşamadan geçen kadının serüveni şu dönemde hala değişmemiş bir takım yargılarla boğuşuyor…

Ülkemizde en çok kadınlar ölüyor… en çok kadınlar susuyor… hem de ne için ?

Son zamanlarda işlenen kadın cinayetlerinde yapılan araştırmaları bir incelemenizi tavsiye ederim. Kadın cinayetlerinin çoğu yani eşi tarafından canice öldürülen kadınların öldürülme sebebi ya boşanmak istediği için yada Maruz kaldığı baskıya şiddete tahammül edemediği için. Erkeklerin ifadeleri ise şu yönde; ben eşimi çok seviyorum benden ayrılmak istedi, elimden başka bir şey gelmedi ! Demek çok seviyordun ondan öldürdün… 

Sevgi bu kadar lanet pis bir şey mi gerçekten? Neden kadınlar bir şeylere susmak zorunda? 

Birde işin toplum boyutu var ki o daha çok midemi bulandırıyor! 

Kızı dayak yiyor kocasından anne diyor ki; kızım kocandır ne diyorsa itirazsız yap! Boşanmak olmaz ayıptır millet ne der? 

İşte toplum kim diye soruyoruz ya bazen kim bu elalem bizi zorla istemediğimiz şeylere iten ?

Bu millet elalem denilen aslında bizim en yakınımızda olanlar; annemiz bazen babamız komşumuz akrabamız abimiz kardeşimiz …

İşte kadın ne aşamalardan buralara geldi de hala evine erken gidip yemek yapıp çocuklarına bakmak için işten çıkarılmak zorunda, bazende hamile diye işten kovulur kadın. Eve gelir kocasına yemek yapar çocuk doğurur çocuk bakar çalışır eve gelir kadın yine aynı şeyleri yapar… 

Peki sayın toplumsal baskı sayın toplumsal yargı soruyorum size kadının yapması gereken görevler ve uyması gereken kurallar varda peki ya erkek? Erkeklerin görevleri babalık sorumlulukları yok mu?
Hani hep deriz ya batı medeniyeti batı neden bizden ileride? Ben çok düşündüm bu soruyu bazı konularda gerçekten batı bizden çok ileride mesela kadın hakları ve kadınların yaşam standartları açısından . Siz hiç avrupada yemek yapmadı diye kadının öldürüldüğünü gördünüz mü? Hayır..

Çünkü onlar kadını bir ev objesi olarak görmüyorlar aile anne ve babadan oluşuyor sadece annenin değil babanın da birtakım sorumlulukları oluyor. Mesela yabancı filmlerde çok rastladığımız bir sahne vardır. Kadın işe gider eve gelir erkek yemek yapıyor sofra kuruyor çocuk bakıyor. Biz bu sahnelere Türk filmlerinde yada hayatımızda rastladığımızda ne kadar şaşırıyoruz aa adama bak eşine yardım ediyor  ne güzel diye takdir ediyoruz ya , işte aslında bu davranış onlarda takdirlik bir şey değil. Çünkü onlar kadın ve erkeğin farklı olduğunu düşünmüyor. Onlarda kadına bahşedilmiş sorumluluk fazlalığı yok.
Bakın bizim geleneklerimizde genellikle kız çocukları evinde oturur. Dışarı çıktığında saat verilir baba tarafından , şu saatte evde ol, mini etek giyme, erkek arkadaşın olmasın olursa seni okuldan alırım. Genel kabul görmüş yargılarımızdır bunlar. Erkek çocukları ise dışarı istediği saatte çıkar, eve istediği kız arkadaşıyla gelir ve bu bir gurur tablosu olarak karşılanır sevgili toplumumuz tarafından lütfen bunlar eskide kaldı şimdi gençler çok Özgür demeyin evet değişen bir takım şeyler var ama hala bunları yaşayan çok insan var toplumumuzda.

Birde erkek çocuklarının sünnet mevzuları var. Sevgili aileler erkek çocuklarınızı yücelterek büyütmeyin lütfen onlara sanki dünyanın hakimiymiş gibi bir rol biçmeyin bak oğlumun pipisine yok oğlum erkek oldu tabii ki de onu bir sünnet düğünüyle taçlandıracağız demeyin! 

Bu gibi davranışlar sizin cinsiyet ayrımcılığı yaptığınızı bas bas bağırarak yaptığınıza kanıttır. Bırakın erkek çocukları kadınlardan kendini üstün görmeden sade bir şekilde büyüsün. Sünnet olduğunda çok devasa bir olaymış gibi taçlandırmalar yapmayın! 

Evde erkek çocuğunuza oğlum bu kadın işi sen içer git otur demeyin. Çocuklarınızı bu şekilde yetiştirirseniz ilerde kocalarınızdan şikayet ettiğiniz her şey çocuğunuzda da oluşacak!

Lütfen kadın ve erkeğin ayrı birer yaratılışının olduğu fakat erkeğinden kadından asla üstün olmadığını ve bir erkeğin bir kadına ne kadar iyi kibar nazik davranırsa o kadar yüce olacağını çocuklarınıza öğretin…

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları