ASILASI DÜŞÜNCELER

Gece boyunca hiç uyumamıştı. Usulca gözlerini tavanda gezdirirken, “Düşüncelerimi asarsam katil sayılır mıyım?” diye bağırdı. Uçlarda ve dengesiz bir insan olduğunu kanıtlayan tavırlarıydı bunlar.

Yine bir varoluşsal sancılarının kapılarını aralamak üzereydi ki vazgeçti sonra. Artık bu tarz eğlenceler için pek güç bulamıyordu kendinde. Sıradan insanlar gibi sıradan yaşamak ve sıradan düşünceler ile meşgul olmak istiyordu. Yaşamın dışında yaşamı izlemekten ziyade tüm ilkelliği ile yaşamak istiyordu. Ölü bir bedeni taşımaktan o kadar çok sıkılmıştı ki daha fazlasına katlanamazdı. Asmak istiyordu tüm kokuşmuş fikirlerini. Hiç susmayan ve en lezzetli anları bile kabusa çeviren düşüncelerini.

As..asss..asacağım diye ikinci kez bağırdı.

 Soğuk bir eli vücudunda hissetti. Belli ki sakinleştirmek gibi bir amacı vardı bu parmakların. Hafif bir şekilde yan tarafına kıvrıldı. Yanında bir kadın uzanıyordu. Kim olduğunu hatırlamaya çalıştı. Kendine yabancılaşmak bir yana etrafına bu kadar kayıtsız oluşuna canı sıkıldı. kadının gözlerine derin derin baktı bir süre. Hayat adına anlam aradı. Bulduğu koca bir hiçlik.. bir kara delik.. Kadının kulağına doğru eğildi;

Bu kadar uzakken birbirlerine, nasıl oluyor da insanlar insanlara yakın hisseder? Bizi bir arada tutan tek şey şehvet mi? Hormonların kölesi olduğunun farkında mısın, yoksa gerçekten de yaşamın saflığına inanan leş bir mahlukat mı?

Kadın , adamın ne dediğini anlamıyordu fakat son cümlesine bozulması gerektiğinin farkındaydı.

Adam pencereye doğru yürüdü. Sigarasını yakarken odada ki sessizlik midesini bulandırıyordu. Konuş dedi kadına. Konuş, sürekli konuşmamız gerek yoksa asılacak, beynimde ki her bir düşünce asılacak. Bana ait olmayan hiçbir şeyi sahiplenemem.

Kadın adamın tuhaflığına pek şaşırmıyordu. Onunla olan her adam gibi bu da zevk sonrası boşlukta yüzüyor diye düşünüyordu.

Adamların bu denli itaat sonrası isyankar oluşu ona her zaman trajikomik gelmişti.

Hormonların kölesi, kadınların efendisi(!) Olan erkekler…Deyip kahkaha attı. Bazen kurduğu dünyaya kendisi bile şaşırıyor ve inanıyordu.

 Gidiyorum ben, deyip ani bir hareketle kalktı Kadın. Kapıya doğru yürürken arkasına baktı. Adam, çoktan bilmediği sularda boğulmak üzere yüzüyordu. Hoşçakal.. insan gibi yaşamak adına seni bu odada bırakıp insanlar arasına karışıyorum. Daha fazla katlanamam bu boşluğa. Yaşayacağım ,tüm saçmalığa rağmen. Her şey çok anlamlıymışcasına yasayacağım. Dedi kadın. Hızlı adımlar ile dışarıya attı kendini, bilincini odada bırakarak.

yazar

Yazar: Zeynep-99

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum

  1. Daha metnin başından itirbaren usta bir kalemin elinden çıktığı belli oluyor . İnsan ruhundaki ilmekleri iyi dokumakla beraber çok katmanlı bir derinlik ortaya konulmuş. Tebrik ederim sizi Zeynep hanım