Andaç

Andaç

Andaç

Genç kadın karanlığa son kez fısıldadı, Acılarla, Andaç.

………………

Omzuna dökülen sarı saçlarının ince telleri arasında uzun parmaklarını gezdirdi. Ayaklarını yerde isteksizce sürüyerek ışıklarla çevrili boy aynasının karşısına geçti. Yeşil gözleri aynadaki görüntüsünü incelerken gözüne yerde duran bir mektup ilişti. Eğilerek siyah zarfı eline aldığında ürperti hissetti. Zarfı kenarından yırttığında eline birkaç damla kan damladı. Yeşil ve küçük gözleri korkuyla açılırken aceleyle zarfın içindeki eski sararmış kağıdı çıkardı.

Mektup şu ana kadar hiç bilmediği bir lisanla yazılmıştı ama o sanki bu dili önceden biliyormuşcasına okumaya başladı.

“Hayatta kal Andaç çünkü ben kalamadım. Sana ömrünün son gününden sesleniyorum. Gözlerini aç, etrafında olan bitenin farkına var Andaç yoksa her şey için çok geç olacak. İnsanlar sana baktığında ruhunda oluşan o ürpertiyi hatırla Andaç özellikle onun bakışlarını, ömrünü adadığın adamı hatırla. Sana her baktığında heyecan sandığın korkuyu, sevgi sandığın nefretin farkına var.

         Babanın mesleği, doktordu değil mi? Başarılı bir cerrah, dergilere her ay kapak olan bir beyin cerrahı.  Hayır. Hayır… Baban aslında seri bir katildi. Kırmızı bültenle aranan, gazetelerin üçüncü sayfasına her sayıda konuk olan ancak izine hiçbir zaman rastlanmayan bir katil. Ve baban geçmişte sevdiğin adamı öldürdü, önce ailesini öldürdü sonra da onu. Ve o şimdi başka bir bedende tekrar hayat buldu, intikam için. Şimdi o katilinin en sevdiği canı alacak, yani seni. 

Kaç Andaç çünkü ben kaçamadım. Biraz sonra kapı çalacak ve sen güler yüzle kapıyı açarken sana doğrultulmuş silahı fark etmeyeceksin. Silahın arkasında aşık olduğun adamı görüceksin, o ufak bir kahkaha atacak sonra sana gülümseyecek. Ve sen uzun zamandır fark etmediğin o saf nefreti hissedeceksin. Eğer şimdi kaçmazsan Andaç son bir şansın daha olmayacak.Hayatta kal Andaç çünkü ben kalamadım.-sen. “

Andaç’ın vücuduna endişe dalgası yayılırken kağıt titreyen parmaklarının arasından kayıp zeminle buluştu. O an kapı çaldı. Ellerini sinirle saçlarının arasından geçirirken birinin onla kafa bulmasını diledi. Yavaşça kapıya doğru ilerlerken zil sabırsızca çalınıyordu. Kapının deliğine uzaktan baktığında sevgilisini gördü.  Kapıya biraz daha yaklaştığında ise  arkasına sakladığı silahı gördü. Kapı bu kez tıklatıldığında adamın acımasız gözleriyle karşılaştı.

Mektuptaki cümleler ruhunda yankılandı.

“Hayatta kal Andaç çünkü ben kalamadım.” “Andaç”. “Kaç çünkü ben kaçamadım.” “Andaç.”

okur

Yazar: nilizim

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

7 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.