ÇOCUK ve MEDYA

Bu yazımda çocuk ve medya ilişkisini ele alacağım fakat bu konuyu ele alırken yapılan araştırmalardan ziyade son zamanlarda yaptığım gözlemler üzerinden bir çıkarımda bulanacağım. Bu çıkarımlarımın çoğunun olumsuz olması beni bir öğretmen adayı olarak umutsuzluğa sürüklediğini de belirtmek isterim. 

İlk olarak medya olarak internet kullanımını ağırlıklı alacağım çünkü yeni nesil çocuklar televizyonu artık aktif kullanmıyor haliyle üzerlerinde de etkisi internet kadar fazla olmuyor. Bir çocuğun televizyonda girebileceği yerler sınırlıdır, zararı internete göre daha düşüktür. İnternet bir okyanustur ve haliyle çocuklarımızı korumak gittikçe zorlaşıyor bu okyanusta.

Ben bilinçli bir tanıdık aileden gözlemlediklerimi sizlere aktaracağım, oldukça yeni bir olay. İnternette “wattpad”adında bir site var. Bu site makaleler, hikâyeler ve şiirler paylaşabileceğiniz ücretsiz veya ücretli bir okuyucu-yazar topluluğudur. kurulum tarihi 2006 yani baya eski bir mecra. Vaktiyle biz de 12-14 yaşlarında bu platformdan hikayeler, romanlar okuyorduk. Bu platformda yazılan hikayelerin  romanların genelde okuyucu kitlesi gibi yazar kitlesinin de yaşı küçük. Bu yüzden özellikle ortaokul çağındaki çocuklar için çok ilgi çekici bir site. En azından bizim zamanımızda böyleydi. şimdi gözlemlediğim kadarıyla 2. sınıfa giden çocuklar bile bu sitede geziyorlar. Peki diyeceksiniz sorun ne? Bunu anlatmaktan ziyade görsellerle desteklemek isterim. 

Elbette gelişim dönemlerinin getirdiği bir merakla karışı cinse, aşka ilgi duydukları ve  keşfettikleri bir dönemden geçiyorlar. Ben bu sitede okuma yaptığım zamanlar bir çiftin nasıl tanıştıklarını nasıl sevgili olduklarını anlatan romanlar, hikayeler vardı. Fakat yıllar sonra siteye dönüp bakıldığında gelinen durumu görüyorsunuz. Yukarıda attığım görsel ve daha bunun gibi birçok sapkınlık içeren hikayeler mevcut sitede. İşin kötü yanı artık site tamamen bu hikayelerle kaplı durumda yani çocuğunuz bu siteye girdiyse bu romanlardan, hikayelerden kaçamaz, illa ki görür ve okur. Benim arkadaşım bilinçliydi ve bu durumu erken fark ettiği için yakınını bu siteden uzaklaştırması daha erken oldu fakat bu duruma ne yazık ki çok rastlamıyoruz. Bu sitede binlerce çocuk her gün bu hikayeleri okuyor yazıyor ve aileler bundan bir haber. Benim önerim şudur ki velilerin artık bu durumdan haberdar olması ve birleşerek bu sitede bir uzman bulundurmalarını sağlamaları veya siteyi kapatmaları için uğraşmaları. Çünkü çocukları sömürülüyor. Nasıl mı? bu yazıların ilgi görmesini gören fırsatçı yayınevleri yazarları bulup kitabın basılması için teklif sunuyorlar ve çocukların üzerinden bu tarz hikayeleri basıp para kazanıyorlar. Velileri de buna resmen göz göre göre izin veriyor. Bu konuda bir uzman işe karışmalı buna izin vermemeli. Veliler çocuklarımızı koruyamıyorsa bizler onları korumak zorundayız.

Youtube bu konuda aldığı eleştirilerden dolayı siteyi daha kullanışlı hale getirmeye başladı tam olarak başaramasa bile. “çocuk izleyici”  adında bir kısıtlama getirdi en azından ilgili anne babalar çocuklarını bu yöntemle kısmen uygunsuz içeriklerden koruyabiliyorlar. 

Şimdi bahsedeceğim konu yetişkinler için de geçerli. İnternetin doğurduğu sosyal medyaların kişinin karakterini, duygu ruh durumunu etkilemesi. Yetişkinler kendilerini bir nebze koruyabiliyor, davranışları daha bilinçli. Fakat bu Instagram, Facebook gibi özel hayatımızı paylaştığımız mecralardan çocuklarımızı korumak zorundayız. Çocuğu teşhir etmek ile ilgili sorunları gözlemlediğim bir olaydan yola çıkarak fikirlerimi belirtmek istiyorum. Çoğunuzun da bildiği gibi Instagram’da çocuklarını paylaşarak takipçi toplayan büyük bir kitle var. Çocuğunuzu sosyal medyada paylaşmayın, gibi bir şey demeyeceğim tabii ki bu sizin tercihinizdir ailecek çekindiğiniz güzel bir fotoğrafı sevdiklerinizle paylaşmanız hiç de garip bir durum değil hatta güzel bile. fakat benim bahsettiğim kitle çocukların her anını videoya alıp milyonlarca kişiyle paylaşanlar. Ne kadar fazla takipçi toplarlarsa o kadar kişi o hesaba reklam vermek isteyecektir bu da demek oluyor ki ne kadar çocuğunu paylaşırsa o kadar beğeni ve takipçi toplayacak haliyle reklam alma sayısı da artacak. Çocuğunun üstünden para kazanmasının etiklik yönünü geçelim öznel bir tartışma çıkabilir ortaya fakat bir çocuğun iznini istemeden her anını paylaşmak somut bir sorundur. “Ben çocuğuma soruyorum izin veriyor, paylaş beni anne diyor.” gibi bir argümanla gelinmesini oldukça komik buluyorum. 4 yaşındaki bir çocuğun beyanı ile böyle bir iş yapılması oldukça gülünç ve bilinçsiz bir davranış. Çocuğun ilerde bu fotoğrafları görüp utanması bir şey değiştirmeyecek çünkü sonsuza kadar internette kalacak bu fotoğraflar, videolar. Medyada bulunan sapık insanların varlığına hiç değinmek bile istemiyorum bu konuda hepimizin bildiği somut sorunlar mevcut. Bunu çözümü için ise aklıma gelen tek çözüm eğitim ve bilinçlendirme. 

Medyanın olumlu yönlerini sıralamak isterdim fakat bu sorunlar o kadar önemli ve güncel sorunlar ki bardağın dolu tarafını göremiyoruz ne yazık ki. Değinmediğimiz birçok olumsuzluk var, zorbalık gibi.. fakat bu yazımı burada tamamlıyorum. Umarım bazı velileri yeni medya konusunda az da olsa bilgilendirmiş bir görüş kazandırmışımdır. Herkese sağlıklı günler diliyorum.   

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.