Anlamlandıramamak

Anlamlandıramamak

Anlamlandıramamak

Hayat, akıp giderken çoğu zaman düşüncelerinde boğuluyordu ve bazı şeyleri neden, niçin sorularını kendine sorarken düşüncelerimin arasında boğuluyordu. Bunu ona yaptıran nedir ya da niçin bu kadar düşünmesi gerekiyor hiç bilmiyordu. Ama şundan emindi ki bunlar da ona bir mesajdı. Gözu kapalı şekilde, kör ve kütük olmadan yaşadığı olayları süngerden geçirmesi gerekiyordu demek ki. Üzülmemek adına, ya da en azından daha az üzülmek adına. Doğru olmuş olsaydı her şey, bu kadar şeytani düşünceleri kafasının içinde cirit atar mıydı? Tabiki de atmazdı. Kime neyi ne sebepten anlatabilirdi ki? Kendi doğrularında ilerlerken, bir başkasına bunları aktarabilmek ve doğru mu yanlış mı olduğunu bilmeden kabul ettirmeye çalışmak oldukça güçtü. İnsanların onun gibi düşünmediğini ve o da onlar gibi düşünmediğini bildiğinden de nasıl kendi doğrularını bir başkasına aktarabilirdi ki? Çıkmaz sokaktaydı yine ve kaybolmuş durumda. Mantığı çıkış yönünü biliyor, kalbi ise kalması gerektiğini ve elinden tutularak çıkmaz sokaktan çıkacağını söylüyor. Onun ise hiç içi rahat değil bu durumdan. Kendi savaşını vermesi bir yana dursun, bir de düşüncelerinin doğruluğu ya da yanlışlığı ne kadar doğru ya da yanlış bunu bile bilmiyordu. Belli bir zaman önce yazdığı gibi; ulaşmak istediği yere onunla eşlik eden, etmek isteyen insan, gelsin ve ona yoldaş olsun. Fakat görüyordu ki bir sonraki durakta o insan inecek çünkü ulaşmak istedikleri yer aynı yer değildi. Yoluna devam etmeyi sürdürürken belki de kimsenin geleceğini ümit etmeden ilerlemeye çalışmak çok daha mantıklı bir karardı.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

  1. Aşk sürekli yaşanmaz!Size bu duyguyu yaşatan tektir ve birileri hep sizin için gelmez.Siz ne kadar gittiniz?Aşk bencil değildir.Ona soramazsınız,neden ben diyemezsiniz.Aşkın sizi bulduğu için sadece memnun olursunuz,ki bu duyguyu yaşayamayanlara inat…