BAĞIMLILIKLARI KONFOR ALANINDAN DIŞARI ATMAK

BAĞIMLILIKLARI KONFOR ALANINDAN DIŞARI ATMAK

Konfor alanımız diyorum ne kadar bağımsız? Bir insana, nesneye, alışkanlıklara bir şeyler bahşederek yaşamak ve kendimizi onlarla kısıtlamak ne kadar doğru?

Aristo’nun mağara alegorisini duymayan yoktur ama yine de kısaca bahsedeyim:

Mağara içinde yaşayan -ya da zincirlenmiş demek daha doğru- insanlar ve gördükleri sadece dışarıdan geçen insanların gölgeleri. Onlar için var olan bu gölgeler. Gölgeleri var eden ışık, güneş, toprak, diğer insanlar onlar için sadece bilinmeyen ötede bilinmezlikten farksız. İçlerinden biri mağaranın dışına çıkar bir gün ve aslında gölgelerin ne kadar gerçeksiz olduğunu anlar. Bunları diğer arkadaşlarına anlatır. Diğerleri ise mağara dışında gerçeklik olduğuna inanmazlar. Sizce ”DİĞERLERİ”nin inanmayışı nedendir? Çeşitli tahminler ortaya koymak mümkün. Mesela zincir aslında onlara rahatlık sunuyorsa, mesela başka bir gerçekliğin olduğunu bilmek adaptasyonu zorlaştırırsa, mesela değişmemek, farkına varmamak en doğrusuysa… diye artırılabilir.

Bunu aslında hepimiz yaşıyoruz: Telefon bağımlılığı, yiyecek bağımlılığı, birisine bağlanmak(karşıt cinse, ailene, arkadaşına), kendin olmaktan çıkıp gerçek olmayan sana inanmak… ne kadar doğru?

Ya aslında bu dediğimiz konforlardan kurtulup konforsuzluğu seçmek konforluk sağlarsa bize! Denemekten ne kaybederiz… 

yazar

Yazar: Dt.Şaziye KAPLAN

''Her insan mükemmeldir.'' -MAVİ-

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.