BU MEVSİMDE ISINMAK MESELE

Fotoğraf sahibi: Pixabay (@Pixabay on Pexels)

Sararmış yaprakların dalına tutunamaması gibi bir sonbahar daha eksildi ömürden. Sarının envai çeşit tonunun doğaya üşüştüğü bir mevsimi daha uğurladık. Yağmurdan sonraki toprak kokusu ve otların üzerindeki çiselerin paçalarımıza sırnaştığı sevimlilik, yerini sert rüzgarlara ve acımasız soğuğa bıraktı.

Bulutlar ile güneş ışıklarının kıyasıya kapıştığı bir mevsimdeyiz artık…

Hatırıma, ilkokul yıllarımda sınıf panosunda asılı duran mevsimler şeridi geliyor. Ne kadar samimi ve ne kadar huzur vericiydi. Üstelik oradaki kış mevsimine hangi mevsim bakarsak bakalım, insanın içi ısınırdı. Çocukken, kış mevsimi bile başkaydı gözümüzde! Sabah uyanıp perdeyi aralığımızda gördüğümüz o bembeyaz örtünün üzerinde tepinebilmek, kardan adam yapabilmek, kar topu oynayabilmek, kızak niyetine kullandığımız naylonların üzerinde kayabilmek ve daha nicesi için can atardık. Hele bir de okullar tatil edildiyse, değmeyin keyfimize…

Elimizde eldiven yokmuş, soğuktan mosmor olmuş, kar suyu üstümüzü ıslatmış umurumuzda mı? Bunlar, annelerin düşüneceği şeylerdi… Ha bir de kardan adamı eve sokmak gibi girişimlerimiz olur, annemizin isabet derecesi kuvvetli terliği ile münasebetimiz sonucu isyan bastırıldı.

Bu mevsimde ısınmak mesele!

Isınmak mesele; çünkü insan düşünmeden edemiyor içi yumuşacık botu olmayanları, eksi bilmem kaç derece soğuk ile baş edebilme yeterliliğinde herhangi bir monta sahip olamayanları! Dahası, ısınma bedelini ödeyebilmek için tasarrufa gitmek zorunda kalınanları, içi evi ısıtacak kadar yakacak ile dolamamış sobaları, evsizleri, sokak hayvanlarını…

Büyüdükçe ve başka başka kışlar gördükçe, dışarıdan içeriye sokulan o kardan adam gibi şekil değiştirdik sanki. Bir başka olduk! Sürüsüne montumuz ve tabi ki onlara uygun botumuz oldu. Üstümüz başımız tarhana ve ıhlamur yerine bilmem ne marka parfümlerden kokar oldu. Zamana, düzene mi uyduk ne? Peki zaman; geçmişini, ihtiyaç sahiplerini ve sokak hayvanlarını unutmayı mı tembihliyordu bize? Vücudun ısınsın ama yüreğin her mevsim buz tutsun nasihatinde mi bulunuyordu?

 Asıl mesele, yüreğini her mevsim sıcak tutabilmek! Kötülüklerden ayıklanıp, kibirden uzaklaşan ve merhamet, iyi niyet, güzellik ve sevgi ile dolan kalp sıcacık olur. Kalbi sıcacık olan da hani o eskiden karanlık odada yanan sobaların tavanda oluşturduğu yansımaları izlerken duyduğumuz huzur var ya, işte öyle bir huzurla, ömründeki tüm kışların soğuğundan koruyabilir kendini…

DERYA DERVİŞOĞLU
BUTİMAR
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Charlie’ye Mektuplar │ üçüncü mektup │hicap mektubunun al rengi

Charlie’ye Mektuplar │ üçüncü mektup │hicap mektubunun al rengi

Sonraki
Charlie’ye Mektuplar │ dördüncü mektup │ bir başka sıkıcı mektup

Charlie’ye Mektuplar │ dördüncü mektup │ bir başka sıkıcı mektup

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.