Çay

Çay

Bir yudum çay kadarken hayat, sevdiğim aşkının merdivenin gönül pencereme daya. Küllerimde yaşıyorum üzerimden geçirdiğin ateşi, ölmemi istiyorsan ihtiyacın var bir yangını söndürecek kadar suya. Bilmiyorsun; sessizliği en iyi sağırlar duyar, karanlığı en iyi körler görür. Sen de körsün, görmüyorsun içimde yavaş yavaş öldüğünü. Bir yanlışım varsa uyar, gitmeyi son çare yap çünkü ayrılık bizim aşkımızın kördüğümü. Unut beni diyorsun, unutur mu insan kalp gözüyle gördüğünü? Unutmaz, sönmez o ateş eğer içindeki bir umutsa! Bırak onlar kahve içsin sen çayıma hatır kal. Zifir gibi demle gönlü acılarımı hatırla. Hayatımı tatlandıracak olsa da gülüşün, şekersiz iç. Hiç içilir mi deme, sakın tatlı gülüşünü zehir çaya batırma. Çünkü sana ulaşamamak acım, görüşünü değiştirmez hiçbir açı. Ağır gelir sana saf dem söylesem, sen iyisi mi iç bir açık. Zaman aşkı soğutuyor diyor insanların birkaçı. Ayrılıklar demli bir çay kadar acı. Beni de soğuttun çayımı da, demir al demine su katan bardaklara açıl…

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları