Dostlar Meclisindeki Öfkeli Mahkumun Sükunet Ezgisi

Bir baba, bir arkadaş, bir kardeş, bir sevgili… Duyar mı asık suratın sesini dostlar; ‘ah’ çekse mahkum? Bir deli öfke çalıyor kulaklarımda, büyük gözbebeklerim çırpınıyor küçültmek için kendini. Öfkeye mahkumum; bugün, dün ve yarın. Öfkeli mizacıma bir su serpin. Bir bardak su ayıltır belki, mahkumiyetim tebessüme olur dostlar meclisinde. Sükunet var ruhumda, sükunet çalıyor kısık gözlerimin enstrümanı. Kulaklarım ne güzel de dinliyor bu güzel ezgiyi. Dostlarım, sükunetim öfkemden yeğ değil mi? O halde nedir sizin ruhuma dokundurduğunuz öfke sesi? Dostlar meclisinde niçin tiksindiriyor sizi bu sükunetim? Bir baba, bir arkadaş, bir kardeş, bir sevgili…Nedir sizi ruhumu kirletmeye mahkum eden? Sükunet orkestrasında öfke alkışlamak hoş mu ediyor ruhunuzu? Kirletmeyin beni, dokunmayın ruhuma. Açın kulaklarınızı ve iyi dinleyin bu ezgiyi, kısık gözlerin güzelliğini iyi izleyin. Ah dostlarım, bu mecliste duyar mısınız sükunet ezgisini? Bilin dostlarım, öfkeli ruhlarınızın sizi öldürdüğünü bilin. Dans edin sükunetin ezgisinde ve tebessüm ettirin birbirinize. Dans edin sükunetin ezgisinde ve öfkeli mizacımı bir bardak su serpin gönlün ırmağından. Benim dansımı izleyin, sizin için sakladığım ve dingin ruhunuzun görebileceği. Dostlar meclisinde sükunetin ezgisine kulak verin ve kısın gözlerinizi. Bu ezgiyi dinleyin, dinlettirin ve dans edin. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.