Duvardaki Resimden Parklara

Bir tutkuyla uyandığım bu anlamsız sabahta bir hamam böceğinin bu kaygan zeminde tırmanmaya çalıştığı duvarlar anlamını yitirmiş. Göz göze geldik bir an titrek ve korkulu bir şekilde kaçmaya çalışıyor bense ondan da ürkek bir şekilde ilk başta öldürmek istedim sonra korkuyla uzandım yatağıma. Çıkmalıyım bu evden bir hamam böceği ile göz göze gelmeye bile dayanamıyorum. Oysa sokaklar daha beterdir, insanlar ! Kaçmazlar senin farkında bile olmazlar göz göze bile gelemezsin direnç siz bir adam, bir sokak, bir ev ve çokça insan şimdi gece soluğumu verdim içime, şimdi gece tek kişilik bir yalnızlık şimdi gece bir şişe şarap ve yitip giden düşlerim esintisinde yürürüm şimdi sanki bir kız yürür sokaklarımda sanki evime girer ayakkabıları durur kapımda süzülüp alçalıyor karanlığa doğru ellerim yalnız, ellerim titrek. Sonunda hep yalnız kalmak boynumun borcudur bu ödenmedi yıllardır çapraz yalnızlıklar astım göğsüme yollarda bir savaşçı gibi yürüdüğüm doğrudur bunu ne anlayan ne gören vardır bana atılan her taş çiçekler açar yüreğimde bunun için gül dedim sana üstüne titrediğim herşeyi yitirmeyi öğrendim çoktan söyleyecek bir şey bulamazsam parklara, sokaklara inerim öyle acemice ve çocukça bir gün anlarsın dünya içimde çığlık çığlığa iken ben neden bu kadar suskunum noterlere ver onaylasınlar aklımın son kırıntılarını da buralarda harcıyorum damarlarında akan sevgiyi de ödünç ver yitirdim çünkü onları da. Kaldı duvarlarımda gülüşünden bir resim ve gülüşünle sürüp gidicek artık. Bütün yaşamım seninle geçiyor belleğimden seninle var seninle geçer dumanlı bir yalnızlık sokaklarından kalbimde yıllardır kabuk bağladı onca yara korkuyorum şimdi hepsi birden patlak vericek. Şimdi kağıtların üzerinden gidip gelen ellerin titremiyor artık yolunu biliyor çünkü bir Akdeniz kentinden limon koklayan ve hep ufkun ardına bakan kötü çocuk acıyı buldu doğru benden sonra da tufan kokmayacak neresinde yaşadık biz bu yaşamın neresinde hangi el bozdu bu büyüyü hangi el tuz bastı yaramıza yenilmeyeceğim bu benim yalnızlığım sonunda her aşktan donuyor bir gülüş beynimde çivileniyor yitirdiğim herşeye dönüp te bakmam bundan ama şimdi içimde öyle çoğulsun ki böyle ilkilmezdim dünyayı kucaklasam üstelik kalemimi sen tuttun ilk okula giden bir çocuk gibi. Bir yeni yetmenin altını çizdiği dizeler benden senin adın nasılsa bir gün hep seni tamamlıcak. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.