Ahlaki Olan Her Şey, Her Zaman Güzel Midir?

Güzellik ve Ahlak Anlayışımıza Felsefî Bir Bakış: Ahlaki Olan Her Şey, Her Zaman Güzel Midir?

Ahlak ve güzellik arasında bir ilişki olduğu muhakkak. Ancak güzel olan her şeyi ahlaki bulma eğiliminde miyiz yoksa ahlaki olan her şeyi güzel mi buluyoruz? Bu yazımızda aklınızda soru işaretleri bırakmayı umarak güzellik ve ahlakı bağdaştırma nedenlerimizi ve bu davranışımızın doğruluğunu tartışacağız.

Öncelikle güzel ve ahlaki olan şeylerle ilgili yargılarımızı ele alalım. Neyi güzel veya ahlaki olarak nitelendiriyoruz? Sanırım bu sorunun cevabı kişiden kişiye, toplumdan topluma değişebilir. Bir topluma göre ahlaki olan bir davranış, başka bir toplumda kabul görmeyebilir. Örneğin Yeni Zelanda’da korna çalmak büyük bir ayıpken ülkemizde neredeyse bir iletişim şekli. Benzer bir durum Japonya ve Amerika gelenekleri arasında da var. Japonya’da bahşiş bırakmak hakaret olarak kabul edilirken Amerika’da bahşiş bırakılmaması ayıp olarak görülüyor.

Ahlaki Olan Her Şey, Her Zaman Güzel Midir?

Felsefe Tarihinde Ahlak ve Güzellik

Ahlak ve güzellik –tüm yargılarımıza rağmen- temelde birbirinden farklı kavramlar. Ahlaki olanlar aynı zamanda doğrularımız olduğu için doğru ve güzel kavramları üzerinden de bu konu ele alınabilir. Doğru, iyi ve güzel arasındaki benzerliğin yarattığı karmaşa Antik çağlardan beri pek çok filozof tarafından tartışılmıştır. 18. yüzyıl’ın en önemli temsilcisi olan Immanuel Kant’a göre doğruluk ve güzellik birbirinden farklı kavramlardır. Doğruluk akıl ile ilgiliyken, güzellik akıldan çok duygular ve hayal gücüne dayanır. Güzelliğin duygusal bir biçimi vardır bu sebeple ahlak değerlerinden ayrılır. Güzel olanı yararlı veya doğru olduğu için değil duygusal algı ve seyir için tercih ederiz. Antik Klasik Yunan Filozofu Platon’a göre ise güzellik ve doğruluk, aynıdır. Şunu da belirtelim, felsefede ahlak yargıları, güzeli ifade etmez aksine yapılması istenen bir eylemi; olması gerekeni ortaya koyar.

Bu iki kavramı kimi zaman aynı anlamlarda kullandığımız da oluyor. Ahlaki olan pek çok davranış aynı zamanda güzel olarak da değerlendiriliyor. Peki, bizim için güzel olsa dahi ahlaki olmayan davranışlarımız yok mudur? Yüksek sesle müzik dinlemekten haz duyuyor olabilirsiniz ancak bunun doğru bir davranış olmadığını bildiğiniz için kaçınırsınız. O halde tekrar soralım doğru olan her şey daima güzel olduğunu iddia edebilir miyiz?

Biraz da güzellik anlayışımızın ne olduğu ve neye göre şekillendiğinden bahsedelim. Güzellik, genel anlamda hayranlık ve beğeni uyandıran niteliktir. Diğer bir deyişle “iyi”dir. Bu sebeple “güzel” sözcüğünü genelde “iyi” anlamında kullanırız. Antik Yunan filozofu Aristotales’e göre güzellik ahenk ve uyumdur. Bir bütünü meydana getiren parçalar birbiri ile uyumlu ise o şey güzeldir. Kısacası güzellik, matematiksel orantıyla ilgilidir. Güzelliğin matematiksel orantısı, akla “altın oran”ı da getiriyor. Son dönemlerde sıkça duyduğumuz Altın oran kavramı, İtalyan Matematikçi Fibonacci tarafından ortaya konulmuştur. Altın orana sahip nesneler, yüzler insan beğenisine daha fazla hitap ediyor. Yani Altın oran da güzellik ölçütlerimizden birini oluşturuyor diyebiliriz.

Güzellik ve Ahlak Anlayışımıza Felsefî Bir Bakış: Ahlaki Olan Her Şey, Her Zaman Güzel Midir?

Güzellik ve Ahlak Kavramları Bir Arada: Ahlaki Güzellik

Konuyu bir de şu açıdan ele almak gerek. Ahlaki yönden kusursuz olan bir insanı fiziksel görüntüsü güzel olmasa bile güzel bulabiliyor muyuz? Burada ahlak ve güzelliğin bir araya geldiği bir kavram ortaya çıkıyor: ahlaki güzellik. İkili ilişkilerimizde genel olarak dış görünüşten çok iç güzelliğe önem veriyoruz. Ancak tam tersi durumlar da olabiliyor. Dış güzelliğe önem verip ahlaki güzelliği göz ardı edebiliyoruz. Sizin için önemli olan hangisi bilmiyorum ancak kendi fikrimi Ninen De Lenelos’un şu cümlesiyle özetleyebilirim: 

“Güzel olan bir şey her zaman iyi olmayabilir ama iyi bir şey her zaman güzeldir.”

Önerilen İçerik: Her İnsanın Hayatı Eşit Oranda Mı Değerli?

Rapor Et

blogger

Yazar: Nihal Zengin

İstanbul Üniversitesi TDE mezunu. Hâlihazırda yüksek lisans tezini tamamlamaya çalışıyor. Çok okur, çok yazar, az konuşur. Hoşgörünün dünyayı daha iyi bir yer yapabileceğine inanıyor.

Blog YazarıEleştirmenİlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

11 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları