DÜDÜKLÜ TENCERE

İnsan,herşeyin ölçüsüdür bence.Fazlasında,azında eksikliğinde hep gösterir kendini.Gıdım gıdım azalan her ne ise belirir bir anda.Gölgesiyle büyür,taşarsın yada noksan kalırsın.İnsanın kendini birkez olsun yoksun göstediği an yok.Uzattıkça uzatıyorum belki ama basitçe söylediğimiz insan kelimesi gerçekten adını mı taşıyor yoksa iki heceye bölsem in işli çıkışlı yollarda san dığıyla mı yaşıyor.Be hey Fatma, be ne çok kelimeler arasında cambazlık ediyorsun.Anlatta uzun zamandan kalmış döküntülerin temizlensin.

Beni okuyucular,derttaşlarım bilir.Ben kelimenin çağrışımıyla gösterdiği nokta arasında bağlantı kurmaya çalışırım.Bu nasıl mı oluyor?Örneklesem anlarmısın bilemem.İnsan adıyla, içindekini bir aynı dengede tutmak için, içerisinde savaş veriyor.Ne zaman mı çözdüm dersin ?Yaşadım,gördüm ve dile geldim.

İnsanoğlu ölçüsüne göre bazen memnun, bazende huysuz.Beklentilerimize göre ölçüm belirliyoruz.Tıpkı düdüklü tencere gibi.Beklentiler birikince o tencere gibi ısınınca ffiiiiğğ diye sesimiz çıkmasada kendimizi gösteriyoruz.Çok yoruldum,ay istediğim olmadı,terk etti,sıktı falan tabi çeşiti bol bu tencerenin.Bol bol çeşidi olduğu gibi ölçütlerde ona göre şekilleniyor.Diyebilirsin bana neyle neyi kıyaslıyorsun, ben saçmalıklarımda bile doğruyu bulanım.Sen görmesende,oku.Anlayacaksın birgün insan herşeyin ölçütü olmaya devam etsede değiştirebileceği noktaları düdüklü tencere gibi yaşıyor.

Düdüklü tencerem,sen ölçütü belirleyensin.O kapağındaki pimi kontrol altına al.Beklentilerin, ocakta kaynayan yemek misali çok pişmeden hayat bir lokanta ise sen beklentilerini güzelce çok kaynatmadan harmanla ki sana lezzetli gelsin.Dile getireceğim şey şu; İnsan hayatını bazen çamura bazende yola sokabiliyor.Önemli olan bu noktadan sonra bu lokantadaki aşçı yani sen hangi yemeğe ne katmalı bilmelisin,öğrenmelisin.Düdüklü tencere sen değil,kımızı çizgin olsun.Belki o zaman lezzete doyumun olmaz.Öğrendiğim,keşfettiğim bu.

Adımı genelleyen insan tabirini inişli çıkışlı yolda sandıklarımla değil,ölçüt olduğumun farkına vararak hareket etmeliyim.Yani beni ben yapan elde ettiğim tecrübelerle kazandığım kırmızı çizgim.Var mı itirazı olan?Lokantanın aşçısıda,sahibide bensem ölçütümüde kendim sunuyorsam ona göre müşteri bulursun,ölçütlerin hayatındaki lezzeti,kırmızı çizgin gelen misafirleri belirlesin.İnsan ol,fokurdama.Aşçı ol ona göre çıksın karşına…FIRSATLAR,İNSANLAR.YOLLAR….

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.