ANILARDA ÇOCUKLUK

Ben küçük bir kız çocuğu iken bazı şeyleri o kadar net hatırlıyorum ki… Üzgün olduğumda yada kendimi kötü hissettiğim anlarda o hatıralara saklanıyorum. O kadar güzel şeyler var ki o hatırlarda, yaşanılan her anı değerli.

Bir gecekondu mahallesinde büyüdüm. Evimiz küçüktü fakat bahçesi kocaman yemyeşildi ve bir sürü meyve ağacı vardı. Hiç unutmuyorum ilkbahar aylarında ağaçlar yeşermeye başladığında ağaçların gövdesinin altında oturur , oyunlar oynardık. Evcilik, doktorculuk… Bazen oyunlar üretirdik çünkü hayal gücümüzün sınırı yoktu. O dünyada her şeyi olabiliyorduk.

 Ağaçlarımızda erik yetişirdi. Birde üzüm bağımız vardı. Erikler ve ya üzümler olmaya başladığında mahalledeki arkadaşlarla meyveleri toplardık, oturur bir güzelde karnımız ağrıyana kadar da yerdik. Çatılara çıkardık, oradan oraya koşturur, yaramazlıklar yapardık. Annem durur mu tabi bize evin önünden ne güzelde terlik fırlatırdı. İnanın o kaçamakları bile özlüyorum. 

Komşularımız da çok iyi insanlardı. Aile gibiydik. Biz dışarı çıkıp sabahlara kadar oyunlar oynardık. Saklambaç, ayakkabı saklama, kemer saklama, çin-çan … Biz oyun oynarken annem de komşularla beraber otururdu. Çaylarını ve çekirdeklerini (olmazsa olmazdı.) alırlar hem bizi izlerlerdi hem de sohbet ederlerdi. Bizimle oyun bile oynarlardı, gülerlerdi, eğlenirlerdi. Şimdi ki çocuklar bu oyunlardan bihaber…

Güven duygumuz vardı bizim. O zamanlar annemin bir yere gitmesi gerektiğinde ve ya bir işi olduğunda bizi komşuya emanet ederdi. Bizde hiç ağlamazdık. Komşunun çocuğuyla akşama kadar oyun oynardık ve inanın onlar ne yerse biz de yerdik, kendi çocuğuna nasıl davranırsa bize de öyle davranıyorlardı. Annemin gözü arkada hiç kalmadı, kalmazdı. Öyle güçlü bağımız vardı. Bizim mahallemiz küçüktü fakat yüreği kocaman insanlarla doluydu. Birbirimize sahip çıkardık, ele ele verirdik. Gülerdik, ağlardık, derdimiz mi var derman olmak için elimizden geleni yapardık.

Yıl 2021…

Şimdi oturduğumuz yer bir apartmanın en üst katı. Komşularımız iyi insanlar belki de… Belki de diyorum çünkü hiç bir şey eskisi gibi değil. Karşılıklı ilişkiler o kadar zayıflamış ki bir merhabadan öteye geçemiyor. Geçmişten günümüze daha çok korkak daha çok çıkarcı ilişkiler kurmaya başladık. Şimdilerde aileler emanet etmeye korkuyor çocuklarını komşusuna, arkadaşına ve ya ailesine. İzlenilenler, yaşanılan bir çok kötü olaylar insanları korkutur oldu. Çocuklar özgürce bir parka gidip oyun oynayamaz oldular. 

Uzun lafın kısası; çocukluğumuz çok güzeldi. Yüreği güzel insanlarla beraber büyümek paha biçilemez bir bir nimetti bizim için. Özlüyorum o zamanları, anılarımda kalması hem güzel hem de üzücü çünkü o zamanların gelecekte kaybolması ve bizim çocuklarımızın böyle yaşamıyor olması ürkütüyor insanı.

Hatıralarınıza sahip çıkın. Sizi siz ve beni ben yapan yaşanılan hayattır.

Hayatınızdaki yüreği güzel insanların değerini bilin. Çocukluğumuz geri gelmeyecek , belki o insanları bir daha göremeyeceğimiz durumlar yaşayacağız. 

Böylesine güzel insanlara sahip iseniz sımsıkı sarılın çünkü yavaş yavaş kayboluyoruz artık.

okur

Yazar: Fatma

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum