Coğrafya kaderdir…

Küçükken ne güzel hayaller kurardık.O zamanlar istediğimiz her şeyi yapabilir,her şey olabilirdik.Bir gün bir doktor bir gün bir aşçı belki de bir boksçu.Bizi durduracak kimse yoktu.Biz şunu olmak istiyoruz dediğimizde yalandan da olsa onay verecek birileri vardı.Ama biz artık büyüyoruz.Her şeyin farkına varmaya başladık.Meğer ne olmak istediğimize bizler değil, anne babalarımız ve hiçbir vasfı olmayan ama yinede her şeyi bildiğini zannedip bizi de ona inandıran insanlar karar verirmiş.Bu yazdıklarımla başlığın ne alakası var diyeceksiniz belki ama yaşadığım yerle çok alakası var.Doğuda doğup orda büyüyen bir kızım ben.Dediğim gibi küçükken farkına varmadığımız gerçekleri büyüyünce anlıyorsun ve aslında ne kadar tutsak olduğunun farkına varıyorsun.En basitinden meslek seçerken bile bunu severim ya da buna ilgim var diyemezsin.Hangilerine izin verirler diye kara kara düşünürsün.Hayallerinde böylelikle çöpe gider.Böyle böyle daha birsürü şeyler.En basitinden bir bisiklete binmek istemenin bile aykırılık sayıldığı bir yer.Oysa ne kadar kolay ne kadar masum sadece bir bisiklet.Buranın burda doğmanın burda büyümenin hayatım boyunca bana öğrettiği şey bir insanın hapis olan zihinlerle yaşamasının hapiste yaşamasından daha zor olduğu.Bu günlük bu kadar sonra görüşürüz.

okur

Yazar: Dicle Anar

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum