Bir Nesle Hayatı Öğreten Adam: Sagopa Kajmer

”Dudaklarım kilitli. Hoşça kal bugün

Sen de yolcusun. 

Dünlerimde sorgusun

Ve 24’lük yorgunsun

Git de dinlen gidenlerle! 

Yarınım kapıda bekliyor ve son veda zaman’

diyordu Sagopa 2003’te yayınladığı şarkıda 24. yaş için.

Sagopa Kajmer 2000’li yıllara damgasını vurmuş ünlü bir rap şarkıcısıydı. Şu anki popülerlik tanımının aksine o zamanlar herkes tarafından tanınmasının sebebi çağının gerektiğini yapması değildi. 15 sene sonra bile usanmadan dinlenecek, herkesin kendinden bir parça bulduğu şarkılar yazarak kendi tarzını kendi oluşturarak geldi buralara. Acı çeken, melankolik bir nesilin sesi oldu. Bazen kendi hayatından birşeyler kattı, bazen insan olmanın gerektiği üzere başkasının acısı üzerine birşeyler yazdı. Adını çoğu insanın kalbine altın harflerle yazdırdı asla silinmeyecek şekilde. 

Şahsen benim için Sagopa’nın değerine gelirsek, benim gönlümde eşsiz bir değeri vardır. İlk dinlediğimde 5.sınıfa gidiyordum. Şarkılarının ağırlığıyla bugüne dek yoğuruldum. Bazen beni daha tanışmadığım acılara karşı uyardı, bazen de yaşadığım acılara ses oldu. Hayatın sert yönünü yüzüme daha çok gençken vurdu. Beni hayata hazırlayan bir öğretmendi Sagopa benim için. Bazı zaman hiç bilmediğim insanlar için gözyaşı döktüm, bazen de kendim için.

İlham kaynağı melankoli ve pesimistlikti Sagopa. Savaş mağdurları için de şarkı yazdı gerektiği vakit, aşk acısı çeken insanlar için de birşeyler karaladı Sagopa. Herşeye karşı bir isyan oldu kendisi.

Sagopa, sesi belki de hiçbir zaman yüksek sesle çıkmayacak kadar yorulan insanların sesi olmayı seçti. Bu yüzden çok fazla sevildi. Bir jenerasyonun geçmişe dair anılarında ki en çok özlediği şey oldu şarkıları. Sevenler bir daha bırakamadı, yıllarca dinledi. 

Diğer herkesten farklı olarak lirik kalitesi bakımından zamanının çok ötesinde yapan bir yapıya sahipti. Bu yüzden eşsizdir Sagopa. 

Acıların vücut bulmuş halidir. Ne kendine ne başkasına kayıtsız kalabilir ne de düzelemeyecek şeyler için boşuna kürek çeker. Bu dediğim tanım milyonlarca insanı tanımlıyordu. Sagopa bu insanların dermanı olmak istiyordu adeta. Pesimistti kendisi, dinleyenleri gibi. Melankolik bir hayatı vardı, dinleyenleri gibi.Onlar öyleydi diye kendisi öyle davranmadı, kendisi baştan sona dinleyenleri gibiydi.

İnsanların cevap bulamadığı, çare üretemediği, onları boğan her sıkıntıyı o da yaşıyordu daha çocukluktan. Bunlar hakkında onlarca şarkı yazdı, yıllarca hissedilen hisleri tek bir cümleyle özetledi. Unutulamayacak sözlere imza attı. Bir nesil ezbere bilir Sagopa’nın şarkılarını.

Beni geçmişe götüren tek şeydir Sagopa’nın şarkıları. Çocukuğuma giderim, gençliğime dönerim. O zamanki anılarım aklıma gelir, o zamanki fikirlerimi hatırlarım. Elimden akıp giden geçmişi fiziksel olarak karşılığı olmayacak bir acıyla anarım. Bir derinliğe giderim. Hayatın anlamını sorgularım. Geçmişe dönmenin hayallerini kurarım çocukca olmayacağını bile bile. Daha sonra hiçbir zaman hiçbirşeyin bir daha öyle olmayacağını, o zamanki gibi olmayacağını kabullenir ve ayağa kalkarım. İşte aslında burası benim canımı gerçekten acıtan şeydir: Acıyı kabullenecek kadar olgunlaşmak. Tüm bunları yaşamamı sağlayan çoğu zaman 3 dakikaya sığan bir Sagopa Kajmer şarkısı olur.

Evet, tüm bunları bana Sagopa yaşatır. Bana acı vererek hayatta tutar her daim. Çocukluğumdan beri her gece, kulaklıkla yatakta yatarken tavanı seyretmeye başlarım. Bazen dakikalar sürer bu durum bazen de saatler. Arkada sagopa anlatır birşeyler. Bazen sözler sebep olur gözyaşlarımı dökmeme sebep olan, bazen o şarkının özel anısı, bazen de şarkının beat’i dir sadece bunu bana yapan.

Yaşım 80’de olsa dinleyeceğim bir isim Sagopa bu sebepten ötürü. Çünkü o hayatın kendisini yazdı, bır kısmını değil. Aynı şarkısını 2009’da dinlerken farklı bir hissiyat alabilirken, 11 sene sonra bugün dinlersen sana farklı şeyler anlatabilir. Bazı parçalarının değerini o an dinlerken pek kavrayamazsın, o şarkı için ödemen gereken bedel vardır. Hayat sana bu bedeli ödettikten sonra o şarkıyı dinleyebilirsin.

Bu dünyadan göçene dek, kulaklarınızda Sagopa çalması dileği ile …

okur

Yazar: Can Gulebaglan

İnsan olmayı başarabilen biri

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.