ÇİN’İN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAFSATASINI BİZ TÜRKLER SAVUNAMAYIZ

Çin, 1949 yılında Doğu Türkistan’ı işgal etmiştir .Bu topraklar Çin tarafından gasp edilmiş  ata yurdumuzdur.

Doğu Türkistan tarihî Türk yurdudur. Kültürel  Çin coğrafyasıyla Doğu Türkistanın  hiçbir ilgisi yoktur. 

Çin efsanelerine göre, Sarı Irmak, Çin’i doğuran anadır ve bu ırmak Doğu Türkistan’ın çok uzağındadır. Çin’in tarihî sınırları, batıda, Gansu koridorunun başladığı Lancou’ya ulaşmadan biter. Aşağı yukarı bin kilometrelik Gansu koridoru ve onun batısındaki Doğu Türkistan tarihî Çin sınırlarının tamamen dışındadır. 

Çini   yöneten Mançu hanedanı Doğu Türkistan’ı 1760’larda istila etmiştir. 1863’te Doğu Türkistan’da kurulan bağımsız Yakup Bey Devleti de 1877’de Çin tarafından yıkılmış ve bölge Çin hâkimiyetine girmiştir. Çinliler bölgenin tarihî adı olan  Doğu Türkistan adını da değiştirmişler ve “yeni sınırlar” anlamında Şincang diye safsata   bir isim uydurmuşlardır. 

Türkler 10. yüzyılda Müslüman olmuşlardır. Kitleler hâlinde Müslüman oluşumuz 10. yüzyılın ortalarında ve ikinci yarısındadır. Bu sürecin başlangıç merkezi de Kâşgar’dır. 10. yüzyılın ortalarında, o zamanki Türk dünyasının hâkim ve merkezî gücü olan Karahanlıların hakanı Satuk Buğra Han Müslüman olmuş ve 50-60 yıl içinde Türklerin büyük çoğunluğu İslam dine girmişlerdir. 

Karahanlı  hükümdarı Satuk Buğra Han önderliğindeki Türklerin Müslüman olmasını sadece bir din değiştirme olarak algılamak doğru değildir. Bu olay, aynı zamanda dönemin çağdaş medeniyetine girmek demektir; çünkü o zamanın çağdaş medeniyetini İslam dünyası temsil ediyordu

Doğu  Türkistan  Türk – İslam  medeniyetinin beşiğıdır. Tarihi MÖ 200’lü yıllara (Göktürkler ve Hunlar dönemine) kadar dayanan Türkistan toprakları, tarihin ilk dönemlerinden beri Türklerin ana yurdu, bin yıldan beri de İslam toprağıdır. Tarih boyunca Türkistan adı ile bir devlet veya hanlık kurulmamış olmasına rağmen, Orta Asya’nın büyük bölümünü oluşturan söz konusu alan, eski çağlardan beri Türklerin yerleşim merkezi olduğu için Türkistan olarak adlandırılmıştır. Özellikle de araştırmacılar tarafından tarihin ilk medeniyet merkezlerinden biri
olduğu belirtilen Doğu Türkistan, jeo-stratejik konumu itibariyle Batı ve Doğu kültürlerinin kaynaştığı bir alan olmuştur.

  Tarih boyunca büyük imparatorluklara ev sahipliği yapan bu topraklar, Halife Abdülmelik Mervan döneminde Türklerin kendi rızaları ile İslam’ı kabul edişinden sonra İslam aleminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Özellikle Hakan Satuk Buğra’nın İslam’ı kabul etmesinin ardından 751–1216 yılları arasındaki dönem Doğu Türkistan’ın altın devri olarak bilinir.
Medreseleri ve öğretim kurumları ile ünlenen Türkistan, bu dönem boyunca dünyanın dört bir yanından gelen öğrencileri misafir etmiş, tarihe yön veren devlet ve bilim adamları yetiştirmiştir. Bu bölgeden dünyanın dört bir yanına göç eden Türkler ise İslam’ı dünyanın çeşitli ülkelerine taşımışlardır.
Bu topraklarda doğan Karahanlılar, Gazneliler, Harzemşahlar, Selçuklular, Saidiler İslam’ın bayrağı altında devlet kurup, Türk-İslam uygarlığının en güzel örneklerini vermiş ve insanlığa büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. Mahmut Gaznevi, Abdülkerim Satuk Buğra, Timur, Selçuk Bey, Babürşah, Melikşah gibi büyük devlet adamları da bu topraklarda yetişen değerli isimlerdendir.
İmam Buhari, İmam Tirmizi, İbn-i Sina, Ebunasril Farabi, Fergani, Zimahşeri, Sekkaki gibi eserleri ile İslam kütüphanelerini zenginleştiren, dünya bilim adamlarına yol gösteren bilginler de bu toprakların evlatlarıdır.
Ayrıca Divan-ı Lügat-it Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmud, Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacib, Atebet’ül Hakayık adlı dev eserin sahibi Ahmed Yüknek gibi dünya tarihine kültür hazineleri ile yazılan isimler de Türk-İslam uygarlığının beşiği olan bu topraklarda yaşamıştır. Bu Doğu Türkistanlı alimler Doğu Türkistan’ın İslam ve Türk dünyası için taşıdığı değeri ortaya koyması açısından büyük önem taşır.”

Çinin toprak bütünlüğünü  Türkiye’de  savunan   ruhen Çinlileşmiş  küçük  bir grup  vardır.Ulusalcı kisvesine bürünmüş  bu  mankurtlar için ulusalcılık Ankara’da  başlar Pekinde  biter.

Bize ne Çinin  toprak bütünlüğünden, Atayurdumuz Doğu Türkistanı işgal eden   Doğu Türkistanlıları soykırıma uğratan,  milyonlarcasını     Nazivarı  toplama kamplarına koyan  sömürgeci Çindir.Biz  yedi  parçaya bölünmüş,parçalanmış bu zulüm imparatorluğunun tarihten silinmesinden yanayız.

Biz Türkler  semalarında  Gökbayrağın özgürce dalgalandığı Bağımsız Doğu Türkistan devletinden yanayız.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.