Alışmak ve Unutmak

Bazen bir şeyler yaşarız unutmaya çabalarız, alışmaya çabalarız hatta ikisini birbirine karıştırırız. Nasıl mı ? En basitinden kendimden örnek  vererek anlatayım. 

Unutmaya çabaladığın bir olay olur sürekli sineye çekersin olmamış gibi yaparsın, umursamamaya çalışırsın kafanı dağıtırsın sonra bir bakmışsın aslında sen alışmışsın. Eskisi gibi ağlamıyorsundur  ama seni öyle bi şaşırtır ki unutamamışsın ve hala o seni derinlerde bir yerinden vurur. Hâlâ seni üzebiliyorsa aklını meşgul ediyosa alışmışsın. Hatta dersin ki “nolucak ya alıştım artık” bu cümleyi her kurduğumda daha da üzülürüm. 

Alışkanlıkları ne kadar basite indirgemişiz sürekli yaptığımız şeylere sadece der olmuşuz. Ama bi baktım şöyle duygularının alıştığı şeyler ne zormuş o kadar yorar olmuş ki seni kurtulmak istiyosun ama böyle olmaya alıştın nasıl yapacağını bilmiyosun yapmaktan korkuyorsun çünkü değişime uğrayacaksın ve değişim iyi de olsa kötü de olsa zor bi süreç. Çok yorulursun, bağırasın gelir ama sessiz olmak zorundasındır.

Unutmanın hep daha zor oldugunu düşündüm bazı şeyleri çabucak unutan insanlara imrendim. Unutmak yaşadıklarını tekrar karşına getirmez seni yaralamaz çok zor olur , yıpratır, kırar, döker değişime bile uğratabilir. Alışmak ise kolaydır bi anda kendini alışmış bulursun alıştıktan sonrası ise seni darmaduman eder. 

Unutmak seni mutlu edebilir. Alışmak ise sürekli karşına çıkar ve tökezlersin. Bir bakmışsın unuttum sanıp alışmışsın.

Alışmak ara ara nükseden bir hastalık gibidir, unutmak ise hastalıktan kurtulmak sıhhate ermektir

okur

Yazar: ayselnrhlc

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

3 Yorum