ANTİK ÇAĞIN KEHANET MERKEZİ: DİDİM APOLLON TAPINAĞI

 “Fala inanma falsız da kalma”

lafını duymayanımız yoktur. Acaba antik çağ insanı da bu kavramı biliyor ve kullanıyor muydu?  

Bugün yolculuğumuz  antik dünyanın en büyük kehanet merkezlerinden biri olan Didyma’daki (günümüzde Aydın’ın Didim ilçesi) Apollon Tapınağına olacak.

Peki ya Didyma Apollon Tapınağı nerede? 

Gelin hep birlikte inceleyelim:

Türkiye’nin batısında antik bir liman kenti olan Miletos’un 18 kilometre güneyinde konumlanmış Didim Apollon Tapınağı, antik ismiyle “Didymaion” kadim Yunan dünyasının en büyük dördüncü tapınağıydı. Tapınağın diğer adı olan “Didyma”  sözcüğü ise, ikiz kardeş anlamına gelmektedir. Böyle denmesinin nedeni , dünyanın yedi harikasından birisi olan ve Apollon’un ikiz kardeşi olan Artemis’in kendi adıyla yani Artemis tapınağın da kutsal yolun son bulmasıdır.

Tapınağı daha iyi anlayabilmemiz için öncelikle Tanrı Apollon’u tanıyalım. 

Ünlü ozan Homeros, İlyada adlı destanında Apollon için “Leto ile Zeus’un oğlu”, “güzel saçlı Leto’nun doğurduğu” gibi ifadeler kullanıyor. Doğumuna dair mitolojik hikayeyi şöyle özetleyebiliriz. Günlerden bir gün, bir titan kızı olan Leto ile baştanrı Zeus birleşir. Leto; ikiz çocukları Apollon ile Artemis’e hamile kalır. Ancak Apollon ile ikiz kız kardeşi Artemis’in doğumu öyle sıradan bir doğum değildir. Öyle ki antik çağ ozanları bu doğum anını yüzyıllarca anlata anlata bitirememiş ve bu hikaye birçok sanatçıya ilham vermiştir.

Apollon mitolojide müziğin, sanatların, Güneş’in, ateşin ve şiirin tanrısı, kehanet yapan, bilici tanrıdır. Esin perileri Musa’ların yöneticisi olan Apollon; doğanın karanlık sırlarını çözümlenmesini sağlar. Bunun yanı sıra  Apollon bu öngörme yetisini istediği ölümlüye de verebilir. Apollon’dan el alan  kadın ve erkekler bir “mantis” yani kâhin, bilici, falcı olurlar.

İlkçağda bilicilik merkezleri, kehanetlerde bulunarak önemli bir gelir elde ederlerdi. Bu sebepten ötürü Anadolu’da ve Yunanistan’da birçok Apollon Tapınağı ve kehanet merkezi kurulmuştur. Didyma’daki kült merkezi de bunlardan biri.

Didyma Apollon tapınağı arkeolojik araştırmalar ve bilimsel çalışmalar neticesinde tapınak inşası M.Ö.560 yılında başlandığı ve imarı sırasında kullanılan malzemenin Paros taşı olduğu dört yanından basamaklarla çıkılan bir platform üzerinde iki sıra oturtulmuş, 124 adet sütundan oluştuğu bilinmektedir.

Şimdi bu kutsal mahalde hayali keşif yapmaya ne dersiniz ? 🙂

Tapınağa  giden uzun ve dönemeçli  yolu bisikletle gezdiğinizi ve miletos’tan gelen kutsal yol ile bağlantıya sahip olan Didyma’nın o büyüleyici atmosferini gözlemlediğinizi düşünün.Tapınak alanına girince, kötülüklerden koruyan Medusa başı karşınıza çıkıyor. 

Kimisi yıkık, kimisi dikili devasa sütunlar ve kaidelerin içinde âdeta kayboluyorsunuz. Ön sıralardaki sütun kaidelerinin çeşitli kabartmalarla süslenmiş olduğunu ve köşe sütunlarındaki kabartmalarda ise; Artemis, Apollon, Zeus, Leto ve beraberinde gelen boğa, grifonlar ve medusa figürleri kullanılmış olduğunu görüyoruz. Bu kutsal merkezde Apollon, dünyanın dört bir yanından gelen krallar ve halklara gelecekleri ile ilgili kehanetler bildirirmiş. Hatta bu durum öyle bir hâl almış ki Apollon’a sormadan hiç kimse büyük adımlar atamazmış.

Efsaneye göre Apollon;

Bir gün Didim yöresinde çobanlık yapan Brankhos’a rastlar ve tanrı  bu delikanlıyı çok sever. Brankhos’a biliciliğin sırlarını öğretir. Çoban Brankhos’ta bugün Apollon Tapınağının yerinde bulunan defne ormanı ve su kaynağının yanına Apollon adına ilk tapınağı inşa eder.

Tanrı Gözlerin Ne Görüyor Apollon?

İnsanlar önce Apollon tapınağına gider, sunular sunarlardı. Sonra oradan cevabı alır ve o cevaba göre hareket ederdi. Fakat bu kehanetler hiçbir zaman kesin bir yargı ile yapılmazdı. Lidya kralı Kroisos, Perslere saldırmadan önce Apollon tapınağından kehanet ister. Apollon tapınağı her zamanki gibi kesin bir şey demez, “Savaş sonucunda büyük bir krallık yıkılacak.” der ve topu taca atar. Kroisos buna çok sevinir çünkü Persleri yıkacağını düşünür fakat savaş sonucunda Kroisos kendi yenilir.

Kehanetler Nasıl Yapılırdı?

Kehanet için olmazsa olmaz şeyler vardı. Omphalos: Dünyanın merkezi anlamındadır. Delphi Apollon tapınağına bir meteor düştüğünü söylerler ve dünyanın merkezini burası kabul ederler. Her Apollon tapınağında vardır. Astragalos (Aşık Kemiği): Astragalos’un 4 köşesine rakamlar yazılır. Yazılan her rakam bir tanrıyla bağlantılıdır. Zar atılır ve hangi rakam gelirse o tanrı ile ilişkilendirilirdi. En önemli şeylerden biri “su”. Rahipler, suya bakarak görürler geleceği. Gazlarla ve defne yaprakları ile transa geçip, su falı bakarlardı.

Böylesine muazzam ölçülerde tasarlanan pek çok Yunan Tapınağında görüldüğü gibi Apollon Tapınağının da inşası yüzyıllar sürdü ve yapı hiçbir zaman tamamlanamadı. Bütün bu eksikliklerine rağmen tapınak yine de muhteşem bir görünüme sahip olsa gerek ki aradan yüzyıllar geçmesine rağmen günümüz ziyaretçileri nezdinde hala göz kamaştırıcıdır.

Bir bilge der ki ;

“Geleceğin en İyi kâhini geçmiştir.”

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

5 Yorum