ARKAMA BAKMADAN

Nice aylar eskittim sevdan uğruna. Bak hala burdayım. Ne ben öldüm sensizlikten ne sen öldün benim içimde. İlk gün nasılsa hala öyle taze sevdam. 

Durup caddede geçenleri saymaya çalışmak gibi sevdanı yok etmeye çalışmak.. Sonu gelmiyor. Sürekli bir telaş, bir koşuşturma var hayatımın içinde. Sanki ben bitirmeye çalıştıkça yoğun bir kalabalık geliyor üstüme üstüme. İnsanları saymaktan sıkılmışım ama bitmesi için zorla saymaya çalışıyorum. 

Bazı geceler kabus olduğu zaman, balkona çıkıp etrafa uzun uzun bakıyorum. Evlerin yavaş yavaş sönen ışıkları, yollarda sessizce akıp giden arabalar ve birde durmayan zaman. Düşünüyorum, acaba bu evde yaşayan insanların bir sıkıntısı var mı diye.. Bilmediğimiz kaç hane, kaç kişi, kaç ruh acı çekiyor da görmüyoruz kim bilir. 

“Her insanın kendi hayatını bir kez mahvetme hakkı vardır.” diye okumuştum bir yerde. Herkes bilerek veya bilmeden kendi hayatını mahvediyor. Kimileri mahvettiği hayattan kaçmak için çırpınırken kimileri odasında yatağında saklanarak kaçıyor hayatından. 

Ben nasıl kaçıyordum? Ben neyden kaçıyordum daha doğrusu.. Senden miydi benim kaçışım yoksa kendimden miydi? Çözemiyorum. Zihnimin içinde anlam veremediğim bir kargaşa var. Savaş alanı sanki. Kendimden kaçarken zihnimin içindeki tuzaklara yakalandım. 

Her seferinde o iyi olsun bu iyi olsun diye diye kendimden verdiğim için mi kaçamıyordum kendimden, kalmamış mıydım hiç ben bende… Yorgunluk hissediyorum zihnimde. Telaşım var içimde. 

Bir gün kendimle baş başa kalmak isterken, kendimden korkuyorum. Tek başıma kaldığım zaman düşüneceğim şeylerden korkuyorum. Kendime bile itiraf edemediğim şeyleri bir gün sesli düşünürüm diye çok korkuyorum. 

Bir gün yanımda herkes olsun isterken, sen ol isterken sıkılmaktan korkuyorum. Ya görürsem samimi sandığım insanların gerçek yüzlerini. Her şeyi kaybetmişken böyle bir riski alabilir miyim gerçekten..

Beynimin içinde tavşanlar dolanıyor. Düşüncelerimden kalbime kadar kemirdiler her zerremi. 

Bir gün kaçmak istiyorum, düşünmeden. Zihni boş bir insan olmak istiyorum sadece. Ne seni düşüneyim ne şimdiki beni. Arkama bakmadan koşarak kaçmak istiyorum olduğum her yerden. Durmak istemiyorum. Nefessiz kalırım beş dakikaya.. Yine de yorulmasaydım, nefessiz kalmasaydım eğer kaçabilecek olma ihtimalimin gerçekliği ile az biraz daha iteklerdim, bağlardım kendimi yaşamaya. 

Bu ihtimalin gerçek olabileceği gün geldiğinde bulunduğum yerden hiçbir anı almayacağım yanıma. Bir sırt çantam olur. İçinde kalemlerim ve eskiz kağıtlarım.. Sadece güzel şarkıların bulunduğu bir telefon belki. Koşmadan, acele etmeden, telaşlanmadan yavaş yavaş gideceğim buralardan. Arkama dönüp bir şey unuttum mu diye bakmayacağım bile. 

Bir gün seni de böyle arkamda bırakacağım. Dönüp neyi unuttuğuma bile bakmayacak kadar unutacağım seni. Varlığın yokluğun bir olacak. Gün geldiğinde telaşsız bir şekilde unutacağım seni. 

Arkama bakmadan gideceğim. 

okur

Yazar: Lavinia

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum