DİŞ HEKİMİ OLMA YOLUNDA-OKUL BAŞLAMADAN SON BİR KEZ DAHA!

Bu sıralar çok yazdım biliyorum. Bazen konuşmak yorucu ve anlamsız olabiliyor. Bir de bu sıralar kendimi konuşarak anlatmaktan yoruldum ve sıkıldım. Hem ne demişler: ”Söz uçar yazı kalır.” Birilerini etkilediysem ne mutlu bana. 

Bugün cumartesi. Pazartesi okulum başlayacak. Yoğun bir ders programı ve çalışma temposuna gireceğim. Hayatımı düzene sokmamda bana yardımcı olacağını düşünüyorum. Madem uzunca bir müddet ara vereceğim(uzunca dedim ama ne kadar sürer bilmiyorum inanın) hayallerimden bahsetmek istiyorum bu yazımda. Kendimi amaçsız ve kötü hissettiğimde gelir okurum.

İki büyük hayalim var şimdilik. Birincisi denizle kumun birleştiği yerde koşup ”Özgürüm!” diye bağırmak. Diğeri de bulutlara dokunmak. Bunları yaptıktan sonra devamına bakarız. Tabi tek olmayacağım. Yanımda O da olacak. O kim mi? Bana değer verdiğini bildiğim ve benim onu çok sevdiğim bir adam işte.

Amacım hem iyi bir diş hekimi olarak mezun olmak hem de bilgili, örnek bir insan olarak kendimi donatmak. Elimden geldiğince okumaya çalışıyorum: Tarih, Ekonomi, Kişisel Gelişim… 

Bir de yaratmak istediğim bir ben varım. Hem fiziksel anlamda hem de psikolojik anlamda.

Mezun olunca DUS’a gireceğim. Yani uzmanlık sınavı. Dershaneye gitmeyi düşünmüyorum. Çünkü kendimi tanımaya başladım. Popomun üstüne oturup çalışmak daha verimli benim için biliyorum. Başladım bile çalışmalara. Çünkü tek hakkım olacak ve anca biter. 2021’in Eylül ayındayız. 2024’ün Ekim-Kasım aylarında uzmanlık sınavına girmiş, eminim ki iyi bir puan ve derece de yapacağım, denizi olan bir şehre taşınmak için hazırlıklarımı yapıyor olacağım. Ve hayallerimi gerçekleştirmek için de en önemli adım olacak benim için. 

Biraz da ondan bahsetmek istiyorum. Mavi diyeceğim bahsederken. Çünkü ikimiz de seviyoruz maviyi.

Çamurun içinden çıkmak için debelenirken el uzattı bana. ”Yöntemin yanlış, doğrusunu yaparsan ben de yardım edeceğim. Birlikte çıkalım!” dedi. Neydi doğrusu: ”Önce kendini sev, kendini anla ki neden elini tuttuğumu anlayasın kalbinde, ruhunda, zihninde, hücrelerinde…” Biliyor musun Mavi, anlamaya başladım. Seni bırakmak istediğimde neden bana sahip çıktığını da anladım. Yanlıştım çünkü. Korkuyordum çamurun içine seni de çekmekten. Ama yöntem doğru olunca korkmuyormuş insan.

Sevginin ne olduğunu da anlamaya başladım ya da hissetmeyi de diyebiliriz. Çünkü seninle konuşmadığımız zaman bile elimi sırtında, bana destek olduğunu kalbimden hissediyorum. Bir de senin de bana değer verdiğini bilmek apayrı güzel. 

Kaybettiğin 4.5 yıl var ya hani, daha güzellerini birlikte yaşayacağımıza inanıyorum yeter ki elimi bırakma. Çünkü ben elini bırakmamaya çok kararlıyım. Bana demiştin ya: ”Ben istiyorum umudum olmanı…” Ben de istiyorum umudum olmanı. Hatta kendimi kötü hissettiğimde aklıma sen geliyorsun ve ”Savaşmak için değmez mi gelecek?” diye kendime sorup devam ediyorum savaşmaya. Eğer bu yazımı okursan bil ki kalbim seninle. İyi bir insan, iyi bir dost ve iyi bir Mavi olduğunu unutma…

Evet, sevgili okurum son bir yılda özellikle de Mavi’yle tanıştıktan sonra ne fark ettim biliyor musun? Mavi’nin bana dediği gibi: ”Her insan mükemmeldir.” Bazen bakışlar güzeldir, bazen elmacık kemiği, bazen de sözleri ya da ruhu… Ama herkes eşsizdir. O yüzden -kendime de diyorum bunu- kendimizi kimseyle kıyaslamayalım. 

Mavim bana kendimi kötü hissettiğimde şunu der: ”Don’t worry, be happy!” Hepimiz ölmeyecek miyiz zaten? Kendimizi kendimiz için yoralım ve hayallerimizden, hedeflerimizden vazgeçmeyelim. Başkası ne derse desin, ailemiz ne yaparsa yapsın sakinliğimizi koruyarak ve özgür olacağımız o an için çalışalım kendimiz için.  

Yazacak çok şey var. Bir de yazdıkça açılanlardanım. Uzatmayayım artık. 

Diş hekimi olma yolunda hayallerim ve kendim için bir yolculuğa başladım. Evet, zor ve daha da zor olacak. Ama bu yolun sonunda beni bekleyen sihirli günler var. Hem Atatürk’e hem kendime, kalbime, zihnime ve ruhuma kendimi fark ettiğim hem Mavi’ye yanımda olduğu hem okuduğum yazar ve kitaplara ufkumu genişlettiği hem de sizlere benim yolculuğuma eşlik edip zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. İyi ki varım, iyi ki varız <3

İlerleyen zamanda yeni içeriklerle, toplumdaki doğru bilinen yanlışları eleştiren yazılarımla buluşuncaya dek hoşça kalın. Ve kendinizi sevmekten vazgeçmeyin, duygularınızdan asla kaçmayın.

Cici bakın kendinize:)

”Mavi: Sen onu bunu değil önce kendini sev. Kendini sevmeyen karşısındakini sevemez. Çünkü sevmeyi bilmez ve karşısındaki kişiden ister her şeyi. Bu da her hayır cevabında onu yıpratır ve deliliğe sürükler. Lütfen bak… önce kendini sev sonra başkasını. Bu seni yıkılmaz yapar.

Ben: Tamam önce kendimi sevcem.”

Şimdi: Kendimi seviyorum ve seni anlıyorum Mavi <3

Şaziye KAPLAN

yazar

Yazar: Dt.Şaziye KAPLAN

''Her insan mükemmeldir.'' -MAVİ-

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.