Çıkmayı Bekleyen Basamaklar

ب

Yukarıdaki fotoğrafa ilk baktığınızda sıradan ve eski basamaklardan oluşan basit bir merdiven görüyor olabilirsiniz. Fakat biraz daha dikkatli bakmanızı ve sizde çağrıştırdığı düşüncelere kendinizi bırakmanızı rica ediyorum. Oldukça dar alana inşa edilmiş, bir mahalle camisinin kadınlar bölümüne yükselen basit bir merdiven. Bu basamaklardan inerken bir saniyeliğine iç güdüsel olarak arkama dönüp baktım ve bu sıradan merdivenin bana hissettirdiklerini düşündüm. Hayatımızdaki birçok zorluğa rağmen başarıya ulaşmak için çıkmamız gereken basamaklardı bunlar. Yaşam bu kadar basitti demek ki, ahşap eski bir merdivenle bile özetlenebiliyordu. Zorlaştıranlar gerçekten de bizler miyiz acaba diye düşünmedim değil o an.

Hayat bizlere her zaman harika bir yaşam ve mükemmel fırsatlar sunmuyor maalesef. Zaman zaman her birimizin zorluklarla mücadele etmesi gereken durumlarla karşılaşıyoruz. Tam bu noktada hayat, bize hazırlıklı olup olmadığımızı tabii ki sormuyor. Bir anda geliyor ve merkeze bomba gibi düşüyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen yaşamın akışı durmuyor, aksine olabildiğince hızıyla devam ediyor.  Kendimize, ailemize ve arkadaşlarımıza karşı yerine getirmemiz gereken sorumluluklarımız bir köşede bizi beklemeye devam ediyor. Mesele tam da bu nokta da başlıyor.

Merdivenin basamaklarını, hayatımızdaki zorluklara rağmen yavaş yavaş elde ettiğimiz ve yükseldiğimiz başarılarımıza benzetiyorum. Zirveye ulaşmak için adım adım, sabırla çıktığımız her basamak bizi sonun da hedefimize ulaştırıyor. Örneğin yaşlı ve dizlerinde rahatsızlığı olan bir teyze düşünelim, muhtemelen bu merdivenleri tırabzana tutunarak ağır ağır çıkmaya çalışacaktır. Ağrılarına ve nefesinin kesiliyor olmasına rağmen, kendini basamaklara düşüp bırakmayacak ve gayretle hedefe ulaşmak için gayret edecektir. Son adımı attıktan sonra ki mutluluğu ise gözlerinden okunacaktır elbet. Bizler de bu yaşlı teyze gibiyiz aslında. Genç yaşımıza rağmen diz ağrılarımız ya da nefes darlığımız yok belki ama mücadele etmekte olduğumuz psikolojik, ekonomik ya da farklı sağlık sorunları gibi konularımız varken diğer yandan da önümüzde adımlamamız gereken bir merdiven var. Tüm zorluklara rağmen bunu başarmak en azından ilk adımı atmak bizim elimizde. Teyzenin tuttuğu tırabzan gibi bu süreçte bize yardımcı olacak bir ailemiz ve arkadaşlarımız var neyse ki. Onların da desteğini alarak bu merdivenleri çıkmaya başlayabilirsek ve yolculuk boyunca sabredebilirsek şayet hedefe ulaştığımız da duyacağımız hazdan aldığımız keyfi bir düşünün…

Aksine merdivenin eski oluşu ya da tırabzanların olamayışı gibi bahanelerin arkasına saklansak da o merdiven çıkılmayı bekleyen basamaklarıyla birlikte hala orada olacak.  Hayat o kadar kısa ki bahanelere ve olumsuzluklara takılıp kendimizi tüketmekle vakit geçirmek ne kadar akıllıca olur?  Kolay olmayacak bunu başından beri biliyoruz, ama başlamazsak da hiçbir şey ama hiçbir şey değişmeyecek. Başarmanın verdiği hazzı yaşamadan bu kısacık yaşama gözlerini yummak çok acı olmaz mı? Asıl mesele ise zirveye ulaştıktan sonrasın da aslında. Arkana dönüp baktığında, gayretle çıktığın o basamakları gördüğünde nereden geldiğini ve nasıl başladığını unutmamak mıdır erdem?

Kendi hayatını, kendi merdivenini inşa edip güçlendirmek, yeni insanlar tanıyıp rengarenk boyayarak güzelleştirmek senin elinde!

“O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş’ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resûlüm!): ‘Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz’ desen, kâfir olanlar derhal ‘Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir’ derler.”

Hûd | 7

kooplogger

Yazar: Ahsen

❝..bulanlar , arayanlardır. ❝

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.