Basit bir kelime

Bir daha asla buraya dönüp bakmayacağım. Kimsenin olmadığı bir dünyaya bir bağırış gibi… 

Ne söylerdim bilmiyorum ya da ne anlamı olurdu söylediğim şeylerin. Öznenin ben olmadığı cümleler kullanıyorum daha doğrusu özne istesem de olamıyorum. Kaldırıp kafamı yukarı baktığım zaman çok büyük bir ağırlık yükleniyor üstüme ya da aşağıya baktığım zaman. Bir süre sonra yönün hiçbir anlamı kalmıyor tamamen karanlık bir yerde göremeyeceğiniz gibi tamamen aydınlıkta da göremezsiniz hah! tam öyle işte. Her şey aynı gibi gelirken her şeyin çok farklı yaşandığı bir dünya da yaşıyoruz(yaşıyoruz demişken en gerçek en saf hali ile çünkü ne yaparsam yapayım yırtmadığım bu boyut içerisinde tıkılıp kaldım). Sorduğum tüm soruları ben soruyorum, yaşadığım her şeyi ben yaşıyorum, ben varım ama asla ben ben değilim ya da özne değilim. Bunun bilincine vardığımdan beri sanki özgürlüğüm kayboldu ve bu öyle bir his ki kendimi bir hiç bile hissedemiyorum. Yok oluşuma karşı içimdeki güç direniyor ama neden bilmiyorum. İçimdeki iç savaşı saklamaya çalıştıkça uzaklaşıyorum her şeyden. Neden saklıyorum onu da bilmiyorum, aslında hiçbir şey bilmiyorum. Sadece basit bir zaman yolcusuyum, umarım pencere kenarında oturuyorumdur ve kafamı kaldırdığımda dışarıyı seyredebilirim çünkü gözlerimi kapatmak dışında kalan her şey çok zor geliyor

okur

Yazar: vice versa

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.