Bir Deli Karmaşa

Issız, kederli, yalnız sokaklarda yürüyorum. Gökyüzü ağlak, gökyüzü isyankar. Dilimde söylenmemiş küfürler, zihnimde bunaltı, göğsümde ağrı, gözlerimde öfke. Bir deli karmaşa sokakta ve tam ortasında ıslak bedenim. Bir deli karmaşa sokaklar, ağzımda yarım kalmış, ıslak sigaram. Ağlak gökyüzü titrek, ağlak gökyüzü nefret dolu. Bir deli karmaşa ah şu gökyüzü. Gökyüzü adeta yeni doğmuş bir bebek gibi ağlak ve ürkek. Yürüyorum, yürüyorum ve sağıma bakıyorum. Kaldırımda bir beden görüyorum; elinde şarap şişesi ve ağzında sigarasıyla. Saçları ağarmış, gözleri yeşil ve parlak. Kıyafetleri yırtılmış, ayakları çıplak ve bir eli göğsünde. Gözlerine bakıyorum, gözlerinde bir deli karmaşa. Şarabından bir yudum alıyor ve kahkahalar atıyor. Bir büyük kahkahadan sonra tekrar ıslak gözleri ve tekrar ağrılı göğsü. Kafamı çeviriyorum ve yürüyorum. Yürüyorum, yürüyorum ve karşımda ufak bir çocuk. Annesi çekiştiriyor elinden ve ağlıyor çocuk. Gözlerinde hüzün, dudaklarını bükmüş. Görüyorum gözlerini, gözlerinde bir deli karmaşa. Biraz daha yürüyorum ve solumda bir kadın. Bankta oturuyor, gözlerinde korku, başını öne eğmiş. Gözlerine bakıyorum, gözlerinde bir deli karmaşa. Kaldırıyorum kafamı gökyüzüne. Gökyüzü kızgın, gökyüzü ağlak ve onda bir deli karmaşa. Sağımdaki şarapçı gülüyor fakat ağlıyor da; karşımdaki çocuk kederli fakat annesini delicesine seviyor; solumdaki kadın korkuyor fakat kararsız. Gözlerde bir deli karmaşa, gözlerde hüzün, gözlerde sevgi ve daha nicesi. Gökyüzü kesti ağlamayı, gökyüzü kesti öfkesini. Ah bir deli karmaşa bu gökyüzü. Yürüyorum bu yollarda; bir deli karmaşam ve bir deli karmaşalarla.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum