Allah'a Koşanlar: Ashab-ı Kehf Yedi Uyurların Hikayesi..

 Gelin bu ilginç hikayeyi birde beraber inceleyelim..

~Öncelikle ‘Ashab-ı Kehf’ kelimesinin nereden geldiğini merak edenler olmuştur. ‘Ashab’ sözlükte arkadaş, aynı görüşte olanlar anlamına gelmektedir. ‘Kehf’ ise mağara, sığınak demektir. Yani mağaraya saklananlar anlamına gelmektedir.

  •Soylu ve zengin ailelerden gelen 6 genç adam, o dönemin imparatoru Hadrianus’a ve kendi elleriyle yaptıkları putlara tapan Philadelphia (Fledelfiya) şehrinin yöneticisi Dakyanus ve saray halkına baş kaldırmışlardır. Putlara tapmanın ve herkes gibi bir insanı sırf imparatorluk makamında diye ilah kabul etmenin yanlış olduğunu ve tek bir Allah’a inanmak gerektiğini, O’ndan başka ilah olmadığını anlatmaya çalışmışlardır. Orada ki herkes imparatora secde ederken bu 6 genç “Allah’tan başka ilah yoktur, O’ndan başkasına secde etmeyiz!” diyerek büyük bir cesaret göstermişlerdir. Bunun üzerine Hadrianus, onların cezalandırılmasını emretmiş ve onlara türlü işkenceler yapılmıştır. Ama onlar bu zulümlere karşı asla Allah’a inançlarından vazgeçmemişlerdir. 

  •Sonrasında oradaki bir muhafızın yardımıyla hapsedildikleri yerden çıkıp kaçtıkları rivayet ediliyor. Kaçtıktan sonra bir dağın eteğindeki mağaraya doğru yola çıkarlar. Yolda bir çobana misafir olurlar, çoban onlara bu yolculukta eşlik etmek ister ve onlara katılır. Bu sayede mağara bu yedi genç ve çobanın köpeğine sığınak olur. Bu yedi gencin isimleri farklı şekillerde rivayet ediliyor. Günümüzde isimlerinin Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Yemliha, Çoban Kefeştetayyuş olduğu biliniyor. Ve tabi çoban köpeği Kıtmir. Bu uzun ve yorucu yolculuğun ardından mağarada uyuyakalırlar. Bu sırada Dakyanus’un askerleri hâlâ onları aramaya devam eder. Fakat bir iz bulamazlar. Ertesi gün onları dağa tırmanırken gören birinden haber alıp o dağa doğru yola koyulurlar. Mağaraya giren muhafızlar aniden mağaradan koşarak çıkarlar. Bunun üzerine başka muhafızlar girer ve aynısı onların başına gelir. Hepsi korku içindedir. Tek kelime edemezler. Rivayet edildiğine göre mağaradan büyük bir ışık çıkar, nur gibi. Kimse oraya girmeye cesaret edemez ve Dakyanus mağaranın kapatılması emrini verir. Amacı oranın içinde ölüp gitmeleridir. 

  •Kur’an’da da belirtildiğine göre tam 309 yıl o mağaranın içinde uyumuşlardır. Bu süre boyunca birçok imparator gelip geçmiş ve artık 309 yılın sonunda gelen imparator Îseviliği kabul etmiştir. Artık herkes tek bir Allah’ın olduğuna inanıyor ve ona ibadet ediyorlardı. Ve artık uyanma vakti gelmişti. Allah, bir mucize gösterip onları 309 yıl sonra uyandırmıştı. Onlardan biri şehre inip biraz yiyecek birşeyler almak istemişti. Yolda giderken heryerin değiştiğini farketmişti. O dönemin imparatoruyla tanışmışlar ve kendilerinin o mağarada uyuyan 7 kişi olduklarını ispat etmişlerdi. Bunun üzerine imparator halkı o mağaraya götürmüş ve onları herkese tanıtmıştı. Halk bi yandan bu mucizenin nasıl gerçeklestiğini kafasında kurcalarken bi yandan da kendi maddî dertlerine düşmüşlerdi. Halbuki onların tek derdi Allah’a yakın olmaktı, O’na gitmekti.. Bunun üzerine Allah onları kendi yanına aldı.. Bu olayda bu yedi kişinin 309 yıl uyumalarındaki hikmet, ölümden sonra tekrar dirilmenin apaçık bir gerçek olduğunu göstermekti..

okur

Yazar: Lady.Writer

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.