Cogito Ergo Non Sum

Düşünceler beynimizin ürettiği elektrik akımları yığınıdır, kimi zaman suç teşkil ederken kimi zamanda herhangi bir kaçakta kişiye şok etkisi yaratarak farkındalığı çoğaltan hadisedir. İnsan olabilme özelliği bu yığının içinde barınır, istemediğimiz zamanlarda benliğimizdeki tüm iyilik ve kötülükler bir anda ortaya çıkabilir, söylemekten çekindiğimiz, kaçtığımız, korktuğumuz yığınla düşünceler…

Beynimizin kemirgenidir, akıl tutulmasını en çok düşünürken yaşarız. Düşünce içinde düşünce. Eğer düşünen biz olmasaydık belki de düşünmek istemeyebilirdik, insan kişisi düşünmez çünkü aksine akıl yürütür. Peki, düşünce nedir? Düşünce akıştır, insanın ölümsüz olan tek organıdır, aşırı birikim durumunda yavaşlatıp hantallaştıran bataklıktır, gece 3’te uyutmayandır, tohum gibidir; toprak ve su bir yana dursun ilgiye ihtiyaç duyar, farelere nispet edermişçesine insanın aklını kemiren, peynir değil de insan düşmanı zihin karmaşasıdır. 

Aslında düşünmeyen insanlar anlamını bilemez. Gün boyu seni oradan oraya sürükler, elli beşinci kattan atar, çeşit çeşit felaket senaryoları yazıp üzerine hızlı çekim film olarak izletir. Basit bir şey değildir çünkü, çok basite aldığımız bir düşünce yavaş yavaş beynimizi ele geçirmeye başlarken insanı öldürebilir, toplumları yok edebilir, tarihi değiştirebilir ve suçlular oluşturabilir. 

Boş bir gürültü benim için, çoğu zaman dış dünyadaki seslerden daha çok duyuyorum düşüncelerimin seslerini. Sürekli yönlendirme eğiliminde hareket ediyorlar ve her şeyi kötüye yoruyorlar. Zihnimin olta gibi takılı kaldığı ‘an’ları öne sürüyor. Anlık belirse de, dilde ifade edilemiyor. Ya devrik cümlelerle anlatmaya çabalıyorsun ya da sadece susup kalmakla yetinebiliyorsun. Zihnin en karanlık perdelerini açıyor; kabullenemeyip, hazmedemediğin her şeyi tüm çıplaklığıyla tekrardan önüne çıkarıyor. Kontrol edemediğin gibi bir de seni kontrol etmeye kalkışıyor. Kim bilir insanın belki de tüm bu mutsuzluğunun sebebi düşüncelerini susturup bastırmaya çalıştığından dolayıdır. 

Napolyon, Fontanas’a şöyle demiş:

 Bilir misiniz dünyada en çok sevdiğim şey nedir? Sadece kaba güçle hiçbir şeyin kurulamaması, iki şey dünyayı egemenliğinde tutar: Biri kılıç, biri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.

okur

Yazar: Nothıng

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.