DEPRESİF VE DUYGUSAL OLMANIN SEBEBİ SEN DEĞİLSİN!

Konuya giriş yapmak zor geliyor an itibariyle. Konuya giriş sağlama durumum hiçbir şekilde zor değil *normalde. Şuan sadece rahatlamak amacıyla yazıyorum. Burada yazılanların, asıl benle asıl kişiliğimle hiçbir alakası yok. Bunları belirtme ihtiyacı duyuyorum garip bir şekilde. Sanki belirtmesem, içim rahat etmeyecek. Sanki bir zararı olacak. Bunları yazma sebebimse, ilk olarak rahatlamak elbette bu konuda yalan söylemiyorum ama diğer neden daha önemli benim için. Benzer durumları yaşayan dostlarım da bir an önce kurtulsun istiyorum. Ben de bu durumdan kurtulacağım, gerekeni yapacağım. Zor olan bir durum yok, bu bir süreç. Ve bu süreç… Önceki süreçlere nazaran, süreç olamayacak kadar kısa bir zaman dilimi. Buna yürekten inanıyorum. Bu ruh halindeyken, mantığı devreye sokmak ne de zormuş. Bu ruh haline sebep olan, ilaçlar! Evet, ilaçlar. Ne yaşadığım bir olay, ne de travma içeren bir durum. Ne garip değil mi? Evet, buna bakış açınız tuhaf olabilir. İlaçlar demişken, yanlış da anlaşılmasın. Bünyem, artık ilaç kaldırmıyor. Hani çok ağır geldiğinden, böyle oldukça garip bir ruh haline girdim. Yıllarca çeşitli ilaçlar kullandım, iyileştiğim noktayı da kendim keşfedene kadar… Hatta, belki ben bile geç kaldım bırakmak için. İşte, o zamana kadar zehirlendim. Bedenen değil sadece, en fazla da zihnen ve ruhen. Güya ilaçlar iyi geliyordu! Bu ilaçların etkisi de hakikaten zorlu oldu. Doktora gittiğim dönemden ilacı bırakma dönemine… 4 sene geçti. Evet 4 sene. Kim bilir bırakmasam belki daha ne kadar zehirlenecekti zihnim ve ruhum. Kimsenin ekmeğine taş koyduğum yok, herkesin bildiği şeyler teknik olarak bunlar. Kullandığım ilaçlara geçersek, bipolar için gerekli ağır ilaçlardı. Son bırakmaya kadar, zihnimi hissetmiyordum. Boş bir ruh halindeydim. Hayır, mutluluk vermiyordu. Sahte bir yüz, sahte bir ruh bomboş bir zihinden başka bir şey yaptığı yoktu! Ben ben değilmişim o dönemler. Beynimi uyuşturuyordu. Bipolarlığı da devam ettiriyordu ilaçlar. Bunu da anlayamadım. Kimi zaman hormon seviyelerimde uçuşa, kontrolsüzlüğe geçiyordu. Kendimi kontrol edemiyordum. Gündüz başka, gece bambaşka oluyordum. Gece yaptığım şeylerden, gündüzleri sorumlu olmak canımı yakıyordu. Geceleri zehir gibiydi benim için. İstemediğim halde kendimi kontrol edemiyordum. Sanal gibi bir zehirdeydim bir de! Zehirlerin zehri. Zehir çukurundaydım. Karşıma çıkan manipülatörlere kurban oluyordum. İstemediğim gibi davranıyordum. İsteyip istemediğim şeyleri bile ayırt edemeyecek halde bir zavallı gibiydim. İşin fenası, gündüz depresif gece süper enerjiktim. Bu yapışmıştı resmen bana. Geceleri yaptıklarımın, gündüz zararını çekiyor acısını yaşıyordum. En ağırından. Bir de depresif anım, zilyonlarca katını yaşıyordum o pişmanlığın. Gündüzden hafif gibi bahsettiğime bakmayın. Gündüzleri de yapılan hatalar oluyordu, mesela pişmanlıktan ötürü kendini cezalandırmaya yönelik düşünce kaybı yaşatan eylemler. Sonu düşünülmeyen, direkt kötüye giden… Düşünülmekten de beteri. Bunları, ilacı bıraktıktan beş ay sonra yazıyorum fakat bu size, ilacı bıraktıktan beş ay sonra toparladım hissini vermesin lütfen. İlacı bıraktığım an, iyi oldum. Bir haftada da tam toparladım. İki ay gibi bir süreç sonra, tam anlamıyla kendimi buldum. Ruhsal gelişimime, gerçeğe yöneldim. Yönelmeye koyuldum. Hayatımdaki yanlışları çıkartıp, ruhsal olgunluk yoluna geçtim. İşte, o zaman işte o zaman ben taşıdığım emaneti bildiğim ruhumun ne olduğunu anladım. Henüz o kısam geçmedim, sadece bunu belirtmem gerekti. Tam tamına beş ay sonra neden yazıyorum onu belirteyim. İki gündür ilaç kullanıyorum, bu ilaçlar ruhsal bir durumla alakalı değil. Mide ve bağırsak sorunları ile alakalı. Fitil, iki üç ilaç, çiğneme tableti, şurup ve tabi d vitamini takviyesi de var. Tabi, bunların ağır gelmesini, iştahımın azalması ile besinleri az almama bağlayabilirim ilk olarak. Bu gerçek, önce kendimdeki suçları fark etmeliyim. D vitamini neden ağır geldi? Onu alınca, güneşe çıkarak yürüyüş yapmalıyım, sabit kalmam benim için büyük tehlike. Eh, tabi diğer ilaçların etkisiyle yoğun bir ruh halinde olunca dışarı da çıkamadım ağlamaktan. Evet, şuan bunu yazıyorum ama kendimi keşfettiğim andan beri, bu tuhaf geliyor. Tuhaf bir ruh halindeyim, aylar öncesinde kullandığım ilaçtaki halim gibi, belki daha yoğunu. Tabi bir de regl dönemi ile hareketlenen hormonlar! Hepsi bir araya gelince, böyle oldu. Bu yüzden, buna uygun şeyler yapacağım. Kendi kendimin tedavisine bakıp, kendim iyileşeceğim. Elimden geleni yapacağım, bir ilaçların etkisi geçsin! Evet, bu yüzden demiştim artık bünyem ilaç kaldırmıyor diye. Yoksa direkt bu kadar ağır etki yapmazdı diye düşünüyorum. Şuanda da benden uzak bir kişilikteyim. Direkt kendimi yazmaya verdim çünkü yanlış bir şey yapmak istemiyorum. Sürekli hüzünleniyorum, hiçbir sebep yok. İçimden delicesine ağlama isteği, söyleneni yanlış anlama hissi ve dertlenme durumu geliyor. Eh, bu ilaçlardan önce, hiç böyle değildim. O kadar enerji dolu, keyifli, saatlerce çalışıp hiç yorulmayan sürekli konuşan, eğlenen, gülmekten deliren… Oldukça eğlenceli, kendi kendime bile eğlenen enerjisi bol bir insanım. Bu ilaçlara güvensem, kendimden soğurdum be! İlaç kullanmayın anam, kullanmayın. Çok gerek kalmadıkça, ne olur kullanmayın be. Sizi, siz yapmıyor. Sizi, herhangi biri de yapmıyor. Dengesiz yapıyor, depresif yapıyor. Tabi hassas bir kişiliğiniz de varsa, aha koptunuz. Bende normalde öyle bir durum yok. Kendimi keşfettim keşfedeli, ben mantık insanıyım. Ateş grubu burçlarından, eğlenmeyi sevenim. Maceracı, kendi halinde olan… Şuanda da rüyada gibiyim. Sadece duygu bazlıyım, ah keşke şuan hormonlarıma müdahale edebilsem.  Ah, ah! Hormonlar ne hale getiriyor be insanı. Bu yüzden evliliğe de, çocuğa da hayır! Eh, büyük konuşmuyorum da yani, bilmiyorum pek tercih etmem herhalde. Çok kötü bir hismiş lan. Yarına düzelmiş olacağım. Kendime, özüme, kiliğime döneceğim. Yine uyarıyorum, siz siz olun… Çok çok çoook acil olmadıkça, uzak durun be şu kimyasallardan. Vallahi bitiriyor insanı. Yoksunuz olum, yoksuzunuz yani yaşamıyorsunuz. Şuandan kopuksunuz, başka yerlerdesiniz. Eee, şuanda değilsen, anda değilsen… Sen zaten yaşamıyorsundur. Yani, hemen de alınmayın da anı yaşamak önemli. Neyse, ben kendimi toparlamaya gidiyorum. Yarın tekrar bir yazı paylaşmayacağım, iyiyken yazı yazamam da pek. 😀 ama siz yürekten inanın, yarına hakikatli halime, enerjime eğleneli halime dönmüş olacağım. Size tekrar söylüyorum, kimyasal y o k. Yok işte yok, sadece bedensel olarak ihtiyaç duyacağınız ilaçlardan bahsetmiyorum özellikle de ruhsal açıdan!  Kendinizi ruhsal gelişime verin, o boşluğu bir doldurun bir doldurun… Gerçekten büyük şeyler sağlıyor, maneviyat ve ruhsal yolculuk yolunda gelişmeye yönelmek. Her şey, bunda çözüm buluyor yani. Neyse, sıkıldım yine dsmndsmnmsg. Hadi görüşürüz, kendinize ruhunuza zihninize çok iyi bakın. He bir de, sosyal medyanın esiri olmayan, dopamin detoksuna da bakın bir! Onun da etkisi büyük, kendim olmamda, kendimi keşfetmemde.  Onu da yazmak istiyorum ama gerçekten halsizim, lütfen en iyi şekilde araştırıp zor da olsa uygulamaya geçin. Etkisi inanılmaz derecede müthiş.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.