Dün gece aklımda yine sen vardın…

Sen bu dünyanın bataklığında yeşermiş en güzel lotus çiçeğisin sevgili…

Sen ; gülüşlerinden destanlar yazılan Sitare ;bilmesen de adını mezara götürdüğüm Lavinia ve içimdeki anlamını bilmediğim duyguların tercümanı Gülnare’sin… Bil ki,şu fani gönlümün Gülistan’ı sensin. …

Gözlerin mi aydınlatıyor dünyayı yoksa dudakların mı söylüyor baharın cıvıltısını…Gökkuşağının renginde sadece gözlerinin rengi var, sarı papatyaların içinde yalnız senin saçın ve lunaparklarda yalnız senin sesin… Onun için sevgili, gülerken ağzını kapatma her an kuş dolabilir içeri… Rüzgar,saçını savurmanı; güneş, gözlerini açmanı bekliyor sanki.Değiştirdin yüreğimin saatini… Yelkovan da seni gösteriyor, akrep de… Hayallerimin kilidini kaç kişi kurcalamış, kaç kişi kilidi kırmaya çalışırken kalbi kırılıp terketmişken; sen, hayallerimin ellerinden tutup kırlarda koşturuyorsun, söyle seni nasıl sevmiyim?

 Gülüşün mü şenlendirdi kalbimi yoksa gülüşün sahibi sen mi…Kalbimin kenarında bir izin var artık: Sadece seni konuşan bir dil, sadece senin ismini söyleyen bir deliyim şimdi. Sen, hayat hikayemin en güzel kısmısın… Sen, karanlık ve soğuk kalbime gelen kuzey ışıklarısın sevgili…Şifa mısın bilmem ama içimdeki göz yaşımdan gökkuşağı yaptığını iyi bilirim…

Aşkın sebebini aramadan  bağlanmak sana…

kimin getirdiğini bilmeden kalbimin en güzel yerinde misafir etmek seni…

 ve biliyor musun sevgili, dün gece aklımda yine sen vardın.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.