Doğru Zaman Yanılgısı

Şartlar bugün ne olursa olsun daima değişime açık olduğunun kanıtıdır hayat.

 Şimdi, tam şu an geriye dönüp baktığında göreceğin şey çokça şeyin artık eskisi gibi olmadığı. Bazısı için bu bir gün, bazısı için bir ay, bazısı için bir yıl fakat sonuçta muhakkak farklı. 

Kimse bugünkü halini koruyamıyor çünkü aslına bakarsan hepimiz değişimin heyecanına bir şekilde kapılmış durumdayız. Bana sorarsan iyi ki öyle. Şimdi geriye dönüp baktığımda, tüh vah ederek geçirdiğim zamanı ve o süreçteki çabamı göz önüne aldığımda , ilerleme karşısında şaşkın ve durdurulamaz hissediyorum. İlerlemek için bazen tökezlemek lazım. 

Doğru zaman diye bir kavram yok. Algı yaratıp tembelliğe ya da konfor alanına sığınmaya bahane sadece. Tecrübeyle sabitlendi. Hazır hissetmek konusunda da neye hazır hissetmek gerektiğiyle ilgili düşünmek gerekiyor. Atılacak en ufak adım bile sabaha bambaşka biri olarak uyanma ihtimalini doğuruyor ve inan şu an içinde bulunulan durumdan daha kötüye gitmiyor hiçbir şey. Evet bazen ölüm gibi bir şey oluyor ama şair de demiş ya kimse ölmüyor. 

Bu bağlamda bakarsak zaten risk almayıp yerinde saymak çok anlamsız. Hüsranla karşılaşmak da var işin sonunda ama konfor alanından korku alanına geçmedikçe öğrenme ve dolayısıyla gelişme süreci de başlamıyor.

Yaşın, iş durumun, sosyal durumun, aile durumun, ilişki durumun ne olursa olsun o adımı atmak gerek. Korkmadan mı? Hayır. Korku harekete geçmeye zorlar. Aslında başlangıç için en gerekli şey korku. Nelerden korktuğunu ve harekete geçmezsen neler kaçıracağını düşünerek atacağın her adım korkuyu bambaşka şeylere dönüştürerek serüvenine önayak olacak. Doğru zaman her zamandır. Hatta şu an tam olarak. Bu yazıyı yazmamın da bir sebebi var, şu an okuyor olmanın da. 

Üzerine düşünmeli, ama düşünüp kalmamalı. Harekete geç.

yazar

Yazar: Bell's

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum