Adana’da Ne Yenir: İlk Kez Gidecekler İçin Tavsiyeler

Özellikle açlık anlarında Instagram’da düştüğüm Adana Story’leri sağ olsun; son birkaç yıldır Adana’ya gitmek, hayalim haline geldi desem yanlış olmaz. Yemek yemeyi, yeni lezzetler tatmayı çok seven biri olarak (ki son 1 yıldır mide koruyucusu olmadan yaşayamıyorum – kaderin cilvesi – ) Adana’ya daha gitmeden nokta atışı yapabilmek adına planlarımı yaptım, listemi oluşturdum. Yemek dışında da gezdim dersem yalan olur ama çok keyifli kültürel aktiviteler katıldım; mesela “Erkek Kınası” 🙂

Adana’da Mutlaka Yemeniz Gereken 10 Yemek Listem

  • Adana Kebap (Kıyma)
  • Ciğer
  • Şırdan (Dolma) – Çorbası olduğunu bilmeyen çok kişiyle tanıştım orada
  • İçli Köfte (Bunu yemeden döndüm maalesef)
  • Adana Usulü Lahmacun
  • Adana Böreği (Levent Börek – Mucidi onlar sanırım)
  • Adana Simidi
  • Mumbar
  • Kaz Başı
  • Karakuş (Tatlı)
  • Taş Katmer
  • Şalgam
  • Muzlu Süt (Kazım Büfe)

Adana Kebap (Kıyma): 

Kebap/et ve et ürünleri tamamen başka bir noktada. Henüz Gaziantep’te bulunmadım, eminim orası da çok başarılı ancak şu anda Adana = Et benim için. Özellikle Adana Kebabı, ki onlar “Kıyma” diyorlar, bambaşka bir noktada. Anladığım kadarıyla da bunun temel iki sebebi var; birincisi etler çok taze, ikincisi ise koyun eti. “Koyun eti kokar” gibi düşünüyordum ben de bu arada, ama doğru yerde yerseniz tadına doyum olmuyor, emin olabilirsiniz. Adana Kebabı için mekan önerim: Kebapçı Kel Mahmut ve Onbaşılar.

Ciğer: 

Fazla anlatmaya gerçekten gerek yok ama şunu söylemem gerekiyor; ya sabah ya hiç. Birçok mekanda ciğer, sabah 9-10 gibi bitiyor. Eğer sabah saatlerinde yakalayamıyorsanız, gün içinde yediğiniz ciğer maalesef aynı tadı vermiyor.

Şırdan & Mumbar:

Kötü versiyonu için isim vermeyeceğim ama bu kadar mı fark eder, gerçekten inanılmaz. İlk gün mutlaka deneyelim dediğim yiyeceklerin başında geliyordu Şırdan ve Mumbar. Bir taksici abinin tavsiyesiyle bir yere gittik, her türlü sakatatı seven biri olarak bir tane şırdanı bitiremeden kalkmak zorunda kaldım. Bu kadar kötü bir şeyi nasıl bu kadar iyi pazarlamışlar diye düşünürken, Erkek Kınası esnasında tanıştığımız Adana’lı bir abimiz bize, “Siz çok yanlış yerde yemişsiniz, ben sizi bir yere götüreceğim” dedi ve götürdü: Şırdancı Kemal. Eminim onlar kadar güzel yapan başka yerler de vardır ancak gerçekten yemeğe doyamadık, çok güzeldi. O yüzden ilk kez şırdan deneyecekler için tavsiyemdir. Ayrıca tam üçüncü şırdanı götürürken omzuma bir el dokundu ve “hesaplar ödendi, siz misafirsiniz” dendi. Anadolu insanı, çok seviyorum seni!  Kına sırasında selamlaştığımız bir arkadaşmış, görünce tanımış, hesabımızı ödemiş.

Adana Usulü Lahmacun:

İstanbul’daki vb. lahmacunları unutun! Burada lahmacun taneyle değil, porsiyonla satılıyor. Anladığım kadarıyla genelde ortalama beş lahmacun düşüyor bir porsiyona. Standart bildiklerimizden küçük, fındık lahmacundan büyük diyebilirim boyut olarak da. Normalde bir lahmacundan sonra bile içi bayılan biri olarak, burada lahmacuna doyamadım arkadaşlar. Neresi olursa olsun, mutlaka deneyin.

Adana Simidi:

Denemek için denedim ama bana kızmasınlar, bence çok fazla bir numarası yok. Standart bir simit. Bence simitle doymayın, hakkınızı diğer saydıklarıma kullanın 🙂

Adana Böreği:

İstanbul’da da Levent Börek şubeleri mevcut. Açıkçası Adana’da farklı mıydı derseniz, bence değildi. Nitekim araştırdığım kadarıyla, tüm şubelere de Adana’dan gidiyor, donmuş olarak. Ama farklı olan şu var, o da fiyatı. İstanbul’da çok daha pahalı tabii.

Kaz Başı:

Adına bakarak “Kaz Eti” olduğunu düşünenler olacaktır ama değil. Anladığım kadarıyla “Kuş Başı” ile aynı şekilde kullanılıyor. Etin lezzeti çok yüksek elbette. Löp et yiyeyim, etin tadını alayım diyenler mutlaka denemeli. Sanırım İstanbul’daki kebapçılarda “Yağlı Kara” olarak da biliniyor.

Karakuş, Taş Katmer & Halka Tatlı:

Adana ile Gaziantep arası arabayla 2 saat olunca, haliyle fıstık da oldukça fazla tüketiliyor. Özellikle Tatlıcı Gönül Kardeşleri tavsiye ederim. Hem glükoz kullanmamaları, hem uygun fiyatıyla tatlıya doyuyorsunuz. Üstelik tatlılar hep sıcak. Bir de ilginç bir servis sistemi var; oturmak vb. olmadan, kese kağıdını alıp ayak üstü istediğini kendiniz alıp yiyorsunuz, en son da şunları yedik diyerek ödüyorsunuz.

Muzlu Süt (Kazım Büfe):

Bildiğimiz Milkshake bana sorarsanız ama gerçekten Adana için ilaç gibi bir ürün, özellikle yaz aylarında. Sanıyorum ki en büyük esprisi soğuk keçi sütü ve bildiğimiz muzla yapılıyor olması. Yani herhangi bir aroma artırıcı vb. kullanılmıyor. Haliyle o sıcakta içi ferahlıyor içenin. Aklınızda olsun, 1 porsiyon dediğinizde, 1 tam bardak ve 1 yarım bardak olarak servis ediliyor. Yani 1 porsiyon eşittir 1.5 Bardak diyebiliriz.

Şalgam:

Şalgamı çok çok seven biri olarak tavsiyem, Adana’da da olsa açık şalgam tercih etmeniz yönünde. Elbette lokal birçok şişeli şalgam markası var ancak o asidite ve tat dengesi hemen hissediliyor. Ayran da olduğu gibi, şalgamda da tercihiniz açık olsun. Tüm bunların dışında ufak bir not: fiyatlar gerçekten İstanbul vb. göre çok çok daha uygun. Elbette dükkan kirası vb. unsurlar çok belirleyici bu noktada. Ama ekonomik olarak gelinen noktada, günübirlik bir Adana ziyareti, İstanbul’da bir kebapçıya ödenecek hesapla (Alkol de dahil) hemen hemen aynı seviyelerde. Yani İstanbul’da bir kebapçıya gitmek yerine, sabah Adana’ya gidip, etinizi ve alkolünüzü doyasıya tüketip, akşam dönmek bana sorarsınız bu ekonomide daha makul bir seçenek 🙂 Eminim Adana’ya gidenler olacaktır bu yazıyı okuyanlar arasında. Sizlerin de katkısı olursa, yorum olarak bırakırsanız çok mutlu olurum. Adana’da Erkek Kınası, Düğünü vb. deneyimlerimi de başka yazılarda paylaşmayı umuyorum. O zamana dek görüşmek üzere 🙂

yazar

Yazar: Kaan Olcay

kooplog.com kurucu ortağı, dijital dünyada bir iş insanı, yarı zamanlı girişimci.

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.