Devrim Artıkları

Benim “devrim artıkları” olarak adlandırdığım ve tek amaçlarının ya Atatürkçülük adı altında İslami değerlere saldıran ya da İslamcılık adı altında Atatürk’e sayan yayınlar üreten bir grup mevcut. Bu grupların Türkiye’ye yararının olduğu söylenemez. Çünkü toplumların kutuplaşmasına ve çatışma ortamının doğmasına hizmet ediyorlar. Her iki grubunda Cumhuriyetten hatta imparatorluk devrinden günümüze kadar bir çok ilkesel duruşu hazmedemediğini görüyoruz. Bu tartışmaların başında hilâfet, laiklik, saltanat gibi dini ve otoriter kavramlar geliyor. Bir grup Cumhuriyet değerlerini kökten batıcılık ve hatta kâfirin oyuncağı haline gelme olarak görüyor. Diğer bir grup Cumhuriyet öncesi değerlerin hemen hepsini yıkmak ve hayali bir batılılaşma yaşamak veya kendi deyimleriyle “medenileşmek” istiyorlar. Medenileşmek, moderniteye ayak uydurmak elzemdir. Ama hangi medeniyet ve hangi modernite anlayışına?

Devrim Artıkları

Avrupa’da yüzyıllardır süren çatışmaların ortaya çıkardığı değerlerin önemi vardır. Ama Avrupa acaba kendi değerlerini ne kadar benimsemiş ve hayata geçirebilmiştir? Göçmenlerin Akdeniz’de boğularak can verdiği, Afganistan’da Suriye’de ve dahi Türk ve Müslüman diyarında insanların katledildiği ve daha birçok insanlık dışı durumla karşı karşıya olduğumuz durumda; “batı medeniyetinin” sessiz kaldığını ve hatta göçmen karşıtı hareketlerin, islamofobianın ve faşizmin arttığını görüyoruz. Yukarıda anlattığım grupların bu hikayeleri iyi araştırması ve analiz etmesi gereklidir. Ne batı hayranlığı ne de batı düşmanlığı bizleri istediğimiz istikamete götüremez, tam tersine ket vurur. Bizim medeniyet anlayışımız 1923’te başlamamıştır lakin 1923 önemli bir merhaledir. Binlerce yıllık bir birikimin neticesinde bugünlere geldiğimizi unutmamalıyız. Söz gelimi cumhuriyeti milat alan bir anlayış ile cumhuriyet öncesi dönemde takılı kalan anlayışın ne medeniyet tasavvuru olabilir ne de medenileşebilir. Peki çözüm? Çözüm aslında basit. Şu sorunun cevabı bizim çözümümüz olacaktır. Biz kimiz veya kim olmalıyız?

Not: Ne İslam ne de Atatürk kimsenin tekelinde değildir!

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları