Balon

     Yine coşkulu bir bayram günüydü. Çocuklar rengarenk elbiseleriyle ortalıkta koşuşturuyorlardı. Bugünler onlara güzeldi. Bugünler asıl onların bayramıydı. Harçlıklar, birbirinden güzel şekerler, oynanan bol matrakslı oyunlar… Sezer de bu mutlu çocuklardan biriydi. Zar zor geçimini sağlayan bir ailenin en küçük çocuğuydu. Her gün ardı arkası kesilmeyen kavgaların arasında dünyaya gelmişti. Aile içi sıkıntılara rağmen hep mutlu bir çocuktu. Sevimliydi. Sonra ceylan gibi güzel gözleri vardı. Akıllıydı, yaramazdı. O da diğer arkadaşları gibi bayram sevincini doruklarda yaşayanlardandı.

     Sezer ve üç sevimli arkadaşı bayram sabahı erkenden üstlerini giymiş ve şeker toplamaya çıkmışlardı. Epey şeker toplamışlardı. En çok şekeri Tahsin toplamıştı onun ardından Gülşah, Sezer ve Murat. Tahsin en çok şekeri toplamanın verdiği sevinçle bağırmaya başladı: “Tam 12 taneee! Tam 12 tane şekerim vaaar!” Hepsi Tahsinin bu hallerine gülüyorlardı. Daha sonra mahalle maçı yaptılar. Sezer tam  tamına iki gol atarak takımına galibiyet getirmişti.

      Artık hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Sezer arkadaşlarına veda ederek evinin yolunu tuttu. Sonra birden geri döndü. Geçen gün uçan balon satan bir amca görmüştü caddede. Çok beğenmişti ve şimdi biraz parası vardı. O uçan balonlardan almanın tam vaktiydi. Caddeyi geçtikten sonra adamı buldu. “Amca şu arabalı balon ne kadar?” “Ooo en pahalısını beğenmişsin evlat. 25 lira.” Sezer’in 15 lirası vardı. Olmayacağını biliyordu ama yine de denemek istedi. “Amca bu kadar param var ama geri kalanını haftaya öderim lütfen alabilir miyim o balonu?” Adam sırıtarak: ” Ben bilmez miyim sizin gibi fırlamaları. Öyle dersiniz dersiniz ama ne para gelir ne siz gelirsiniz. Yok sana balon falan.” Sezer hayal kırıklığına uğramıştı. Ne olurdu o balonu verse. Hem gerçekten ödeyecekti haftaya geri kalanını. Suratı düştü, artık eve gitmesi gerekiyordu saat epey ilerlemişti. Arkasını döndü ve tekrar eve gitmek üzere caddeden geçmeye başladı. Aşırı hızla gelen bir araba küçük Sezer’e çarptı. Etraftakiler ambulansı aradı aceleyle hastaneye kaldırdılar Sezer’i. Ama kurtaramadılar. 

    Olayların bir kısmına şahit olan bir beyefendi o baloncuya giderek tüm arabalı balonları satın aldı. Hepsini etraftaki çocuklara dağıttı, yalnız biri hariç. O bir balon Sezer’e aitti. Kaza olmadan saniyeler öncesinde o balonu ona vermek için bekleyen beyefendi tam o caddede o bir balonu gökyüzüne bıraktı. Kafasını göğe kaldırdı. “Bak bu senin balonun. Hem de arabalı olanlardan…”  Gözünden bir damla yaş aktı. Çocukların ölmesi haksızlıktı, hele ki mutsuz ölmeleri büsbütün haksızlıktı. 

     Beyefendi daha sonraki yıllarda çocuklara balon dağıtan bir yer açtı. Ve gelen her çocuğa ücretsiz balonlar dağıtıldı. Hiç çocuğu yoktu yalnız bir adamdı. Ama yıllar yıllar sonra o çocuklar manevi evladı olmuştu. Onların yüreklerine dokunmuştu. Bu koca yürekli beyefendinin kim olduğunu soracak olursanız ben de bilmiyorum. Hem isimlerin ne önemi var. Sadece sıcacık yüreğiyle güldürdüğü tüm çocuklarla bilinsin. 

 Çocuklar özeldir, çocuklar güzeldir, çocukluk güzeldir.

okur

Yazar: S3na

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.