Cadılar, Mahkemeleri ve Tarihin Kara Lekesi: Engizisyonlar

Merhaba, öncelikle söylemem gerek bu yazı hakkında araştırma yapmak sahiden çok zevkli ve heyecan vericiydi 🙂

Şimdi konumuza geçelim: cadılar tarihin çok eski zamanlarında farklı isimlerle nitelendirilmiş; bazı toplumlara göre doğadan güç aldığı düşünülen, bazılarına göre ise şeytanla iş birliği yaptığına inanılan doğaüstü güçlere sahip olduğu iddia edilen kişilerdir. Doğaüstü canlıları konu alan çok fazla film, dizi vb. yapımlar var ise de biz bugün dünya tarihinde unutulamayan cadı mahkemeleri gibi daha realistik şeyleri inceleyelim.

Cadılık aslında bir zamanlar Avrupa’da dul kadınların ekonomi kaynağıydı. Kadınlar kukla bebekler, tılsımlar ve büyüler yaptıklarını iddia ederek karşılığında da para alırlardı, elbette bundan çok çok öncesinde de şamanlar vb. cadı özelliği taşıdığı düşünülen kişilerden bahsedebiliriz fakat Avrupa’da kadınların bunu meslek haline getirmesi cadılığın birden duyulması ve yayılmasına neden oldu. Bana kalırsa dul kadınların kendilerini cadı olarak ilan etmelerinin bir diğer nedeni o dönemlerde dul olan kadınlara karşı tutumlar. Nihayetinde şeytanla iş birliği yapmış bir kadına kimse pek yaklaşmak istemez yani bu durum zamanında bir çeşit müdafaa olarak kullanılmış.

Neden Cadıların Genelde Kadın Olduğu Düşünülür ?

Tarihte cadılıkla suçlanan kişileri 3/4’ü kadındır, neden mi?

  • Havva’nın yasak elmayı yemek için Adem’i ikna ettiği ve cennetten kovulmaya neden olduğu bu sebeple de kadınların şeytana karşı erkeklerden daha iradesiz olduğu düşünülüyordu.
  • Kadınlar; hemşirelik, ebelik, şifalı bitkileri kullanarak özel ilaçlar yapmak gibi şeyleri meslek edinmişlerdi.
  • Erkekler o dönemlerde sorunlarını daha çok kavga ederek çözüyorlar; kadınlar ise öfkelerini belirtmek için lanet okurlardı ve tabi ki lanet okumak cadılıkla özdeştirilirdi.

Kilisenin Tepkisi

Asıl olaylar cadılığın popüler hale gelmesiyle başlıyor. Bu popülarite kiliseyi harekete geçiriyor bunun en bariz nedeni Hıristiyan dininde kutsal sayılan Kitab-ı Mukaddes eserindeki şu cümledir; “Bir cadının yaşamasına müsamaha göstermeyeceksin.” (Mısır’dan Çıkış 22. bölüm 18. Ayet)

Kilise bu cadılık popülerliğini bitirmek için bu iddialara sahip insanları yargılama kararı aldı, o dönemde kilise tarafından sadece yargılanmak bile büyük bir onursuzluk olarak görüldüğünden ilk başlarda kimseye idam cezası verilmesine gerek bile duyulmadı ta ki Bridget Bishop’a kadar.

Bridget Bishop tarihte cadılık suçlamasıyla idam cezasına çarptırılan ilk kişidir. Kendisi dört evlilik yapmıştır ve ikinci kocasına onu lanetleyerek öldüreceğine dair tehditler savurması ve kısa bir süre sonra ikinci eşinin de ,tıpkı birincisi gibi, beklenmedik ölümünden dolayı kilise onu yargılamaya başlar fakat delil yetersizliğinden beraat eder. Bu olaydan sonraki on sene daha Bishop farklı nedenlerle (kavga ettiği komşusunun kedisinin hemen sonra zehirlenerek ölmesi, tek bir bakışıyla bir kızın üstündeki ceketi yırttığı iddiaları, kocasına şeytanı övdüğü ve şeytanın onun tanrısı olduğunu komşularına söylediği…) kilise tarafından cadılıkla yargılanır ve nihayetinde de idam cezasına çarptırılır.

Bishop’ın idamı kimilerini korkutur fakat kimilerinin de ayaklanmasını sağlar . Ayaklanmalarla beraber Orta Çağ, İspanyol, Roma, Portekiz Engizisyonları ve daha bir çok farklı yargı kuruluşları yalnızca cadıları yargılamak ve sonunda farklı yollarla idama mahkum etmek için kuruldu.

İdam Yöntemleri

  1. Yakılarak Öldürülme: içlerinde en vahşice olan idam türüdür. Yargılama sonucunda kişinin KESİN olarak cadı olduğuna karar verilirse ve kişinin çevresine verdiği iddia edilen zarar çok büyükse, en acı veren öldürme yöntemi olarak uygulanırdı.
  2. Asılarak idam edilme: en çok kullanılan yöntemdi. Hatta bazen Engizisyon sonucunda masum çıkan kişileri halk cadı olduğundan emin ise kendileri köylerdeki ağaçlara asardı.
  3. Kazığa oturtulma: daha çok kişinin itirafı için işkence ile başlayan fakat kişi itiraf etmediği takdirle ölümle sonuçlanan bir idam çeşididir.

Bunlar ve daha niceleri…

Bir Bahane Haline Geldi

Tabi ki bu kadar popüler bir suç haline gelince cadılık artık idam için bir bahane haline gelmeye başladı . Öyle ki insanlar sevmediği komşuları için cadılık suçlamaları yapmaya ve hatta kilisenin kendisi bilimle uğraşan kadınların artışından hoşnut olmadı ve birçoğunu  şeytanın çırakları olarak, cadı olma gerekçesiyle ölüme mahkum etti. Size cadılık suçlaması nedeni ile idam edildiği bilinen bazı kişilerin listesi için bir link bırakıyorum:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Cad%C4%B1_oldu%C4%9Fu_gerek%C3%A7esiyle_idam_edilenler_listesi

Hâlâ mı ??

Zamanında yaşanan bu olaylar yüzünden ortalama 50-60 bin kişinin cadılık suçu ile öldürüldüğü tahmin ediliyor. Bugün hala Afrika’da bazı topluluklar, Papua Yeni Gine ve Hindistan gibi ülkelerde cadılığa inanılır, lanetli kabul edilir hatta anayasalarında cadılık iddiaları için gerekli suçlar belirtilir.

Cadı olsun veya olmasın, elli bin kişinin vahşice katledilişi; bize insan ırkının tanımlayamadığı şeylere karşı olan korkusunun ona neler yaptırabileceğini gösterdi.

Ve cadı avları tarihin en lekeli, karanlık sayfalarına gömüldü…

Bengisu TEMEL

Kaynakça

  1. “witch-hunt.” Oxford Dictionary of English 2eOxford University Press, 2003.
  2. Sommerville J. P. 11 Ocak 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. history.wisc.edu. Erişim: 4 Mart 2014.
  3. Brian Levack, The Witch Hunt in Early Modern Europe
  4. Sabah gazetesi, İki kadının başı ‘cadı’ diye kesildi, 18.09.2018 tarihinde alındı.
  5. Silvia Federici, Cadılar, cadı avı ve kadınlar– Silvia Federici’nin PM Press tarafından basılan ‘Witches, Witch-Hunting, and Women’ (Cadılar, Cadı Avı ve Kadınlar) adlı yeni kitabı. (Vikipedi kaynaklarından alınan bilgilerle yorumlanarak yazıldı)

yazar

Yazar: Bengi-Temel

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.